Yeni sorunlar, yeni kurallar

Hükümetler, günümüzün ekonomik gerçeklikleriyle baş edebilmek için teknoloji sektörüne karşı bakış açılarını yeniliyor.
Yeni sorunlar, yeni kurallar

Papara #n
Papara ile birlikte

Zaman kısıtsız ödeme süreçleri, esnek gider yönetimi: Papara Kurumsal Hesap İşletmeler için finansal hizmetlere erişim, günlük rutinler arasında yer alıyor. Bir günlük ödeme gecikmelerinin bile müşteri ya da iş ortağı ilişkilerini etkileyebileceği, partnerlerin işlerini zorlaştırabileceği gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda geleneksel bankacılık çözümlerinin zaman kısıtları ve diğer engelleri dolayısıyla ihtiyaçların hızını karşılamaya yetmediğini fark ediyoruz. Geçtiğimiz haftalarda kullanıcı odaklı bireysel finansal hizmetlerine yer verdiğimiz Papara, kurumsal müşterileri için tasarladığı ürünler ile aynı anda binlerce kişiye Checkout ile ödeme alma, MassPayment ile ödeme dağıtma ve Corporate Card ile gider yönetimi yapma gibi konularda esnek ve özgür çözümler sunuyor. • Papara Kurumsal Hesap: Yandex, Yemeksepeti, Binance, Uber gibi farklı sektörlerden 1000’i aşkın şirket ve kuruluş tarafından tercih edilen Papara Kurumsal Hesap, geleneksel ödeme sistemlerinin yetersiz kaldığı durumlara kalıcı çözümler sunuyor. Anonim, limited ya da şahıs şirketi sahiplerinin; Papara Kurumsal Hesap ayrıcalıklarından faydalanmak için bu adres üzerinden üye iş yeri formunu doldurması yeterli oluyor. Papara MassPayment®: Müşterilere ya da iş ortaklarına 7 gün 24 saat ödeme yapma süreçlerini çok daha kolay hâle getiren Papara MassPayment ile kurumsal hesap sahipleri, Papara üye iş yeri portalından ya da ihtiyaç duyulan tüm esnekliği sağlayan MassPayment API aracılığıyla ödeme dağıtabiliyor. Kurumsal hesap sahiplerinin Papara MassPayment avantajlarından yararlanması için ödeme yapacakları Papara hesabına ait cep telefonu, e-posta ya da kimlik numarası bilgilerinden birini bilmeleri yetiyor. Papara Checkout®: Pratik bir entegrasyonla işletmelerin müşterilerinden ödeme almalarını kolaylaştıran Papara Checkout hem mobilde hem de webde kullanılabiliyor. Müşteriler, Papara bakiyeleri ya da hesaplarına ekledikleri banka kartları aracılığıyla Papara Checkout'u kullanarak ödeme yapabiliyor. Papara CorporateCard®: Papara'nın CorporateCard çözümü, Papara Card'ın ayrıcalıklarını kurumsal ihtiyaçlarla birleştiriyor. İşletmeler, kurumsal hesaplarına bağlayacakları ve çalışanlarına dağıtabilecekleri Papara CorporateCard'ın harcama limitlerini kalem kalem belirleyebiliyor, ATM'den para çekme iznini ve internet harcamalarını kontrol edebiliyor. • Papara: 2016 yılında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan aldığı Elektronik Para Kuruluşu izniyle faaliyetlerine başlayan Papara, sektörde beşinci yılına eriştiği 2021'de 200 kişilik ekibiyle milyonlarca kullanıcıya ulaşmayı başarıyor. Geleneksel finansal uygulamalar karşısında rekabetçi ve kullanıcı odaklı çözümler sunarak finansal hizmetleri daha erişilebilir hâle getirmeyi amaçlayan Papara, finansal sistem içinde herkesin özgürce var olabilmesi için çalışıyor. Bireysel ve kurumsal kullanıcılar için geliştirdiği yenilikçi finansal hizmetleriyle Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre ön ödemeli kart pazarında %44’lük bir pazar payıyla var olan Papara’da bireysel kullanıcılar saniyeler içinde hesap açarak özgür finansal hizmetlerin avantajlarından yararlanmaya başlayabiliyor.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Bugüne kadar faaliyetlerini gözetim ve denetim baskısından görece uzak sürdüren büyük teknoloji şirketleri için oyunun kuralları değişiyor. Düzenleyici kurumlar, gerek yaptıkları satın almalarla gerek iş birliği anlaşmalarıyla kendi pazarlarında kırılması güç hâkimiyetler oluşturan Facebook, Google, Amazon ve Alibaba gibi şirketleri radarına alıyor. Son dönemlerde otoriteler tarafından başlatılan soruşturmalar, açılan davalar ve alınan kararlar, toplumsal yaşam üzerinde kontrol sahibi olan paydaşların en büyüklerinden devletler ve teknoloji şirketleri arasında değişen güç dengelerinin geleceğine ilişkin önemli ipuçları sunuyor.

  • Avustralya ve yeni medya düzeni: İnternetin geleceği, güney yarım kürede mi şekillenecek? Avustralya’da yasa koyucular, geçtiğimiz yılın sonlarında dijital medya sektörünün alışılageldik işleyişini kökten değiştirebilecek bir yasa tasarısı üzerinde çalıştıklarını duyurdu. Buna göre, Google ve Facebook’un Avustralya merkezli medya şirketlerine ait haber niteliği taşıyan içeriklere bağlantı vermesi veya bunları paylaşması için söz konusu orijinal içerik sahiplerine bir lisans ücreti ödemesi gerekiyor. Bunu görmezden gelmek ise milyonlarca dolarlık para cezalarıyla sonuçlanabiliyor. Tasarıya ilişkin tartışmalar, Google’ın restiyle iyice hararetlendi. Şirketin Avustralya ve Yeni Zelanda bölgesinden sorumlu idari direktörü Mel Silva, ocak ayının sonlarında “Tasarı bu hâliyle yasalaştığı takdirde arama motorumuzu Avustralya’da hizmete kapatmak dışında bir şansımız olmayacak,” derken Avustralya Başbakanı Scott Morrison, tehditlere yanıt vermeyeceklerini söyleyerek hükümetin çizgisini netleştirdi. Tartışmaların odağındaki Google’ın yanı sıra tasarının yasalaşması hâlinde faaliyetleri olumsuz etkilenecek diğer şirket olan Facebook ise görece daha vakur bir açıklama yaparak tasarının “yayıncıların Facebook’u nasıl kullandıklarına ilişkin ticari ve teknik gerçeklikler ile şirketin yayıncılara sağladığı değeri anlamaktan uzak” olduğunu ifade etti. Tüm bu tartışmalar sürerken şubat ayı başında Google, geçtiğimiz yıl tanıttığı “News Showcase” adlı ürününü Avustralya pazarında piyasaya sürdü. Bu ürünle birlikte küresel çapta medya sektörüne 1 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıklayan şirket, Avustralya merkezli medya kuruluşlarına News Showcase’te yer alan içerikleri için ödeme yapacak. Diğer yandan, Google’ın internet aramaları pazarındaki rakiplerinden biri olan Microsoft, geçtiğimiz günlerde Avustralya hükümetinin tasarısına destek verdiğini; tasarı yasalaşırsa kendi arama motoru Bing’i ülkeden çekmeyeceğini ve gelirlerini medya kuruluşlarıyla paylaşmaya hazır olduğunu belirten bir açıklama yaptı. Dünyanın geri kalanı için emsal teşkil edebilecek olan tasarı, bugün itibarıyla parlamentoda tartışmaya açılacak.
     
  • Çin ve teknoloji holdinglerinin geleceği: Pekin merkezli araştırma şirketi Trivium China’dan Kendra Schaefer, ocak ayında konuk olduğu bir CNBC podcast’inde Çin’in gündemine aldığı yasal düzenlemelerin ülkenin teknoloji sektöründe küresel etkiye sahip bir süper güç olma hedefine giden yolun temelinde yer aldığını söylemişti. Schaefer’ın haklı olup olmadığını zaman gösterecek; ancak Alibaba ve Tencent gibi büyük teknoloji holdinglerinin geçtiğimiz yıldan bu yana hükümetle aralarının gerçekten eskisi gibi olmadığı aşikâr. Kasım 2020’de Alibaba iştiraki Ant Group’un halka arzının yetkililer tarafından askıya alınması sektörde büyük yankı uyandırırken ülkedeki düzenleyici kurum SAMR’ın sonraki adımları da devlet denetiminin sıkılaşmakta olduğunu gösterdi. SAMR, aralık ayı ortasında Alibaba, Tencent ve bir diğer şirkete yetkilileri önceki satın almalarına ilişkin olarak uygun şekilde bilgilendirmedikleri için 500’er bin yuan (yaklaşık 76 bin dolar) para cezası kesti. Ceza miktarı küçük olsa da bu olay, yetkililerin teknoloji sektörü karşısında katılaşan duruşunun bir göstergesi olarak görüldü. Aynı ayın devamında yetkililer, Alibaba’yı hedef alan bir antitröst soruşturması başlattı. SAMR, şirketi Taobao ve Tmall isimli e-ticaret sitelerindeki satıcıların başka platformlarda satış yapmasını kısıtlama gibi rekabete aykırı davranışları nedeniyle inceleme altına aldıklarını belirtti. Son olarak bu ay başında SAMR, geçen yılın sonlarına doğru duyurduğu yeni antitröst düzenlemelerini resmen yürürlüğe koyduğunu açıkladı. Yeni kurallar, Alibaba ve bünyesindeki Alipay’in yanı sıra JD.com ve Tencent’e bağlı WeChat Pay gibi uygulamaları da ilgilendiriyor. SAMR, söz konusu düzenlemelerin “platform ekonomisindeki rekabete aykırı davranışları durduracağını ve piyasadaki adil rekabeti koruyacağını” ifade ediyor.
     
  • Avrupa’da antitröst: Avrupa’da yönetimler, özellikle ABD’ye kıyasla çoğu zaman özel sektörle olan ilişkilerini daha kontrollü yürütmeyi tercih ediyor. Dolayısıyla Avrupa Birliği’nin teknoloji sektörü özelindeki regülasyon çabaları aslında uzun bir süredir gündemde yer alıyor. Geçmiş davalara bakmak gerekirse AB’nin şimdiye kadarki en büyük hedeflerinden birinin Google olduğunu görmek mümkün. Avrupa Komisyonu, Google’a 2017’de arama pazarındaki hâkimiyetini suistimal ettiği gerekçesiyle 2,4 milyar avro; 2018’de şirket bünyesindeki işletim sistemi Android’de kendi hizmetlerini rekabete aykırı biçimde kayırdığı için 5 milyar avro; 2019’da ise başka bir antitröst soruşturması sonucunda 1,7 milyar avro para cezası kesmişti. Bugünlerde ise AB düzenleyicilerinin gündeminde Amazon yer alıyor. Kasım ayında Avrupa Komisyonu, Amazon’un sahip olduğu veri yığınını kendinden küçük rakiplerini ekarte etmek için kullandığını belirterek şirkete bir antitröst soruşturması açtı. Komisyon Başkan Yardımcısı Margrethe Vestager, bölgede tüketicilerin çevrim içi alışverişe olan talebinin arttığını; e-ticaretin perakendeye rekabet getirdiğini ve büyük dijital platformların, tüketicileri bu rekabetten doğan faydalardan mahrum bırakmadıklarından emin olmaları gerektiğini ifade etti. Diğer yandan AB yetkilileri Apple, Facebook, Google ve Amazon CEO’larını dijital ekonomi, vergilendirme ve rekabet gibi konulardaki görüşlerini almak üzere görüşmeye çağırdı. Bu ay başında yapılması planlanan görüşme, şimdilik iki ay kadar ertelendi.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

📵 Teknolojinin sınırlarını kim, nasıl çizecek?

Herkese günaydın. Gündemimizde teknoloji şirketlerinin denetimi, antitröst politikaları ve Tesla’nın Bitcoin bahsi var.

15 Şub 2021

Papara ile birlikte
https://netherlandsnewslive.com/the-five-reasons-why-big-tech-is-now-being-tamed-by-the-eu/37819/

YAZARLAR

İren Can Kuyucu

İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?

Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Birol Oğuz

·

09 Eyl 2026

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Doğa Yurduneri

·

08 Eyl 2026

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Ahmet Çelik

·

08 Eyl 2026

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi
ParetoPareto

HİKAYE

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Doğa Yurduneri

·

02 Eyl 2026

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?
ParetoPareto

HİKAYE

İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?