Yatırım Finansman ile Gündem Masası


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Berna Önsel, Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Uzmanı
Kâr Realizasyonları Ön Planda
Yeni haftaya ABD’deki ‘Juneteenth’ tatili ile başlayan piyasalarda, küresel işlem hacimleri zayıf kaldı. Fed ve ECB öncesi yakın dönemde yılbaşından bu yana zirveleri test eden ABD ve Avrupa borsalarında henüz kısa vadeli olarak gördüğümüz düzeltmeler var. Piyasalarda şu anda ‘FOMO’ – fear of missing out’ korkusunun ön plana çıktığını görüyoruz. Haftanın öne çıkan gündemi ise Fed Başkanı Powell’ın Temsilciler Meclisi ve Senato’da yarıyıllık sunumu ve açıklamalarıydı. Powell’ın konuşması öncesindeki temkinliliğin de risk iştahındaki düşüşü desteklediği belirtilebilir. Bugün, hem ABD hem de Avrupa tarafında açıklanacak olan imalat ve hizmet PMI verileri takip edilecek. ABD’de imalat sektörünün daralma bölgesinde kalmaya devam etmesi bekleniyor. Euro Bölgesi’nde ise beklentiler veride anlamlı bir değişim beklenmediği yönünde.
Fed Başkanı Powell’ın konuşmasını değerlendirdiğimizde, öne çıkan başlık ‘bankalara’ ilişkin vurgular oldu. Bankacılık sisteminin güçlü olduğuna değinen Powell “Silicon Valley Bank’ın daha fazla nakit enjeksiyonuna ihtiyacı olabilirdi fakat esas sorun yönetimsel sıkıntılardan kaynaklandı.” ifadeleri banka iflaslarına ilişkin gündemin halen devam ettiğinin altını çizdi. Hatırlatmamız gerekirse, Fed faiz kararının ardından Powell ‘banka iflaslarının ekonomi üzerindeki etkilerini henüz görmedik’ ifadelerine yer vermişti. Bu bağlamda, 14 Temmuz’da JPMorgan öncülüğünde başlayacak olan 2Ç23 finansallarında krizin etkilerinin net yansımaları gerek sektör gerek endeksler açısından katalizör etki oluşturacaktır.
Goldman S&P 500’de Hedge Tavsiyesinde Bulundu
Goldman Sachs önümüzdeki 12 ayda %25 resesyon ihtimali öngörüyor. Bununla birlikte S&P 500’de yeniden 3.400 seviyesinin test edilebileceği belirtiliyor. Öte yandan, Goldman’ın S&P 500 için baz senaryosu yıl sonuna kadar 4.500’e çıkması ve 12 ayda 4.700’e ulaşması yönünde. Banka, fonların S&P 500 risklerini hedge etmesi tavsiyesinde bulunurken, riskten korunma gerekçeleri arasında şu faktörleri sıraladı: i) yükseliş bekleyenlerin pozisyonlarının kalabalıklaşması, ii) yüksek değerlemeler, iii) tahminlerden daha iyimser bir büyüme görünümünün fiyatlandırılması ve hisse senetlerine göre daha cazip alternatifler bulunması. Goldman’ın baz senaryosu, yaklaşık %9 yükselişe işaret etse de 2024 için volatilite beklentilerinin arttığına işaret ediyor.
Haftanın Şirket Haberi: Amazon.com Inc Prime Day Etkinliği
Amazon, 2015’den bu yana uygulamaya başladığı ‘Prime Day’ indirim günlerini bu sene 11 – 12 Temmuz’da gerçekleştireceğini duyurdu. Amazon, geçmiş dönem fiyatlamaları incelendiğinde Prime Day haftalarında pozitif momentum izliyor. Etkinlik, yalnızca Amazon için değil diğer perakende ve e – ticaret şirketleri için de olumlu olarak değerlendirilebilir. Pazar rekabeti ile mücadele için Walmart ve Target da ilgili dönemlerde indirimler sunmaya başlıyor. Adobe Analytics verilerine göre, geçen yıl Amazon’un Prime Day etkinliği sırasında ABD’deki toplam e-ticaret satışları 11,9 milyar $’ı aştı ve bu 2021′deki etkinlik sırasında kaydedilen genel e-ticaret işlemlerinden daha yüksekti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün gündemin ana maddesini TCMB'nin 27 ay sonra ilk kez verdiği 650 baz puanlık faiz artış kararı oluşturdu.
23 Haz 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?

ABD’nin kripto piyasasını baştan aşağı düzenlemeyi amaçlayan Clarity Act yasa tasarısı, geçtiğimiz günlerde Senato’da kritik eşiği aşamadı. Ancak, tasarının başarısızlığı sadece kripto sektörünün düzenleme beklentisini değil, Washington’daki güç dengelerini, bankaların stablecoin endişelerini ve Trump ailesinin kripto yatırımları etrafındaki etik tartışmayı da görünür hale getirdi



