Venedik Film Festivali başlıyor!

Altın Aslan yarışında bu yıl öne çıkanlar ve Türkiye sinemasının Venedik yolculuğu.
Venedik Film Festivali başlıyor!

26 Ağustos - Istanbul Fringe Festival - Duende
Istanbul Fringe Festival ile birlikte

Yeniden birlikteyiz: Istanbul Fringe Festival 2022 Istanbul Fringe Festival 17 - 24 Eylül tarihleri arasında şehirde Geçtiğimiz yıl hibrit gerçekleşen Istanbul Fringe Festival , bu yıl yeniden yüz yüze düzenlenecek 4’üncü edisyonunda, bizleri sahne sanatlarından büyüleneceğimiz performanslarla buluşturmaya hazırlanıyor. Festival bu yıl T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ’nın katkılarıyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ ’nin şehir sponsorluğunda ve Türkiye’nin alanında öncü teknoloji şirketi ve lider kripto varlık işlem platformu Paribu ’nun resmî sponsorluğunda gerçekleşecek. Nedir? Festival . 1947'de Edinburgh'da başlayan, kısa sürede alternatif bir festival hareketine dönüşen ve 2019'dan bu yana Türkiye'de sanatseverlere yerel ve dünyadan tiyatro, dans ve performans alanlarında üretilen alternatif işler sunan Istanbul Fringe Festival , dolu dolu programıyla bu yıl da şehre yayılıyor. Nerede? Nerelerde değil ki; Akbank Sanat, BeReZe Gösteri Evi, DasDas, ENKA Sanat, Fişekhane, Fugamundi, Hann Sahne, Kadıköy Belediyesi Alan Kadıköy, Kadıköy Emek Tiyatrosu, Müze Gazhane, Nor.Kadıköy, Sakıp Sabancı Müzesi, Tuhafier ve Yerebatan Sarnıcı’nda. Ne zaman? 17 - 24 Eylül Neden gitmeli? Türkiye’nin yanı sıra ABD, Belçika, Brezilya, Fransa, Hollanda, İsrail, İtalya, Rusya, Singapur, Slovakya ve Yunanistan’dan ekiplerin ağırlanacağı festivalde yalnızca performanslara değil; atölyeler, konuşmalar ve partilere de davetliyiz. Not almalı: Bu yıl fiziki olarak buluşmanın tadını doya doya çıkarabileceğimiz festivalde kimler var kimler yok detaylı incelemek için programa buradan ulaşabilir, biletleri de orada bulabilirsin.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Dünya sinemasının yıldızlarını ve sektörün önemli isimlerini Avrupa’nın tarihi güzelliklerle dolu, en turistik şehirlerinden birinde buluşturan Venedik Film Festivali bu yıl 31 Ağustos - 10 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek. İlki 1932’de düzenlenen, dolayısıyla dünyanın en köklü film festivali olan Venedik Film Festivali (Biennale Cinema di Venezia), özellikle Mussolini rejimi altındaki yıllarda bir propaganda filmleri festivaline dönüştüğü ve sanattan uzaklaştığı için tartışılmış olsa da günümüzde dünyanın en prestijli film festivalleri arasında yer alıyor.

Venedik Film Festivali'nin ilk kez 1949'da bir aslan şeklinde verilen En İyi Film ödül heykelciği, 1954'te kalıcı olarak Altın Aslan adını aldı. 
Kaynak: theglassmagazine.com


Festival, özellikle Cannes Film Festivali’nin Netflix’le olan fikir ayrılıklarının ardından 2017’den başlayarak dijital platformların dağıttığı iddialı yapımların dünya prömiyeri sahnesine dönüştü. Son yıllarda festivalin ana yarışmasında ödüllendirilenler, hatta birçoğu büyük ödül olan Altın Aslan’ı kazananlar arasında The Shape of Water (2017, Guillermo del Toro), Roma (2018, Alfonso Cuarón), Joker (2019, Todd Phillips), Nomadland (2020, Chloé Zhao) ve The Power of the Dog (2021, Jane Campion) gibi filmler dikkat çekiyor.

Önümüzdeki hafta sinema gündemini meşgul edecek 79. Venedik Film Festivali’nin ana yarışma bölümünde, güz festivalleri dönemi ve ödül sezonu boyunca konuşulacak, merakla beklenen filmlerin dünya prömiyerleri yer alıyor. Bunlardan bazılarını senin için derledik.

Bones and All (2022, Luca Guadagnino) 

Kaynak: La Biennale


  • 90’ların yıldızlarından Brendan Fraser’ın geri dönüşü The Whale (Darren Aronoofsky), 
  • ABD bağımsız sinemasının vazgeçilmezlerinden Noah Baumbach’ın Adam Driver ve Greta Gerwig'li yeni filmi White Noise, 
  • Marilyn Monroe biyografisi Blonde (Andrew Dominik), 
  • Cate Blanchett’in saygın bir orkestra şefini canlandırdığı Tár (Todd Field), 
  • İki Oscar ödüllü yönetmen Alejandro González Iñárritu’dan Bardo, 
  • Taylor Russell ve Timothée Chalamet’li roman uyarlaması Bones and All (Luca Guadagnino), 
  • Tilda Swinton’ın başrolede yer aldığı The Eternal Daughter (Joanna Hogg), 
  • Kısa süre önce hapis cezasına çarptırılmasıyla gündeme gelen Jafar Panahi’den No Bears, 
  • In Bruges’den yıllar sonra Colin Farrell ve Brendan Gleeson’la bir araya gelen Martin McDonagh’dan The Banshees of Inisherin, 
  • The Father’la başlayan tiyatro uyarlaması üçlemenin ikinci halkası The Son (Florian Zeller).

Oyuncu Müjdat Gezen, sinema yazarı Attilla Dorsay ve yönetmen Ali Özgentürk Bekçi filminin Venedik'teki basın toplantısında | Kaynak: T24

Bu yıl Venedik Film Festivali’nde Türkiye’yi temsil eden tek yapım, Orizzonti (Ufuklar) bölümünde gösterilecek Turan Haste imzalı kısa film Rutubet olacak. Fakat Türkiye sineması, özellikle 2010’larda Venedik’te sıkça temsil ediliyor ve ödüller kazanıyor. Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışmak üzere seçilen ilk Türkiye yapımı film 1985 yılında Ali Özgentürk’ün Bekçi filmi olmuştu. 80’ler ve 90’larda onu Ömer Kavur’un Anayurt Oteli (1987), Yusuf Kurçenli’nin Karartma Geceleri (1990) ve Ömer Kavur’un Gizli Yüz’ünü (1991), 2000’lerde Semih Kaplanoğlu’nun Süt’ü (2008) izledi. 1992’de festivalin Eleştirmenler Haftası bölümünde gösterilen, Türkiye ve Almanya ortak yapımı, Nizamettin Ariç imzalı Klamek ji bo Beko / A Song for Beko (1992) festivalde gösterilen ilk Kürtçe film oldu. 2002 yılında yönetmen ve senarist Yeşim Ustaoğlu, festivalin ana yarışma jürisinde yer aldı. 

Seren Yüce, 2010 yılında Çoğunluk filmiyle Geleceğin Aslanı ödülüne layık görülmüştü. 

Kaynak: venice-days.it


Festival, uzun yıllar Türkiye yapımlarına herhangi bir ödül vermese de Türkiye sinemasının Avrupa’ya ve dünyaya açılması için önemli bir yet tuttu. Venedik Günleri seçkisinde gösterilen Seren Yüce imzalı Çoğunluk’un (2010) Luigi de Laurentis Ödülü’ne namıdiğer Geleceğin Aslanı’na layık görülmesiyle başlayan yıldızlaşma süreci 2010’lar boyunca farklı başarılarla devam etti. 

Ali Aydın, Küf (2012) filmiyle yine Geleceğin Aslanı ödülüne uzandı. Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen Kaan Müjdeci’nin Sivas (2014) filmi, ana yarışmada ödül kazanan ilk Türkiye yapımı oldu. Onu hemen ertesi yıl aynı ödülü kazanan Emin Alper imzalı Abluka (2015) izledi. Reha Erdem’in  Koca Dünya (2016) ve Mahmut Fazıl Coşkun’un Anons (2018) filmleri Ufuklar bölümünde Jüri Özel Ödülü kazandı. Son olarak Azra Deniz Okyay, Hayaletler (2020) filmiyle Eleştirmenler Haftası’ndan En İyi Film ödülünü kazanarak festivalden döndü. 

2020’lerde Türkiye sineması Venedik Film Festivali'nde bir Altın Aslan’la buluşabilecek mi bunu hep birlikte göreceğiz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🎬 Türkiye sinemasının Venedik yolculuğu, Kokoroko’yla Afrika’ya sonik seyahat

Türkiye sinemasını Venedik Film Festivali macerası, Kokoroko'nun Batı Afrika'dan yükselen yeni cazı, Tayfun Pirselimoğlu'nun Dayım filmi.

26 Ağu 2022

Fotoğraf: ASAC

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ayvalık Uluslararası Film Festivali: Ayvalık’ı farklı kılan nedir?

14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Emre Eminoğlu

·

25 Eyl 2026

Ayvalık Uluslararası Film Festivali: Ayvalık’ı farklı kılan nedir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Aslı Perker

·

25 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Büyük yaslara sessizce eşlik edecek kitaplar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Arkas Sanat ve Centre Pompidou’nun beş yıllık işbirliği: Lumina: Renk ve Işık Sanatı

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

Burcu Dimili

·

25 Eyl 2026

Arkas Sanat ve Centre Pompidou’nun beş yıllık işbirliği: Lumina: Renk ve Işık Sanatı
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yıldız Tozu | Sinemanın emekçisi, filozofu ve delisi: Werner Herzog

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Mehmet Sindel

·

24 Eyl 2026

Yıldız Tozu | Sinemanın emekçisi, filozofu ve delisi: Werner Herzog
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Camilla Barnes ile sohbet: Korkuyla başa çıkmanın zarif yoludur mizah

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.

Soner Can

·

24 Eyl 2026

Camilla Barnes ile sohbet: Korkuyla başa çıkmanın zarif yoludur mizah