Utkan Günerkan

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Tanışalım
Adım Utkan, yakın çevrem bana “Utki” diye seslenir.
İç mimar olarak çalışıyorum. Bu mesleği yapmasaydım, psikoloji üzerine yoğunlaşmak isterdim.
Arkadaşlarıma göre en yetenekli olduğum alan tasarım, bana göreyse iletişim. İletişim olmadan hiçbir yeteneğin tam anlamıyla ortaya çıkmadığını düşünüyorum.
Biriyle tanıştığımda kendime dair paylaşmak istediğim ilk şey, genelde ne kadar şanslı hissettiğim oluyor.
Milano'da yaşıyorum, kalbimde İstanbulluyum.
Mahalle kavramı benim için evimin dışında kendimi huzurlu hissettiğim, gözlerimi kapattığımda en son sınıra kadar hatırlayabildiğim alanı ifade ediyor.
Bir mahallede sürekli aynı insanlarla karşılaştığım zaman oraya ait hissediyorum.
Kendimi Avrupa ülkeleri dışında turist, İstanbul'da yerli hissediyorum. Hiçbir yerde yabancı hissetmiyorum çünkü insan yaşadığı yerde yabancı olarak başlayıp “oralı” hissetmeye başladığında ait hissetmek için neye ihtiyacı olduğunu öğreniyor. Bu süreç dünyanın her yerinde aynı.
Ne var, ne yok?
Şu sıralar mimari malzemeler üzerine çalışıyorum. Bu alandaki yenilikleri takip etmek ve farklı malzemelerin kullanım potansiyellerini keşfetmek beni oldukça heyecanlandırıyor.
Baharın gelmesiyle son zamanlarda sıklıkla dinlediğim radyo istasyonu poolsuite.fm.
Önümüzdeki günlerde ajandamda Milano Tasarım Haftası ve 60. Venedik Bienali var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Porto Venezia’dan on bir adım ileri, 579 yıl geri, heybetli kapılardan içeri girince hemen solda. Soli Journal’ın ikinci yarısında iki tasarımcıyla şehirleri Milano’da, genius loci’nin peşindeyiz.
12 Nis 2024

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaz tatilleri yalnızca deniz, kum ve gün batımından ibaret değil. Kıvrımlı yolları, tepelerin ardında açılan panoramik manzaraları, tarihî yapıları, doğa koruma alanları ve sahil rotalarıyla Avrupa’nın bazı adaları, direksiyon başında yavaşlamayı sevenler için eşsiz bir keşif deneyimi sunuyor. Farklı beklentilere göre roadtrip yapmaya en uygun Avrupa adaları…

Tarih boyunca siyasi mültecilerin ve savaşın parçası olmak istemeyen entelektüellerin yuvası hâline gelen Zürih'te Fransız likörlerinden "boivre et vivre" mottosuyla yapılan kokteyllere, uluslararası biralardan absinthe'lere uzanan bir tura çıkıyoruz.

Vancouver kültürel açıdan çok yeni bir şehir fakat ağaçların tarihini düşününce ya da Hot Springs Cove’u keşfedince kültürünün çok daha eski ve doğasının her şeyin üstünde olduğu ortaya çıkıyor. İlk halkların mitlerini az da olsa takip etmek orada insana doğanın kadim bilgisinin rehber olabileceğini gösteriyor.

Türkiye'nin belki de en sevilen tatil destinasyonu Kaş, bu yıl 28-30 Ağustos'ta sekizinci kez Kaş Caz Festivali'ne ev sahipliği yapıyor. Odağına cazın evrensel dili üzerinden aidiyet, yolculuk, kültürel etkileşim ve ortak hafıza kavramlarını alan festivalin hikayesini ve Kaş'ta oluşan festival kültürünü festival direktörü Serdar Karatepe'den dinledik.

Halihazırda yoğun ilgi gören tatil beldelerine “instagramlanabilir” yeni keşiflerin de eklenmesiyle özellikle yaz aylarında dünyanın dört bir yanındaki dingin kasabalar turist akınına uğruyor. Peki popüler tatil destinasyonlarında düzeni sağlamak adına alınan yaratıcı (ve kimi zaman oldukça katı) önlemler neler?



