

Yemek ve mizah tek bir adreste buluştu: apéro dükkân
Sadece İstanbul’un değil, tüm şehirlerin sınırlarını aşan, e-ticareti lügata é-ticaret olarak yeniden kazandıran apéro dükkân’la tanışmış mıydın? Hâla tanışmadıysan seni önce şuraya alalım, sonra satırların devamında da birlikte bakalım…
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Bugün Portre’de “daha iyi bir İstanbul” için emek harcayan konuğumuz: Onaranlar Kulübü. #Atmaonar, #tüketmeüret ve #saklamapaylaş diyen Onaranlar Kulübü; onarma, üretme ve paylaşma odağında çevreyle diyalog kuran yaratıcı projeler geliştiren bir sosyal girişim. Bomonti’deki bir elektrik kutusunun zürafaya dönüştüğünü gördüyseniz veya sokakta yürürken duvarda ansızın karşınıza bir Snoopy çıktıysa hiç şaşırmayın ki onlar Onaranlar Kulübü’nün kenti hackle’yen çalışmalarından sadece birkaçı. Merhaba şehrin en sevilen iyi huylu hacker’ları!
1- Daha sürdürülebilir bir kent ve yaşam için desteklerinizi İstanbul’dan esirgemiyorsunuz, teşekkür ederiz! Projelerinizin fikir süreci nasıl ilerliyor? İstanbul’da gözünüze çarpan çok fazla “onarılacak” şey olmalı…
Bu serüvende bizlere destek veren binlerce gönüllü ve paydaşlarımıza teşekkür etmek gerekir. Esasında Onaranlar Kulübü olarak amacımız kentte tespit ettiğimiz sorunlara kolektif bir çözüm bularak kent ve insan arasında diyalog kurmak. Dediğiniz gibi İstanbul sokakları bizlere ilham verici bir pratik alanı sunuyor. Hikaye keşifle başlıyor. Her gün işe, bakkala, kursa, kafeye gittiğimiz sokakları gözlemleyerek keşif sürecine başlıyoruz. Bu keşif süreci akabinde açık çağrılarla bir araya geldiğimiz gönüllüleri de arkamıza alarak tasarım fikirleri ortaya koyuyoruz. Fikirler dijital tasarımlara, dijital tasarımlar da fiziksel müdahalelere dönüşüyor. Kısaca böyle özetleyebiliriz. Bir işi ortaya koymak katılımcı, kapsayıcı ve sürdürülebilir ilkelerle mümkün oluyor.
2- Tüm olanaklara sahip olduğunuz ve herkesin bu proje için gönüllü olmaya hazır olduğu farazi bir senaryo üzerinden size bir soru sormak isteriz; böyle bir olasılıkta İstanbul’un ilk hangi noktasını onarmak isterdiniz?
Ah bu çok zor bir soru olabilir bizim için. Buna kapsayıcı bir cevap vermek adına; sosyal etki odağının en verimli olacağı alanları belirlemek öncelikli hedefimiz olabilir. Daha çok insanın ilham alabileceği, katılımcı olabileceği, gerçekten ihtiyaca yönelik kamusal alan projelerine imkan sağlamak çok değerli olur. Bazı ilçelerdeki mahallelerin sokak aralarında bulunan tanımsız alanlar çok verimli bir şekilde kullanıma kazandırılabilir. Bunun için çeşitli belediyelerle iletişim kuruyoruz. Belki bir gün uçuk kaçık fikirlerimiz hayat bulur.
3- Pek çok markayla iş birlikleri yapıyor onların desteğiyle de şehre keyif ve eğlence serpiştiriyorsunuz. Yeni bir yıla girmeye hazırlanırken sormadan duramazdık, yakın planda İstanbulluları heyecanlandıracak bize ucundan çıtlatabileceğiniz projeleriniz neler?
2021 Onaranlar Kulübü için oldukça verimli bir yıl oldu. Bildiğiniz gibi son 2 yıl pandemi etkisinde geçti. Ancak kulüp olarak çalışmalarımıza ara vermedik. Sürekli planlar yaptık, planlarımızı revize ettik ama bir şekilde o planları ertelememek adına çok emek verdik. 2022 yılı bizim için daha katılımcı ve ülkeye yayılmış onaran kültürüyle pratik alanı genişlemiş bir yıl olacak. Yıl bitmeden Beşiktaş Belediyesi’nin ev sahipliği ve Levi’s’ın katkılarıyla sürpriz bir projemiz olacak. Bizce bu proje 2022’nin nasıl olacağı konusunda ufak bir ipucu da vermiş olacak. Şimdilik bu spoiler’ı vermem yeterli olur.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aralık ayı devam ederken bulutlu bir pazar sabahından herkese merhaba. Bu hafta İstanbul'un ajandasında; şehrin yeni sanat noktaları, bir film galası, Etkileşimler sergisi ve bolca müzikli etkinlik var.
12 Ara 2021

YAZARLAR

Naz Eraslan
Copywriter @Aposto

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.




