2024 festival sezonunun açılışı: Noise_Media Art

Türkiye’nin ilk uluslararası medya sanatı fuarı olan Noise_Media Art, 12-14 Ocak tarihlerinde Alan Kadıköy'de OI_Music ile başlıyor.
2024 festival sezonunun açılışı: Noise_Media Art

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Türkiye'nin ilk medya sanatı odaklı uluslararası sanat fuarı Noise_Media Art, 12 Ocak 2024 tarihinde OI_Music programıyla Alan Kadıköy’de başlıyor. 21 Ocak’a kadar sürecek etkinlikler, Kadıköy Kent Müzesi, Alan Kadıköy, Kadıköy’deki Tarih Edebiyat Sanat Kütüphanesi ve Notre Dame du Rosaire Kilisesi, Balat’taki Haliç Sanat / Fener Evleri’nde takip edilebilir. Festival, OI_Music, OI_Emerge, OI_Galleries, OI_Public, OI_Talks gibi başlıklara ayrılıyor.

OI_Music, elektronik müzik adına ufuk açıcı, heyecan verici isimleri biraraya getiriyor. Program geç durulmuş olsa da içindeki isimler oldukça güçlü. Şu an kariyerlerinin en iyi dönemlerinden geçen müzisyenlerin, yeni medya sanatıyla iç içe geçen performanslarını izleyeceğiz. Bugün de bu kapsamlı etkinliğin Alan Kadıköy’de düzenlenecek 3 günlük müzik ayağına odaklanıyoruz. 

Not: Festivalin biletlerine ve detaylara buradan ulaşabilirsin. 

12 Ocak Cuma

The Bug feat Flowdan

Kimdir? İngiliz prodüktör Kevin Martin’in dub, dancehall ve elektronik müzik türlerini harmanladığı projesi…

Isınma turu: 2022’de Hollanda’nın Utrech şehrinde Le Guess Festival’de sergiledikleri bu performans.

Beat yaratıcısı ve ses mimarı Kevin Martin, yani The Bug’ın müziği, Alan Kadıköy’ün duvarlarını titretecek kadar güçlü ve sert. Performans sonrası kulaklarınızın çınlamasını istemiyorsanız, bu performans özelinde yanınıza kulak tıkacınızı almanızı şiddetle öneririm. Endüstriyel bir elektronik müzik sunan The Bug’ın setlerinde dub ve hip hop çok fazla, reggae ise tam da dipten kendini hissettiriyor. Canlı performanslarında ritimleri, kakofoniyi andıran bir gürültü olarak değil, ahenkli bir şekilde kulağınızın içine kıvrılıyor. Belki de güçlü baslardan dolayı tam da göğsünüzün üzerinde... Müziğin içine kendinizi bırakmazsanız eğer bu ritimler oldukça sert gelebilir. Yanıp sönen ışıklar ve tüm vücudunuzu titreten bas sesiyle uzun zamandır denk gelmediğimiz bir gece yaşayacağımız ise garanti. 

The Bug’a MC Flowdan eşlik edecek. İkilinin enerjisinin en güzel hissedildiği şarkı ise hiç şüphesiz; Pressure. Ayrıca The Bug’ın kusursuz albümü Fire’ı da dinlemenizi öneririm. 

Andy Stott

Kimdir? İngiliz elektronik müzik yapımcısı, karanlık, yoğun ve atmosferik seslerin ustası. 

Isınma turu: Elektronik müzik platformu RA için kaydettiği bu performans.

Manchester şehrinden çıkma elektronik müzisyen Andy Stott; deneysel tekno, dub ve derin bas unsurlarını birleştirerek özgün bir ses yaratıyor. Otoritelerce beğenilen Passed Me By ve Luxury Problems albümleri Stott’un müziğinde önemli dönüm noktaları… 3 yıl önce çıkardığı Never The Right Time ile hareketli bir melankolik müzik sunan sanatçı, setlerini çok daha karamsar bir hâle getirdi. Zaten Stott da bu durumu şöyle anlatıyor: 

“Müzikteki alt tonu seviyorum. Temel olarak dans pistlerinin karanlık ve agresif doğasını seviyorum. Ve içten bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bestelerimde bu hisleri net bir şekilde işitiyorsunuz.” 

Özellikle Violence şarkısını dinlemenizi öneririm. Andy Stott, bu gecede bulanık seslerle örülü ve biraz da içe dönük bir tekno set sunacak. Stott’a 70 metrekarelik ekranda Alman sanatçı Markus Heckmann’ın yapay zeka ve müziği birleştirdiği görsel işleri eşlik edecek. 

13 Ocak Cumartesi

Michael Rother, Plays NEU!, Harmonia & Solo Works

Kimdir? Michael Rother, Alman deneysel müziğinin efsanevi isimlerinden.

Isınma turu: 2015’te Kopenhag’da verdikleri bu konser.

Gitarist ve multi-enstrümantalist Michael Rother, 1970’lerin başında Almanya’da ortaya çıkan yenilikçi müzik sahnesinin önemli isimlerinden. Festivalde efsanevi bir müzisyen ile karşılaşacak olmamız da bizim şansımız. Müziği nesiller boyunca David Bowie, Brian Eno, Iggy Pop, Sonic Youth, U2, Radiohead, Primal Scream gibi birçok müzisyene ilham kaynağı oldu. Rother, 1971’de efsanevi grup Kraftwerk’ten ayrıldıktan sonra NEU!’yu kurdu. Grubun müziği, deneysel, elektronik ve krautrock türlerinde. Rother’ın şarkıları dinleyicisinde atmosferik bir iz de bırakıyor. Konserde NEU!’nun ikonik şarkısı Hallogallo’yu, Harmonia’nın Deluxe’unu ve Rother’ın solo çalışmalarından Karussell’ı çalacağına da emin olabilirsiniz. Michael Rother’ın müziği, zamanın ötesinde bir atmosfer yaratıyor ve özgün bir deneyselliğe sahip. Gitar odaklı bir yaklaşımla, müziğindeki tekrarlar ve katmanlar, dinleyiciyi hipnotize ediyor. 

Aynı gün Alan Kadıköy’de Taha Kiremitçi de DJ setinin başında olacak ve ona eşzamanlı işleriyle görsel sanatçı Ordinaire x eşlik edecek.

14 Ocak Pazar

Wolfgang Voigt

Kimdir? Alman minimalizmin ustalarından…

Isınma turu: Sanatçının Rückverzauberung projesinin 2012’de yayınlanan versiyonuna kulak verebilirsiniz. 

Minimal teknonun büyük ismi Wolfgang Voigt, performanslarında, seslerle izleyicisine derin bir deneyim sunuyor. Ambiyans ve deneysel elektronik müzik tarzlarını da setlerine dahil eden sanatçının ritimlerinin akışı oldukça etkileyici. Voigt, festivale Rückverzauberung projesi ile geliyor. Proje, sanatçının doğa ile insan arasındaki ilişkiyi keşfetmeyi amaçlıyor. Rückverzauberung Almancada “yeniden büyülenme” anlamına geliyor. Voigt, bu proje kapsamında müzikle görsel sanatları doğanın insanlar üzerindeki büyüsünü anlatan bir ses performansıyla biraraya getiriyor. Sakin ve ayrıca iyileştirici setler bunlar... Proje, doğal manzaraların görsel ve ses olarak işlenerek, insanların dünyasında bir dönüşüm yaratmasını amaçlıyor. Dünyaca ünlü görsel sanatçı Ali M. Demirel de doğa manzaralarını tasarlayarak Voigt’e bu özel akşamda eşlik edecek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎶 Pencereyi açtığımızda İstanbul nasıl duyuluyor?

Fatih Akın'ın "Crossing The Bridge-The Sound of Istanbul" belgeseli, restore edilmiş 4K hâliyle MUBI’de izlenebilecek. Türkiye’nin ilk uluslararası medya sanatı fuarı Noise_Media Art, 12 Ocak'ta başlayacak.

08 Oca 2024

Fotoğraf: İbrahim Uzun / Unsplash

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi