Onaranlar Kulübü

🧡🛠️
Onaranlar Kulübü

12 Aralık - apéro dükkân - İstanbul
apéro dükkân ile birlikte

Yemek ve mizah tek bir adreste buluştu: apéro dükkân Sadece İstanbul’un değil, tüm şehirlerin sınırlarını aşan, e-ticareti lügata é-ticaret olarak yeniden kazandıran apéro dükkân’la tanışmış mıydın? Hâla tanışmadıysan seni önce şuraya alalım, sonra satırların devamında da birlikte bakalım kimmiş, neyin nesiymiş bu apéro dükkân. apéro dükkân: Aposto!’nun kendine has yeme-içme bülteni apéro , içi içine sığmayınca sofralardan taşarak yepyeni bir dükkân açtı. "Ürünleri kaliteli yapalım, eğlenceli olsunlar ama batmayalım da!" diyen bir grup boğazına düşkün insanın emekleri sonucu ortaya çıkan evladiyelik ürünler, geçtiğimiz ay itibarıyla dükkânda yerlerini aldı bile. apéro dükkân’ın vitrininde neler var? Yeraz Gökbaş ve Ece Tugay tasarımlarıyla dükkânın görenleri kıskandıran tişörtleri arasında; mevsimlik beslenenler için Club Manav , saat 22.00'ye gelirken üste geçirilip tekele koşmalık Tekel Collective , kapı gıcırtısına oynayanlar için Fasıl Gang tişörtleri var. Sokak yemeği tutkunlarının duvarlarına asmadan duramayacakları, Cenk Güngör'ün elinden çıkma, renkli mi renkli bir poster var. AMARKORD Ceramics'in kurucusu Ekin Demirhanoğlu imzası taşıyan, tam apéro vaktine uygun tasarlanmış boyutlarda bir tabak seti var. Birinde kokteyl birinde atıştırmalık tarifler olmak üzere iki ayrı desteden oluşan, göze hitap etmesinin yanı sıra üzerindeki QR kodla özel tariflere ulaşabileceğin kartpostal setleri var. Tam kola takıp pazara gitmelik, içinde sen devrilsen de şarabının devrilmeyeceği bir çanta var.

Daha fazlasını öğren

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Bugün Portre’de “daha iyi bir İstanbul” için emek harcayan konuğumuz: Onaranlar Kulübü. #Atmaonar, #tüketmeüret ve #saklamapaylaş diyen Onaranlar Kulübü; onarma, üretme ve paylaşma odağında çevreyle diyalog kuran yaratıcı projeler geliştiren bir sosyal girişim. Bomonti’deki bir elektrik kutusunun zürafaya dönüştüğünü gördüyseniz veya sokakta yürürken duvarda ansızın karşınıza bir Snoopy çıktıysa hiç şaşırmayın ki onlar Onaranlar Kulübü’nün kenti hackle’yen çalışmalarından sadece birkaçı. Merhaba şehrin en sevilen iyi huylu hacker’ları! 

1- Daha sürdürülebilir bir kent ve yaşam için desteklerinizi İstanbul’dan esirgemiyorsunuz, teşekkür ederiz! Projelerinizin fikir süreci nasıl ilerliyor? İstanbul’da gözünüze çarpan çok fazla “onarılacak” şey olmalı… 

Bu serüvende bizlere destek veren binlerce gönüllü ve paydaşlarımıza teşekkür etmek gerekir. Esasında Onaranlar Kulübü olarak amacımız kentte tespit ettiğimiz sorunlara kolektif bir çözüm bularak kent ve insan arasında diyalog kurmak. Dediğiniz gibi İstanbul sokakları bizlere ilham verici bir pratik alanı sunuyor. Hikaye keşifle başlıyor. Her gün işe, bakkala, kursa, kafeye gittiğimiz sokakları gözlemleyerek keşif sürecine başlıyoruz. Bu keşif süreci akabinde açık çağrılarla bir araya geldiğimiz gönüllüleri de arkamıza alarak tasarım fikirleri ortaya koyuyoruz. Fikirler dijital tasarımlara, dijital tasarımlar da fiziksel müdahalelere dönüşüyor. Kısaca böyle özetleyebiliriz. Bir işi ortaya koymak katılımcı, kapsayıcı ve sürdürülebilir ilkelerle mümkün oluyor. 

2- Tüm olanaklara sahip olduğunuz ve herkesin bu proje için gönüllü olmaya hazır olduğu farazi bir senaryo üzerinden size bir soru sormak isteriz; böyle bir olasılıkta İstanbul’un ilk hangi noktasını onarmak isterdiniz? 

Ah bu çok zor bir soru olabilir bizim için. Buna kapsayıcı bir cevap vermek adına; sosyal etki odağının en verimli olacağı alanları belirlemek öncelikli hedefimiz olabilir. Daha çok insanın ilham alabileceği, katılımcı olabileceği, gerçekten ihtiyaca yönelik kamusal alan projelerine imkan sağlamak çok değerli olur. Bazı ilçelerdeki mahallelerin sokak aralarında bulunan tanımsız alanlar çok verimli bir şekilde kullanıma kazandırılabilir. Bunun için çeşitli belediyelerle iletişim kuruyoruz. Belki bir gün uçuk kaçık fikirlerimiz hayat bulur. 

3- Pek çok markayla iş birlikleri yapıyor onların desteğiyle de şehre keyif ve eğlence serpiştiriyorsunuz. Yeni bir yıla girmeye hazırlanırken sormadan duramazdık, yakın planda İstanbulluları heyecanlandıracak bize ucundan çıtlatabileceğiniz projeleriniz neler? 

2021 Onaranlar Kulübü için oldukça verimli bir yıl oldu. Bildiğiniz gibi son 2 yıl pandemi etkisinde geçti. Ancak kulüp olarak çalışmalarımıza ara vermedik. Sürekli planlar yaptık, planlarımızı revize ettik ama bir şekilde o planları ertelememek adına çok emek verdik. 2022 yılı bizim için daha katılımcı ve ülkeye yayılmış onaran kültürüyle pratik alanı genişlemiş bir yıl olacak. Yıl bitmeden Beşiktaş Belediyesi’nin ev sahipliği ve Levi’s’ın katkılarıyla sürpriz bir projemiz olacak. Bizce bu proje 2022’nin nasıl olacağı konusunda ufak bir ipucu da vermiş olacak. Şimdilik bu spoiler’ı vermem yeterli olur. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🎊 Woodkid zamanı, The Lost Daughter galası

Aralık ayı devam ederken bulutlu bir pazar sabahından herkese merhaba. Bu hafta İstanbul'un ajandasında; şehrin yeni sanat noktaları, bir film galası, Etkileşimler sergisi ve bolca müzikli etkinlik var.

12 Ara 2021

apéro dükkân ile birlikte
Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Naz Eraslan

Copywriter @Aposto

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Vartan Estukyan

·

17 Tem 2026

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü
Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu
Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

Gözde Keskin

·

28 Nis 2026

Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?
Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gözde Akyüz

·

19 Nis 2026

Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni
Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Şerif Yenen

·

10 Mar 2026

Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?