Üç ağaç türünden en az biri yok olma tehlikesi altında

Birleşmiş Milletler biyoçeşitlilik zirvesi COP16’nın ikinci haftasına Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nin son raporu damga vurdu. Şimdiye kadar yapılan en kapsamlı ağaç araştırmasına göre dünyadaki ağaç türlerinin üçte birinden fazlası yok olma tehdidiyle karşı karşıya.
Üç ağaç türünden en az biri yok olma tehlikesi altında

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Dünya liderlerinin 2030 yılına kadar karaların, denizlerin ve okyanusların %30'unun korunması taahhüdünün yerine getirilmesinde kaydedilen ilerlemeyi değerlendirmek üzere Kolombiya’da biraraya geldiği BM biyoçeşitlilik zirvesi COP 16’ya Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) Kırmızı Listesi’nin son raporu damga vurdu. 

  • Bugüne kadar ağaçlar üzerinde yapılan en kapsamlı araştırma olan Küresel Ağaç Değerlendirmesi’ne göre dünyadaki ağaçların %38'i yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Bu yıl, mevcut ağaçların çoğunluğunun listeye eklendiği güncellemeye göre dünyadaki 47.282 türden en az 16.425'i yok olma riski altında. Bu da ağaçların IUCN Kırmızı Listesindeki türlerin dörtte birinden fazlasını oluşturduğu ve tehdit altındaki ağaçların sayısının, tehdit altındaki tüm kuşların, memelilerin, sürüngenlerin ve amfibilerin toplam sayısının iki katından fazla olduğu anlamına geliyor.

Neden önemli? Gezegendeki yaşam için hayati önem taşıyan ağaçlar, havanın temizlenmesine ve karbon emisyonlarının emilmesine yardımcı olmanın yanı sıra sayısız canlıya ev sahipliği yapıyor. Çoğu ekosistemin tamamlayıcı bir unsuru olan ağaçların risk altında olması; bitki, mantar ve hayvanlar için de büyük bir tehdit oluşturuyor.

En büyük tehlike adalarda

Araştırmanın bulguları tehdit altındaki ağaç türlerinin en yoğun olarak adalarda olduğunu ortaya koyuyor. Ada ağaçları, kentsel gelişim ve ormansızlaştırmanın yanı sıra istilacı türler, zararlılar ve hastalıklar nedeniyle de özellikle yüksek risk altında bulunuyor. Adalar, iklim krizine karşı da diğer bölgelere göre daha kırılgan. Özellikle tropik bölgelerdeki ağaçlar, deniz seviyesinin yükselmesi ve daha güçlü, daha sık fırtınalar yoluyla giderek daha fazla tehdit altında kalıyor.

Dünyadaki en büyük ağaç çeşitliliğine ev sahipliği yapan Güney Amerika’da değerlendirilen 13.668 türden sadece 3.356’sının yani dörtte birinin neslinin tükenme tehlikesi altında olduğu kaydedilmiş olsa da uzmanlar bu sonucun umut verici olduğunu düşünmüyor.

Güney Amerika'da türü tehlike altına giren monkey puzzle tree (maymun çıkmaz ağacı)

Kew Kraliyet Botanik Bahçeleri'nde koruma değerlendirmesi ve analizi alanında çalışan Dr. Eimear Nic Lughadha, bu nispeten düşük riski Güney Amerika’daki birçok ağaç türünün henüz bilimsel olarak tanımlanmamış olmasına bağlıyor. Lughadha’ya göre henüz tanımlanmayan ağaç türlerinin neslinin tükenme tehlikesi altında olma ihtimali çok daha yüksek.

Fondation Franklinia'nın genel müdürü Jean-Christophe Vié de hemen harekete geçmemek için hiçbir mazeret olmadığı konusunda uyarıda bulunuyor:

"Ağaçlar iklim değişikliğine karşı basit bir çözüm olarak görülüyor ve her yere ağaç dikiliyor ancak ağaçlandırmanın yapılış şeklinin büyük ölçüde iyileştirilmesi, türlerin çeşitlendirilmesi ve tehdit altındaki türlerin ağaç dikme planlarına dahil edilmesi gerekiyor.

Hükümetler, orman müdürlükleri, şirketler ve aslında her vatandaş bunu kolayca yapabilir ve hem iklim değişikliği hem de biyoçeşitlilik krizleriyle mücadele ederek hızlı bir şekilde olumlu bir etkide bulunabilir."

192 ülkede ağaç türleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Kırmızı Liste’nin resmî ortaklarından Uluslararası Botanik Bahçeleri Koruma kuruluşunda küresel ağaç değerlendirme uzmanı olarak görev yapan Dr. Malin Rivers, bu çarpıcı araştırmanın ağaçların korunmasına ilişkin ilk küresel tabloyu ortaya koyduğunu belirtiyor:

"Bu çalışma, 1.000’den fazla ağaç uzmanının dahil olduğu küresel bir çabaya işaret ediyor. İnsanlara ve gezegene destek olmak ve yerel, ulusal ve uluslararası ağaç koruma eylemlerini ölçeklendirmek için birlikte çalışmaya devam etmemiz gerekiyor."

Manolya ağacı

Araştırmanın bulguları dünya çapında 192 ülkede ağaç türlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, en çok tehdit altında olan ağaçlar arasında arasında manolya yer alırken meşe, akçaağaç ve eboni türlerinin de risk altında bulunduğunu gösteriyor. Listede yer alan 5.000'den fazla tür inşaatlarda kereste olarak, 2.000'den fazla tür ise ilaç, gıda ve yakıt yapımında kullanılıyor.

Erinaceus europaeus

Güncellemede ayrıca şimdiye kadar “en az endişe verici” kategorisinde yer alan Batı Avrupa kirpisinin (erinaceus europaeus) listedeki “tehdide yakın” kategorisine geçtiği açıklandı. Türün İngiltere, Norveç, İsveç, Danimarka, Belçika, Hollanda, Almanya ve Avusturya dahil olmak üzere yaşadığı ülkelerin yarısından fazlasında sayılarının azaldığı tahmin ediliyor. 

Almanya'nın Bavyera ve Belçika'nın Flanders bölgelerinde düşüşün %50'ye vardığı; kirpilerin azalmasındaki başlıca nedenlerin tarımsal yoğunlaşma, yol yapımı ve kentsel gelişim nedeniyle kırsal habitatların bozulması başta olmak üzere artan insan baskısı olduğu vurgulanıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

🦅 Kartal çetesi, karbon bütçesi

Montana'daki kartalları öldürüp karaborsada kabile üyelerine satan çete tespit edildi. Mevcut durumda gezegenin karbon bütçesinin dört yıl içerisinde biteceği açıklandı.

02 Kas 2024

YAZARLAR

Deniz Aytekin

Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

İoanna Kuçuradi’nin ardından: Bir insan öldüğünde geriye ne kalır?

İoanna Kuçuradi'nin ardından pek çok şey söylendi: “Hocaların hocası”, bilge”, “filozof”... Onu tanıyanlara sorduğumuzda ise tek bir Kuçuradi çıkmıyor: Birinin hayatında cesaret veren iki sözcük, bir başkasında kavramların sınırlarını doğru çizme titizliği, bir diğerinde değerleri yaşama sorumluluğu... Belki insan öldüğünde geriye kalan tam da bunlardır: Kendisi artık orada olmadığı hâlde başkalarının düşünme, konuşma, davranma, anlama ve kuşkusuz bunların toplamı olan yaşama biçimlerinde yaşamaya devam etmesi.

Metin V. Bayrak

·

04 Eki 2026

İoanna Kuçuradi’nin ardından: Bir insan öldüğünde geriye ne kalır?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Yapay zeka çağında ödev: Disiplin ritüeli mi, epistemik imkan mı?

Okullar açıldı; artık akşamlar, hafta sonları ve evler yeniden ödevle dolacak. “O ödevler yapılacak!” Peki neden? Çocuğun ilgileriyle konuşuyor mu? Ona beceri kazandırıyor mu? Kendi başına bir şeyin peşine düşmesini sağlıyor mu? Uğraş edinmesini destekliyor mu? Eğitimin öğretmeni, okulu, sınavı, müfredatı hatta okulun kendisini tartışmaya açtığımız bir dönemde, okulun en görünmez kurumlarından ödev üzerine düşünüyoruz.

Metin V. Bayrak

·

27 Eyl 2026

Yapay zeka çağında ödev: Disiplin ritüeli mi, epistemik imkan mı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Ölümcül körlük #3 | Menopoz: Kadınların 30 yılı nasıl tıbbın dışında kaldı?

Kadınların hayatının yaklaşık üçte birine yayılan menopoz, yüzyıllar boyunca doğurganlığın kaybı ve toplumsal değerin azalması üzerinden konuşuldu; sağlık boyutu ancak son yüzyılda görünür olmaya başladı. Bugün hormon tedavisinden osteoporoza, çalışma hayatından ayrımcılığa uzanan etkileri daha fazla tartışılsa da birçok kadın hâlâ ne yaşadığını anlamak, doğru teşhisi almak ve tedaviye ulaşmak için kendi başlarına bırakılıyor.

Ayça Örer

·

20 Eyl 2026

Ölümcül körlük #3 | Menopoz: Kadınların 30 yılı nasıl tıbbın dışında kaldı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi Süheyla Doğan’a bu ödül başta Kazdağları olmak üzere pek çok yerde ekoloji mücadelesini cesaretle sürdürdüğü, doğayı ve yaşamı savunmaktan vazgeçmediği, kadın hakları için mücadele ettiği, devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarla ses çıkardığı ve doğayla birlikte yaşam hakkını savunduğu için verildi. Doğan, “Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim. Baskıların da bir sonu olacak. Geleceğe dair umutlarımı da kaybetmiyorum” diyor.

Pelin Cengiz

·

19 Eyl 2026

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'
AngstAngst
∙

HİKAYE

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Nazlı Tan

·

16 Eyl 2026

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?