

Duyduklarınla ve duymadıklarınla Minik Serçe: SEZEN AKSU DİJİTAL SANAT SERGİ DENEYİMİ X Media Art Museum by DasDas’ta
Nedir? Kreatif direktörlüğünü Fuat Genç, sanat yönetmenliğini Mustafa Göçmezler, küratörlüğünü Esra Özkan’ın üstlendiği ve Sezen Aksu’nun bambaşka bir deneyimi birlikte yaşamamıza imkân tanıdığı sergi, X Media Art Museum’da sanatseverleri…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Whiplash
Yönetmen: Damien Chazelle
Süre: 106 dakika
Yapım yılı: 2014
Jenerik: 2014’teki Sundance Film Festivali’nde hem Büyük Jüri Ödülü hem de İzleyici Ödülü kazanarak herkesin onayını alan Damien Chazelle imzalı Whiplash, yönetmenin adını dünyaya duyuran film olmuştu. En İyi Film dâhil 5 dalda Oscar adaylığı elde eden film; kurgu, ses miksajı ve yardımcı erkek oyuncu (J.K. Simmons) kategorilerinde de ödüle uzanmıştı. Film, acımasız bir caz ustasıyla genç davulcu öğrencisi arasındaki gerilimli ilişkiyi ele alıyor.
Neden izleyelim? Oldukça öznel bir pratik olduğundan sanatta iyinin ve güzelin formülünü kimse bilmiyor. Müzik ve sinema hakkında yazan bizler de çoğu zaman evrensel doğrulardan söz edemiyoruz. Sanatı farklı açılardan ele alıyor, kişisel ve duygusal yorumlar yapıyoruz. Bu sanatı icra edenler için de geçerli. Üstelik yetenek ve tutkunun üzerine biraz hırs ve mükemmeliyetçilik eklendiğinde mutlak iyiye, doğruya ve güzele ulaşmak imkânsızlaşıyor. İşte Whiplash, iyi bir davulcu olmak isteyen konservatuvar öğrencisi davulcu Andrew’u bu mutlak iyi, doğru ve güzeli arayışında kendisinden çok daha hırslı ve mükemmeliyetçi bir hocayla karşı karşıya getiriyor. İkisinin “doğru tempoyu bulma” savaşında Andrew başarılı bir müzisyen olma uğruna insanlığını dahi kaybetmeyi göze alıyor. Damien Chazelle’in La La Land ile müziğin dozunu iyice arttırmadan önce imza attığı bu adrenalin dolu film; müziğin başrolde olduğu, bagetlerin kana bulandığı bir psikolojik gerilime dönüşüyor.
Nereden izleyebilirsin: Bu başlığın yanını doldurmak hiç bu kadar heyecan verici olmamıştı. Whiplash'i 2 Şubat Perşembe saat 21.30'da, Kadıköy Sineması'nda izleyebilirsin. Sinema ve müzik evrenlerini kesiştiren Duende'nin başrolde müziğin olduğu filmlerle Kadıköy Sineması’nın konuğu olacağı gösterim programı Başrol Müzik, her ay bir gösterimle devam edecek. Orada görüşmek üzere!
Benzer işler:
- Black Swan (2010, Darren Aronofsky)
- Nightcrawler (2014, Dan Gilroy)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
95. Akademi Ödülleri adaylıkları, Maneskin'in popüler rock ‘n roll'un vasat standartlarıyla dolu albümü RUSH!; kan, ter, gözyaşı ve Whiplash.
27 Oca 2023

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Mesleğimiz, “Ben kimim?” sorusuna verdiğimiz en hızlı yanıtlardan biri. Peki, “İşimi yeterince iyi yapamadım” demek ne zaman “Ben yeterince iyi değilim” düşüncesine dönüşüyor? Üç kitap eşliğinde başarıyla özdeğer arasındaki ince çizgiye, değişen ihtiyaçlarımıza ve işimize hayatımızda ayırdığımız yere bakıyoruz.

İranlı yönetmen Asghar Farhadi, Brand Week İstanbul’daki söyleşisinde “Yapay zekanın bilinçaltı yok” diyerek yapay zekanın insan yaratıcılığının yerini bütünüyle alamayacağını savundu. Peki, insanı farklı kılan bilinçdışı süreçlerin varlığı mı, yoksa bedenli, ilişkisel, utançla yüklü, geri döndürülemez bir hayat tortusu mu?

"The Lobster" postmodernizmin kimliklerin ve toplumsal normların kuruluşuna ilişkin sorgulamalarını, duygular sosyolojisinin temel meselesiyle buluşturur. Filmin asıl trajedisinin, insanların baskıcı kurallara itirazsız itaat etmelerinde değil, bu kuralların belirlediği duygusal ihtiyaçları kendi arzularıymış gibi yaşamalarında saklı olduğunu gösterir izleyiciye. David’in kişisel trajedisiyse, otelden ormana kaçmasına rağmen otelin “aşk kurallarını” da yanında götürmesidir.

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.




