Markaların Çin ikilemi: Gitmek veya kalmak

Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nden pamuk alımını durduran giyim markaları için iki seçenek var: Geri adım atmak veya boykot edilmek.
Markaların Çin ikilemi: Gitmek veya kalmak

Kolay İK 5 Nisan Pareto
Kolay İK ile birlikte

Uzaktan çalışmaya geçişte İK süreçlerini dijitalleştirin: Kolay İK

İlk adımı teknoloji şirketleri attı; Twitter, Facebook, Microsoft, Salesforce, Spotify ve daha niceleri pandemiden sonrası için de uzaktan çalışmayı opsiyonlarından biri haline getirdi. Sonraki adım diğer endüstrideki kurumsal şirketlerden…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız

Yabancı bir marka olarak Çin’de iş yapmanın belli başlı kuralları vardır. Çin hükümetinin buyruklarına uymanız; ülkenin, hükümetin ve halkın kılcal damarları diyebileceğimiz hassas mevzulara girmemeniz, milliyetçi bir öfke dalgasına neden olacak herhangi bir eylem ve söylemden kaçınmanız gerekir. Oyunu kurallarına göre oynarsanız ödülünüz, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’in gittikçe büyüyen orta sınıf tüketicilerinin yoğun ilgisidir. Kendi kurallarından taviz vermeyen markaların akıbeti ise bellidir: Tüketici boykotları.

Tarih, 24 Mart 2021. Çin’de Komünist Gençlik Birliği’nin bir üyesi, İsveç merkezli hazır giyim markası H&M’in internet sitesinde aylar önce yayımladığı bir raporu “sanki yeni bir rapormuş gibi” internete sürdü. Rapor, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki toplama kamplarında tutulan işçilerin pamuk toplama işinde zorla çalıştırılmalarına yönelik endişeleri dile getirerek o bölgeden pamuk alımının durdurulacağını belirtiyordu. Birkaç saat geçmedi. Bir kişi tarafından sosyal medyanın karanlık dehlizine bırakılan bir taş, toplumsal bir krize dönüştü. Sosyal medyada örgütlenen Çin vatandaşları, ülkedeki teknoloji şirketlerinin de desteğiyle H&M başta olmak üzere Nike, Adidas, New Balance ve Burberry gibi birçok yabancı markaya karşı bir boykot kampanyası başlattı. Victoria Song, Zhang Yixing, Wang Yibo gibi geniş nüfuza sahip sanatçılar, sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamalarla bu markalarla olan iş birliklerini sonlandırdıklarını duyurdu. Hâl böyle olunca, kendi ülkelerinde insan hakları ihlallerine karşı hassasiyetleri nedeniyle alkışlanan Batı markaları büyük bir ikilemle karşı karşıya kaldı: Sincan’daki zorunlu çalıştırma politikalarına göz yumarak bölgeden pamuk almaya devam etmek ya da kararlı duruşunu koruyarak dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin’deki satışları riske atmak…

  • Arka plan: Bilen bilir, Çin’de tüketici boykotları oldukça yaygındır. Hatta, şirketlerin bu durumlarda izledikleri yol haritası da her zaman aynı olur. İlk olarak, Çin kültürüne ve değerlerine duyulan saygının vurgulandığı bir özür metni yayımlanır. Ardından sessizce köşeye çekilerek hararetin sönmesi beklenir. Fakat bu sefer, siyasetin de işin içine girmiş olması nedeniyle durum biraz farklı. Zira şirketlerin aylar önce yaptıkları açıklamaların bir anda yeniden gündem olmasının arkasında, ABD, AB, Kanada ve Birleşik Krallık’ın mart ayının sonunda Uygurlara yönelik insan hakları ihlalleri nedeniyle Çin’e yaptırım uygulama kararı alması yatıyor. ABD’nin birkaç gün önce yayımladığı “2020 İnsan Hakları Uygulamaları” raporunda Çin'i "Uygur Türklerine soykırım uygulamakla" suçlaması, durumu daha da kızıştırıyor. Çin, tüm bu yaptırımlara karşı Birleşik Krallık, Kanada ve Avrupa parlamentolarındaki belli başlı üyelere, bu konuda makaleler yayımlayan Avrupalı akademisyen ve sivil toplum kuruluşlarına yaptırım kararı almış durumda; ancak yaptırımların hiçbiri boykot kampanyası kadar ses getirmiş değil.

  • Boykotun boyutları: Boykot, her ne kadar birçok markayı kapsıyor olsa da en büyük kurban, Eylül 2020’de Sincan’dan pamuk satın almayı durdurduğu açıklayan H&M. Şirketin aylar önce yaptığı açıklamanın internete sürülmesiyle birlikte Çin’de tüketiciler ve teknoloji şirketleri el ele vererek H&M’in varlığını ülkeden silmek için hummalı bir çalışma başlattı. Çin merkezli e-ticaret şirketleri Pinduodu, JD.com ve Taobao, H&M ürünlerinin satışını durdururken ülkede kullanılan arama motorlarının hepsinde H&M mağazalarının konum bilgileri silindi. Mülk sahiplerinin mağazaların boşaltılmasına yönelik talepleri sonucunda Çin’de son bir hafta içinde 20’den fazla H&M mağazası kapandı. Öte yandan, Nike ve Adidas’ın mobil uygulamaları, Xiaomi ve Huawei’nin uygulama mağazalarından kaldırıldı. Boykotun ilk gününde H&M’in hisseleri %4,4, Nike’ın hisseleri ise %5,4 değer kaybederken yatırımcıların kızgınlığın söneceğine dair inançları nedeniyle zararın çoğu kısa sürede yeniden kazanıldı.

  • H&M’in duruşu: H&M, gelen tepkilerin ardından yaklaşık bir hafta açıklama yapmaktan kaçındı. Uzun bir sessizliği takiben yapılan ilk açıklamada ise şirketin Çin’e olan bağlılığının devam ettiği ve ülkedeki tüketicilerin güvenini yeniden kazanmak için ellerinden geleni yapacakları belirtildi. Yaklaşık 300 kelimelik kısa açıklama, net bir duruş sergilemekten uzaktı. Dolayısıyla ne Çin'deki ne de Batı'daki tüketicilerin beklentileri karşılandı. Aslında H&M’in kaçak tavrını anlamak için şirketin 2020 gelirlerine bakmakta fayda var. H&M, 2020’de küresel satışlarının %5,2’sini Çin’de gerçekleştirdi. Yani, Çin'deki tüketicileri kızdırmak, H&M’in 1 milyar dolardan fazla bir geliri gözden çıkarması anlamına geliyor. Nitekim bu denli büyük bir pazarı kaybetmeyi göze alamayan birçok şirket, Sincan’daki zorla çalıştırma politikalarını eleştiren açıklamalarını internet sitelerinden kaldırma yolunu seçiyor.

  • Diğer şirketler: Boykot kampanyasının başlamasıyla birlikte Japonya merkezli Muji ve Fila ile Hugo Boss’un Çin operasyonlarından sorumlu birimleri, hızlı bir şekilde eyleme geçerek Sincan pamuğunu desteklediklerine dair açıklamalarda bulundu. Hugo Boss, birkaç gün sonra açıklamanın izinsiz yapıldığını söyleyerek geri adım attı. Dünyanın en büyük markalarını bünyesinde barındıran PVH ve Inditex ise olası bir boykota karşı Sincan’daki politikalara karşı duruşlarını açıklayan bildirileri sitelerinden kaldırdı. Öte yandan, pamuk üretiminin olumsuz çevresel etkilerini azaltmayı ve sektörün geleceğini daha güvenli hâle getirmeyi hedefleyen bir uluslararası girişim olan Better Cotton Initiative (BCI) de Ekim 2020’de üye şirketlerinin Sincan’dan pamuk alımını durduracağına dair yayımladığı duyuruyu internet sitesinden kaldırdı. BCI’dan yapılan resmî açıklamada, sitelerinin sürekli olarak saldırıya uğraması nedeniyle böyle bir durumun oluştuğu belirtilirken Sincan’a karşı duruşlarının değişmediği ve ilerleyen günlerde duyurunun yeniden yayımlanacağı söylendi. Takip eden günlerde açıklamanın yeniden yüklenmemesi ise BCI’ın üye şirketler tarafından baskıya uğradığına dair şüphelerin oluşmasına neden oldu.

  • Gitmek veya kalmak: Dünyadaki pamuk üretiminin %20’sinin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde gerçekleştiği düşünüldüğünde markaların bu bölgeden pamuk alımını durdurmaları, tekstil sektörünün tedarik zincirlerinde ciddi bir dönüşümün yaşanacağı anlamına geliyor. Şirketlerin, kendi operasyonlarını ve satışlarını riske atmak pahasına aldıkları bu karar, aslında Batı ülkelerinde yaşanan tüketici dönüşümünün de bir yansıması. Artık birçok ülkede tüketiciler, giysilerinin nerede ve nasıl üretildiğine, üretim sürecinde çalıştırılan işçilerin çalışma koşullarına ve markaların toplumsal konulardaki duruşuna kadar birçok faktörü dikkate alarak seçim yapıyor. Doğal olarak bir marka olmak, işçi haklarından iklim krizine kadar birçok konuda sorumlu bir duruş sergilemeyi gerektiriyor. Normal şartlarda bu tarz adımlar, dünyanın birçok yerinde alkışlarla karşılanıyor; ancak Çin’in kendine has koşulları, Sincan’da insan hakları ihlallerine karşı durmak isteyen şirketler için tabiri caizse “Dimyat’a giderken evdeki bulgurdan olma” riskini doğuruyor. Batılı tüketicileri kızdırmadan geri adım atmak ise oldukça zor görünüyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

❌ Çin ikilemi: İhlaller ve boykotlar

Bu hafta gündemimizde, ABD-Çin arasındaki ticari ilişkiler, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden pamuk alımını durduran giyim firmalarının ikilemi, Şanhay Star Borsası’nda ertelenen halka arzlar ve Xiaomi'nin elektrikli araçlar hamlesi var.

05 Nis 2021

Kolay İK ile birlikte
İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu

Business Editor

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"