

Yatırım Finansman , müşterilerine birbirinden özel kampanyalar sunuyor.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Berna Önsel, Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Uzmanı
Risk İştahında Düşüş
ABD’de beklentilerden güçlü istihdam ve ücret artışları, Fed odaklı beklentileri şahin kanada kaydırırken hafta başından itibaren borsalara da satış getirdi. Çin’de zorunlu Covid-19 testi uygulamalarının gevşetildiği bölgelerin sayısının artması Asya tarafında pozitif ayrışmayı beraberinde getirdi. Öte yandan piyasalarda önümüzdeki bir haftalık süreçte ÜFE (bugün), TÜFE (Salı) ve Fed toplantısı (Çarşamba) izlenecek. Bu kritik ajanda öncesi risk azaltma eğilimi sürerken Bank of America ve Morgan Stanley başta olmak üzere Wall Street kurumlarının CEO’larından olumsuz 2023 beklentileri dile getirilmeye başlandı. JPMorgan Chase’in CEO’su Jamie Dimon, Salı günü CNBC’e verdiği bir röportajda enflasyonun ekonomiyi durgunluğa sürükleyeceğini söyleyerek resesyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Goldman Sachs CEO'su Solomon maaş kesintileri ve işten çıkarılmalar beklediğini belirtirken zor zamanların yakın olduğu açıklamasını yaptı. ABD’nin borcunun GSYH'ye oranının %420 olduğunu da göz önünde bulundurursak ilerleyen dönemlerde küresel kriz olasılığının gittikçe arttığı göz ardı edilmemeli. Söz konusu açıklamaların akabinde önümüzdeki hafta küresel piyasalar açısından oldukça kritik olacaktır. Bu bağlamda Fed kararına kadar sıkışık piyasa görünümünün devam etmesini bekliyoruz.
Fitch Küresel Görünüm Aralık Raporu Yayımlandı
Fitch, Küresel Görünüm Aralık raporunu yayımladı. ABD başta olmak üzere, Avrupa ve gelişmekte olan ülkelerin ayrıntılı bir şekilde incelendiği raporda enerji krizi, global enflasyon, Çin’de yavaşlayan büyüme manşetlerinin üzerinde durulduğu görülüyor.
Fitch, Goldman Sachs ve Commerzbank’a paralel olarak 2023’te Fed’in sıkılaşma politikasına ilişkin beklentisini düşürdü. Fitch, Philadelphia Fed'in yatırım anketini baz alarak yatırımların yavaşlamasını ve dayanıklı tüketim mallarına olan talebin azalacağını öngörüyor. Bu bağlamda 2023 yıl sonu büyüme beklentisini, 2022 yıl sonu beklentisi olan %1,9’dan %0,2’ye düşürdü. Aynı zamanda ABD’de 2023 ortalarında durgunluğun zirveye ulaşacağı beklentisi de paylaşıldı.
Enflasyonda, enerji ve gıda kaleminde düşüş bekleyen Fitch, çekirdek enflasyonun ise yükselmeye devam edeceğini öngörüyor. ABD için öngörüler baz alındığında, enflasyonda zirve seviyenin görüldüğü senaryosu piyasalardaki yerini koruyor öte yandan istihdamda yaklaşık 2 milyon düşüş yaşanacağı beklentisi ile Fed’in Mart 2023’e kadar faizleri %5 seviyesine çıkaracağı ve 2023 boyunca bu seviyede sabit tutacağı öngörüsü hız kazanıyor.
Enerji Piyasalarında Neler Oluyor?
Petrolde, geçtiğimiz hafta sonu önemli gelişmeler takip edildi. OPEC ile Rusya önderliğindeki OPEC dışı petrol üreticisi 10 ülkenin enerji ve petrol bakanlarının bir araya geldiği 34. Bakanlar Toplantısı’nda üretimin kasımdan itibaren günlük 2 milyon varil azaltma kararını devam ettireceği belirtildi. OPEC+ belirsizliği geçtiğimiz hafta petrol fiyatlarında yükselişi baskılamıştı. Çin tüketiminde sürdürülebilir bir toparlanmanın yanı sıra Rus yaptırımlarının arz etkisinin teyit edilmesi zaman alacağından, petrol fiyatlarında artışlar kırılganlığını koruyabilir.
Avrupa'da mevsim normallerinin altındaki hava sıcaklığı yerini sert kış koşullarına bırakmaya başladı. Soğuk hava, ısınma amacıyla elektrik üretmek için doğal gaza olan talebi artırdı ve denizde tankerlerde depolanan yakıt hacmindeki düşüşü hızlandırdı. S&P Global Commodity Insights verilerine göre, Avrupa açıklarında rölantide çalışan yüklü gemi sayısı, ekim ayındaki en yüksek seviyesinden 30 düşerek 31 gemiye indi. Geçtiğimiz haftalarda hızlanan düşüş, daha soğuk havanın hem Avrupa hem de Asya'da fiyatları yukarı çekebileceği endişesini beraberinde getiriyor.
Yurtiçinde Haftanın Gündemi: TÜFE Enflasyonu
Yurtiçinde TÜFE enflasyonu öne çıkan veri olarak takip edildi. TÜFE Kasım’da, aylık bazda %2,9 ile piyasa beklentilerinin altında artarak yıllık bazda %84,4’e geriledi. Mayıs 2021’den bu yana ilk gerilemeyi kaydetti. Veri sonrası baz etkilerinin devreye girmesi ile yıllık TÜFE’deki gerileme eğiliminin başladığı görüldü. Bu durum önümüzdeki aylarda daha da belirgin hale gelebilir.
TCMB’nin son enflasyon tahmin patikası yıllık enflasyonun Ekim’de %85 civarında zirveye ulaştıktan sonra aralık ayında baz etkileri kaynaklı olarak %65,2’ye gerilemesinin beklendiğine işaret etmekte.
Her Perşembe açıklanan TCMB verilerine göre, yabancı yatırımcılar geçtiğimiz hafta hisse senetlerinde 340 milyon USD net alış gerçekleştirdiler. Böylece sekiz haftalık çıkış serisinin ardından son beş haftada art arda net yabancı girişi ile toplam 575 milyon USD giriş olduğunu hesaplıyoruz.
Borsa İstanbul’da hafta ortasından itibaren satış baskısı ön plandaydı. Endeks, 10 günlük ortalama seviyesi olan 4885 altına sarktı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Joseph Stiglitz, merkez bankalarının mevcut politika setlerini eleştiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, faizleri artırmak yoluyla enflasyonla mücadele etme sisteminin beklentileri karşılamadığını ifade ediyor.
09 Ara 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?

ABD’nin kripto piyasasını baştan aşağı düzenlemeyi amaçlayan Clarity Act yasa tasarısı, geçtiğimiz günlerde Senato’da kritik eşiği aşamadı. Ancak, tasarının başarısızlığı sadece kripto sektörünün düzenleme beklentisini değil, Washington’daki güç dengelerini, bankaların stablecoin endişelerini ve Trump ailesinin kripto yatırımları etrafındaki etik tartışmayı da görünür hale getirdi



