Uykumuzu nasıl geri kazanacağız?

Kronik uykusuzluk, birçoğumuzun yaşadığı ancak henüz yeterince ciddiye almadığı küresel bir soruna dönüştü. Uykumuzu geri kazanmanın yolunu bir an önce bulmamız gerekiyor.
Uykumuzu nasıl geri kazanacağız?

27 Eylül - Etat Pur - ANGST
Etat Pur ile birlikte

Etat Pur Pure Active Retinol %0,3

Vücut için gerekli olan, yağda çözünen A vitamininin üç formundan biri olan retinol, aynı zamanda cilt bakımında da uzmanların favori içeriklerinden biri. Nedir? Etat Pur markasının ana etken maddesi retinol olan Pure Active Retinol %0,3…

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Uyku, hâlâ bütünüyle çözülememiş bir gizem. Sinirbilimden psikolojiye kadar birçok bilim dalının uzun yıllardır ilgi duyduğu bir alan. Edebiyatın ve daha geniş olarak sanatın en büyük takıntılarından. Bedenin bir işlevinden ibaret değil, aynı zamanda rüyalar aracılığıyla büyük anlatılar da sunuyor.

Artık uykuyu daha çok "yokluğu" üzerinden değerlendirmeye başladık. Kolektif bir uykusuzluk sorunuyla karşı karşıya olup olmadığımız sorusu giderek daha fazla görünürlük kazanıyor.

İki saat daha az uyuyoruz
Araştırmalar, atalarımızdan en az iki saat daha az uyuduğumuzu söylüyor. Teknolojik cihazlar ve internet mecralarındaki mesajlarla kuşatıldığımız bir dönemde bu durum elbette şaşırtıcı değil. Ancak yaşam kalitemizi giderek daha fazla etkileyen uykusuzluğun birçok olumsuz sonucu da var.

Uykusuzluğa yol açan çeşitli faktörlerden bahsedilebilir. Alkol ve kafein tüketimi uykusuzluğa yol açan başlıca sebepler arasında yer alıyor. Ayrıca uzun saatler bilgisayar ve telefon ekranlarına bakmak, stresli çalışma ve okul hayatı da uykusuzluğa neden olabiliyor. Bunun yanında anksiyete de uyku düzenini kötü etkileyebiliyor.

Dikkatimizi kaybediyoruz
Michigan Devlet Üniversitesi’nin 2020’de gerçekleştirdiği uykusuzluk araştırmasında, 77 katılımcı bir laboratuvarda tüm gece uyanık kalırken, 63 katılımcı eve gidip kendi yatağında uyudu.  

Araştırmacılar, daha sonra katılımcılara birtakım dikkat testleri uyguladı. Uykusuz katılımcılar, uykusunu almış katılımcılara göre bariz biçimde daha kötü performans sergiledi. Ayrıca uykusuz grupta ertesi sabah dinlenmiş gruba kıyasla önemli ölçüde dikkat kaybı görüldü. 

Uykusuzluk hasara neden oluyor
Son araştırmalar, uzun süre uykusuz kalmanın farelerde, köpeklerde, meyve sineklerinde ve insanlarda ölüme neden olabileceğini söylüyor. Çünkü sinir hücreleri uykusuzluk hâlinde zarar görüyor. Hasar, uyku esnasında gerçekleşen tamir ve temizlik gibi metabolik süreçler devreden çıkarıldığında oluşuyor. Her gece altı saatten daha az uyuyan insanların daha yüksek ölüm riskine sahip olduğunu iddia eden araştırmalar da var. 

Uykunun başlıca işlevlerinin farkında olmak daha aydınlatıcı olabilir. Biz uyurken sürekli algıladığımız duyusal verilere cevap veren beynimizdeki sinirsel bağlantılar yeniden organize oluyor.

Bunu bir tür arınma hâli olarak düşünebiliriz. Sürekli gündelik olarak devam eden bu süreç, öğrenmenin ve hafızanın da temel bileşenini oluşturuyor. Daha sembolik bir yerden açıklamaya çalışırsak, iyi bir uykuyu gündüzün günahlarından arınmayı sağlayan bir tapınak olarak değerlendirebiliriz. 

Uyku endüstrisi büyüyor
Daha fazla uykusuzluk ve daha iyi teknoloji kombinasyonu yeni bir endüstrinin ortaya çıkmasını sağladı: Uyku endüstrisi. Uykusuzluk sorunumuzun büyümesine katkıda bulunan teknolojiyi artık uyumaya yardımcı olması için kullanıyoruz. 

Oksijen ve aktivite monitörlerine sahip 300 dolara titan yüzükler satan “Oura Health” şirketi bunlardan biri. Global Market Insights’ın verilerine göre, bu tür şirketlerin toplam pazar büyüklüğü 2021’de yaklaşık 15 milyar ABD dolar civarındaydı. 2022’den 2030’a kadar da yaklaşık %18 oranında büyümeleri bekleniyor.

Biliminsanları endişe duyuyor
Biliminsanları test aşamasında randomize kontrollü klinik çalışmalardan yoksun olduğu için uyku teknolojilerinden endişe duyuyor. Yaşadığımız çağda artık neredeyse epidemiye dönüşen uykusuzluk, “uyku teknolojisi” girişimlerinin büyümesine yardımcı oluyor. Ancak bu endüstrinin sınırlarını bilmediğimiz için tam olarak neyin ortasında olduğumuzu da bilmiyoruz.

Uykumuzu geri kazanmalıyız
Hepimizin gündelik hayatını etkileyen uykusuzluk sorununun nasıl ve ne zaman çözülebileceğini henüz bilmiyoruz. Ancak daha sağlıklı yaşamak ve düşünmek için uykumuzu geri kazanmamız gerekiyor. Kronik uykusuzluğun kolektif bir rahatsızlığa dönüşmesi, öngörebildiğimizden çok daha büyük sorunlara yol açabilir. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

Uykumuzu nasıl geri kazanacağız?

Daha sağlıklı yaşamak ve düşünmek için uykuya ihtiyacımız var.

27 Eyl 2022

Etat Pur ile birlikte
Staten Island, New York, 2020. Fotoğraf: Konstantine Trundayev.

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine
AngstAngst
∙

HİKAYE

Eleştirdiğimiz düzenin içinde kendimiz olarak kalabilmek: 24 yaşındaki hâlimiz bugün bizi görse ne derdi?

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

Cem Arıdağ

·

14 Eki 2026

Eleştirdiğimiz düzenin içinde kendimiz olarak kalabilmek: 24 yaşındaki hâlimiz bugün bizi görse ne derdi?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden COP31 öncesi rapor: 'Çevre savunucuları baskı altında'

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bugün yayımlanan raporunda, Kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapmaya hazılanan Türkiye'de çevre protestolarına katılanların gözaltı, para cezası ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Kurum, bu uygulamaların ifade ve toplantı özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.

13 Eki 2026

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden COP31 öncesi rapor: 'Çevre savunucuları baskı altında'