

Yatırım Finansman , müşterilerine birbirinden özel kampanyalar sunuyor.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Yurt içinde yeni hafta Hazine’nin ihraçları ile başlayacak. Pazartesi günü 10 yıl vadeli sabit kuponlu devlet tahvilinin, Salı günü ise 1 yıl vadeli sabit kuponlu devlet tahvili ile 10 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli devlet tahvilinin ihraçları takip edilecek. TCMB’nin yakın dönemde aldığı makro ihtiyati tedbirler nedeniyle özellike 10 yıl vadeli sabit kuponlu devlet tahviline yönelik talebin güçlü seyretmeye devam etmesi beklenebilir.
Salı günü iktisadi faaliyete yönelik önemli öncü göstergelerinden İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı ve Reel Kesim Güven Endeksi gibi veriler izlenecek. TCMB, yılın 4. ve son Enflasyon Raporu'nu yurt içi haftalık ekonomi takvimine göre en yoğun gün olan Perşembe günü basın toplantısıyla tanıtacak. TCMB’nin yıl sonu tahminleri ve tahmin patikasında yukarı yönlü revizyonlar gerçekleştirdiğini görebiliriz.
- Hatırlatmak gerekirse, Eylül ayı başında yayımlanan Orta Vadeli Program'da yer alan enflasyon hedefleri TCMB’nin Temmuz sonunda yayımladığı yılın 3. Enflasyon Raporundaki tahminlerin üzerindeydi (2022–OVP: 65%, TCMB: 60,4%, 2023–OVP: 24,9%, TCMB: 19,2%, 2024–OVP: 13,8%, TCMB: 8,8%, 2025–OVP: 9,9%, TCMB orta vadeli hedef: 5%).
Eylül ayı Dış Ticaret Dengesi, 3. çeyrek Turizm İstatistikleri ve Ekim ayı Ekonomi Güven Endeksi de Perşembe günü takip edilecek diğer önemli veriler olarak sıralanabilir.
Ticaret Bakanlığı geçici istatistikleri dış ticaretin Eylül’de 10,4 milyar dolar açık
verdiğini işaret etmişti. Ayrıca, her Perşembe olduğu gibi, haftalık
para/banka/menkul kıymet/rezerv verileri de takip edilecek diğer veriler olacak.
Yurt içi piyasaların Cumhuriyet Bayramı tatili nedeniyle yarım gün açık olacağı Cuma günü ise önemli bir veri açıklanmayacak. Son olarak, payları Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin 2022 yılı 3. çeyrek dönem finansal sonuç açıklama sürecinin bu hafta da devam edeceğini not edelim.
Haftalık küresel ekonomi takviminde öne çıkan en önemli gündem maddeleri Perşembe günkü Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı ve ABD 3. çeyrek ekonomi büyüme ilk tahmini ile Cuma günü açıklanacak olan Çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları (core PCE) verileri olacak. ECB’nin 75 baz puan ile faiz artışlarına devam etmesi beklenmekte. Karar metni ve ECB Başkanı Lagarde’ın basın toplantısında faiz artırım patikasına yönelik yapacağı sözlü yönlendirme de piyasaların yakın takibinde olacak.
Konsensüs beklentiler yılın ilk iki çeyreğinde daralan ABD ekonomisinin 3. çeyrek dönemde bir önceki çeyreğe kıyasla %2,3 büyüdüğü yönünde. Verinin beklentileri karşılamaması küresel resesyon endişelerinin artmasına, beklentileri belirgin şekilde aşması ise Fed’in faiz artırım hızına yönelik endişelerin artmasına neden olabileceğinden önemli. Fed’in yakından takip ettiği önemli enflasyon göstergelerinden olan çekirdek kişisel tüketim harcamaları endeksinin aylık bazda %0,5 artışla yıllık bazda %4,9’dan %5,2’ye yükselmesi bekleniyor. Beklenenden daha yüksek bir artış görülmesi yine Fed’e dair endişeleri artırarak küresel risk iştahını baskılayabilir.
Pazartesi günü Çin’den gelecek büyüme, sanayi üretimi dış ticaret ile küresel çapta açıklanacak bileşik PMI verileri, Salı günü ABD Tüketici Güveni ve ABD Hazine Bakanı Yellen’ın konuşması; Perşembe günü ABD Dayanıklı Mal Siparişleri ile Cuma günü Almanya Büyüme ve TÜFE verileri de küresel piyasaların hafta boyunca yakından izleyeceği diğer veriler olarak sıralanabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Piyasalar Avrupa Merkez Bankası'nın Perşembe günü açıklayacağı faiz kararına kilitlenmiş durumda. USD/CNY paritesi 14 yılın zirvesinde. BİST 100 tüm zamanların en yüksek seviyesinde.
24 Eki 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.
14 Eyl 2026

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.



