Viyana Filarmoni'den bir ilk: Yeni yıl konserinde kadın besteci

1 Ocak klasiği olan Viyana Filarmoni Orkestrası’nın Yeni Yıl Konseri’nde 2025’te Strauss’un valslerinin yanı sıra ilk kez bir kadın bestecinin, Constanze Geiger’in eserine yer verilecek. İlk konserini 1939’da veren ve her daim cinsiyetçi duruşuyla anılan orkestra, kadın-erkek eşitliği konusunda bir önceki yüzyılda kalmış gibi…
Viyana Filarmoni'den bir ilk: Yeni yıl konserinde kadın besteci

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Avusturya’nın herhangi bir şehrinde yılbaşı gecesi saatler 00.00’ı vurduğunda evlerden Johann Strauss II’nin bestelediği An der schönen blauen Donau yani Mavi Tuna’nın sesi yükselir. Avusturya’nın devlet kanalı ÖRF’de de yeni yıl bu vals ile karşılanır. 1920’lerde bir radyo yayıncısı, yeni yılda Avusturya’nın ikinci millî marşı kabul edilen valsi çalmadığı için dinleyicilerden şikayet mektupları almıştı. 

  • Bilgi notu: Mavi Tuna Valsi, Tuna Nehri’nin tam anlamıyla mavi olmamasıyla da ilginç bir tezat oluşturur. Strauss, bu eseri Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun Prusya savaşındaki yenilgisi sonrasında halkın moralini yükseltmek için bestelemiştir ve Tuna Nehri’nin renginden değil nehri çevreleyen pastoral manzaralardan ilham almıştır.

Tüm klasik müzik tutkunların merakla beklediği 1 Ocak sabahı yapılan Viyana Filarmoni Orkestrası’nın Yeni Yıl Konseri de Avusturya’nın bir başka geleneğidir. Genel kanının aksine bu konser Viyana Opera Binası’nda değil, müthiş bir akustiğe sahip Wiener Musikverein’ın Golden Hall salonunda verilir. “Dünyanın en zor bilet alınan konseri” olarak tanımlanan bu müzik şöleninin biletleri her yıl şubat ayında satışa çıkar ve kura ile belirlenen 2.000 şanslı kişiye satılır.

İlk kadın üye 1997’de, ilk kadın şef 2005’te

Viyana Filarmoni Orkestrası, 2025’e girerken çok önemli bir adım atıyor. Orkestranın tarihinde ilk kez Yeni Yıl Konseri repertuvarına bir kadın bestecinin eseri eklendi. 

Bu kararda orkestranın bu sene bir kez daha kadın düşmanlığı ile suçlanmasının etkisi büyük. 1842’de kurulan orkestra, yakın zamana kadar kadın müzisyenleri kadrosuna kabul etmiyordu. Bunun nedeni kadınların "ailevi sorumlulukları" nedeniyle orkestranın yoğun çalışma temposuna ayak uyduramayacaklarının düşünülmesiydi. 

  • Klasik müziğin bu önemli ekibi, Kadın Müzisyenler Birliği’nin çabaları sonucu ilk kez 1997’de arp, viyola ve viyolonsel çalan kadın sanatçıları orkestraya kabul etmişti.

Daniel Froschauer

Orkestranın geçen yıl konser öncesi düzenlenen basın toplantısında ise aradan geçen yıllara rağmen belki de orkestranın DNA’sına işleyen ataerkil zihniyetin yok olmadığına şahit olundu. Kadın bestecilerin eserlerinin neden programa alınmadığının sorulması üzerine Viyana Filarmoni Orkestrası Başkanı Daniel Froschauer, şu cevabı verdi:

"Her şey cinsiyet meselesi değil, nitelik de önemli."

Alt metninde kadın bestecilerin anlamlı eserlerinin olmadığını ima eden bu açıklama, Avusturya medyasında büyük tartışmalara neden oldu. Müzikoloji alanında çok önemli araştırmaları bulunan Irene Suchy de bu tartışmaya katılanlar arasındaydı: 

“Froschauer’a kadın besteciler hakkında bilgi verdim ve notaların nerede bulunabileceğini söyledim. O da şöyle dedi: Eğer şef isterse 2026’daki Yeni Yıl Konseri’nde bir kadın besteciye yer verilebilir.”

Froschauer, kadın şeflerin daha fazla filarmoni deneyimi kazanmaları için neden daha çok çaba sarf edilmediği sorusunu ise yanıtsız bıraktı. Yaşanan tartışmalar sonrasındaysa Froschauer, yanlış anlaşıldığını belirtti:

“Kadın şeflerle çalışmak istiyoruz, arayıştayız, somut konuşmalar yapıyoruz. Maalesef dünya çapında bir kadın şef tarafından yönetilen orkestra sayısı hâlâ çok az. Ancak olumlu gelişmeler var ve giderek daha fazla kadın şef liderlik pozisyonlarına geliyor.”

Simone Young

Orkestra, bugüne kadar tek bir kadın şefe kapısını açtı. 2005’te Viyana Devlet Operası’nda sahnelenen Strauss’un Die Fledermaus operetinde Viyana Filarmoni’yi yöneten ilk kadın şef Simone Young oldu. 2022 yılında ise Karin Bonelli, orkestrada nefesli enstrüman çalan ilk kadın olarak tarihe geçti.

Constanze Geiger'in portresi

Geçen yıl yaşananların ardından 2025 Yeni Yıl Konseri’ne Constanze Geiger’in bir eseri eklendi. Ayrıca Viyana Filarmoni Orkestrası’nın kadın üyelerinin yeni kurduğu La Philharmonica da Viyana’daki ilk Yeni Yıl Konseri’ni 1 Ocak’ta Ehrbar Saal’da vereceğini duyurdu. Programda kadın bestecilerin eserleri yer alacak.

Strauss’un 200. yaş günü valslerle kutlanacak

Gelelim 2025 konserinin ayrıntılarına: Bu yıl Viyana Filarmoni Orkestrası’nı Riccardo Muti yönetecek. 83 yaşındaki Muti, 50 yılı aşkın süredir orkestrayla çalışıyor ve fahri üyeliği de var. 19. yüzyıl kadın bestecisi Constanze Geiger’in 12 yaşında yazdığı Ferdinandus, Walzer, op. 10 eseri bu konserde ilk kez orkestra tarafından icra edilecek. Parçanın Yeni Yıl Konseri düzenlemesini Avusturyalı şef Wolfgang Doerner üstlendi.

Riccardo Muti

Muti, eser hakkında “Harika bir parça! Kalitesine ikna olmasam çalmazdım. Canlı, hızlı ve ateşli bir eser. Constanze Geiger’ı yeni yeni tanımaya başlıyoruz. Yolculuğun nereye varacağını göreceğiz” yorumunu yaptı. 

Geiger, 8 yaşındayken piyanoda kendi bestelerini çalmaya başlamış ve Ferdinandus, Walzer eseri de ilk kez 1848’de Viyana’da Strauss tarafından icra edilmişti. Avusturya basını bu olayı şöyle duyurmuştu: 

“19. yüzyılın çocuk yıldızı 21. yüzyılda yeni bir şöhret kazanıyor.”

90’dan fazla ülkede yayımlanacak Yeni Yıl Konseri, Johann Strauss II’nin 200. doğum günü kutlamaları kapsamında neredeyse tamamen Strauss hanedanına ait müziklerden oluşacak. 18 eserin yer aldığı program, Strauss I’in Freiheits-Marsch, op. 226’sı ile açılacak; Strauss II’nin Radetzkymarsch, op. 228’i ile son bulacak. Konser alanı Viyana’nın park ve bahçelerinden gelen çiçeklerle süslenecek.

Günün sonunda hâlâ cinsiyetçi bir politika sürdüren ve 2024’teki New York konserinde 145 müzisyeninden sadece 24’ü kadın olan Viyana Filarmoni Orkestrası’nın Yeni Yıl Konseri’ni bir kadın şefin yöneteceği günleri görme hayalimiz ise baki...

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎻 2025 albümleri, Viyana Filarmoni

2025'in ilk yarısında çıkmasını beklediğimiz albümlere dair yeni gelişmeler ve Viyana Filarmoni Orkestrası’nın Yeni Yıl Konseri'nin çok geç kalmış sürprizi bu hafta Duende'de.

30 Ara 2024

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?