Yatırım Finansman ile Gündem Masası


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Berna Önsel, Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Uzmanı
Enflasyonda Beklenen Gerileme Sağlandı Mı?
Bu hafta küresel piyasalarda gündem bir hayli yoğundu. Fed’in son toplantı tutanakları, ABD’de enflasyon verileri, Çin’in bölgede tansiyonu yükselten Tayvan tatbikatı derken yeni hafta devam eden Paskalya tatilinin de etkisi ile temkinli fiyatlamalarla başladı.
Bankacılık krizi ile beraber FOMC toplantı tutanaklarında Fed üyeleri yıl sonunda bir resesyon beklediklerini belirtti. ABD TÜFE verisinin Mart ayında aylık ve yıllık bazda beklentilerin altında kaldığını görüyoruz. Ancak çekirdek enflasyon ise yükselişini sürdürdü.
Ocak 2021'den bu yana ilk kez yıllık çekirdek TÜFE, manşet TÜFE enflasyonunu geride bıraktı. Bu da enflasyondaki son düşüşün geçici bileşene (gıda-enerji) sahip olduğunu ve altta yatan enflasyonun çok daha yavaş düştüğünü gösteriyor.
Verinin ardından Fed swaplarında Mayıs ayı için faiz artırım beklentisinin %73’den gerilediği gözleniyor. Ancak yine de hakim görüş Mayıs toplantısında 25 baz puan faiz artırımı sonrası Fed’in izlemeye geçeceği yönünde. Hafta içinde açıklanan, Atlanta Fed’in büyüme modeline baktığımızda 2.2% seviyesinde. Veri, 5 Nisan’da ABD’de %1.5 büyümeye işaret ediyordu.
Şunu da belirtmek isteriz ki, Fed tarafından yakından takip edilen 10 yıllık ve 3 aylık tahvil getirisinde terse dönme şiddetli bir şekilde sürüyor. Olası bir resesyon için bu iki spread arasında yukarı yönlü kırılım sinyali ise henüz gözlenmiyor.

ABD 3 Aylık - 10 Yıllık Tahvil Spreadi (2000–2023)
Bankalardan Gelecek Olan Sonuçlar Önem Arz Ediyor
Hafta içerisinde değerli metallerdeki fiyatlamalarda da volatilite yüksek seyretti. Gümüş, 2021’den gelen düşen trendini kırdı. Ons altında ise yeniden 2 bin USD seviyesi üzerinde kalıcılık arayışı hakim.
Haftanın son işlem gününde, Wall Street bankalarından gelen bilançolar takip edilecek.
- ABD'de toplam piyasa değeri 700 milyar USD'yi aşan 6 büyük bankadan üçü Citi, JPMorgan ve Wells Fargo bugün bilançolarını açıklayacaklar.
- Bank of America ve Goldman Sachs 18 Nisan'da, Morgan Stanley ise 19 Nisan'da raporlama gerçekleştirecek.
Raporlar öncesinde, JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, "daha fazla banka çöküş yaşasa bile ABD bankacılığında yaşanan kriz sona ermeye yakın" ifadelerini kullandı.
- CNN’e röportaj veren Jamie Dimon sadece birkaç bankanın SVB’nin yaşadığı problemleri tecrübe ettiğini belirtirken sektörün açıklayacağı bilançoların büyük ölçüde iyi olacağını öngörüyor.
Öte yandan, altı bankanın ilk çeyrek gelirinin yıllık bazda %6’nın üzerinde, hisse başına kârının ise %10 düşüş kaydetmesi de beklentiler dâhilinde. SVB’nin iflasının ardından Wall Street’in altı büyük bankasına mevduat girişleri yaşanmıştı. Mevduat girişleri ile birlikte net faiz gelirinin geçen yılın aynı dönemine göre %30 kadar bir artışa işaret edebileceği belirtiliyor.
Bankacılık sektöründen gelecek olan sonuçlar, endekslerde genele yayılan fiyatlamaları ve diğer sektörlerden gelecek olan 1Ç23 sonuçları öncesinde optimal beklentileri şekillendirecektir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD ve Avro Bölgesi’nde üretici fiyatları beklentilerin altında açıklandı. Kamuda zam görüşmeleri sürüyor. Süt ve tavuk üretiminde gerileme yaşandı.
14 Nis 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?

ABD’nin kripto piyasasını baştan aşağı düzenlemeyi amaçlayan Clarity Act yasa tasarısı, geçtiğimiz günlerde Senato’da kritik eşiği aşamadı. Ancak, tasarının başarısızlığı sadece kripto sektörünün düzenleme beklentisini değil, Washington’daki güç dengelerini, bankaların stablecoin endişelerini ve Trump ailesinin kripto yatırımları etrafındaki etik tartışmayı da görünür hale getirdi



