

İskandinav rüzgârları Pera sokaklarında: Vitruta İlhamını sokak kültüründen ve İskandinav yaşam tarzından alan Vitruta , online bir platform olarak başladığı serüvenine 2017’de, hayranlık uyandıran tarihî Yazıcızade Apartmanında açtığı ilk mağazasında devam ederek İskandinav rüzgârlarını Beyoğlu sokaklarında estirmeye başladı. 2018’de ise yönünü, Vitruta’yı hayata geçiren ekibin keyifli sohbetler eşliğinde şarapların ve leziz yemeklerin tadını çıkarmaktan mutluluk duyduğu Pera’ya çevirerek tarihle dolu Meşrutiyet Caddesi’ne giriş yaptı. O günden bu yana Vitruta ; Pera sokaklarının kimliğine, Pera ruhuna ve Pera insanına uyan; küratör titizliğiyle bir araya getirdiği markaların kuzeyin minimal ve zamansız tasarımlarıyla buluşturduğu bir mağaza olarak serüvenine devam ediyor. Öyle ki Vitruta Pera, bu hafta itibarıyla Meşrutiyet Caddesi’nin hemen girişinde yer alan yeni yerine geçerek yepyeni bir Pera sayfası daha açtı . En büyük hayali, bu zamansız mahalleyle her geçen gün bütünleşerek zamansız bir mağaza hâline gelmek olan Vitruta, bugün tüm fiziksel mağazalarında ve online mağazasında Pera’nın ona yüklediği değerleri temsil ederek hayatını sürdürüyor. Vitruta, indirimsiz tüm ürünlerde %20 indirim fırsatı sunan VitrutaSoli kodunu, Pera’dan yolu geçen herkese ulaşması dileğiyle, oldukça değerli gördüğü Soli’nin bugünkü Pera sayısında Soli okuruyla paylaşıyor. Nisan ayı boyunca vitruta.com’da ve tüm Vitruta mağazalarında geçerli olacak bu kodu, tabii ki Pera’da geçirilecek keyifli bir şarap keyfinden sonra da kullanmak üzere mağazalarına davet ediyor.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Meşrutiyet Caddesi ve üzerindeki sanat kurumlarının Pera üzerinde sizce nasıl bir etkisi var? 2018'den bu yana Bilsart, Pera'yla nasıl bir ilişki kuruyor?
— Selman Bilal, Koleksiyoner, CEO, Bilsar
Pera tarihteki kritik konumu, mimarisi ve sosyokültürel yapısıyla büyüleyici bir semt. Hikâyeleriyle ünlü pek çok binası var. Bunlardan bazıları, günümüzde sanat kurumları veya müzelere ev sahipliği yapıyor. Sayısı giderek artan sanat kurumları, Meşrutiyet Caddesi-Karaköy aksını önemli bir kültür sanat rotası hâline getirdi ve sosyal hareketliliğin oluşmasını sağladı.
İnsanlar, tarihî dokuyu bu denli hissedebileceği Pera’ya gelerek hem keyifli vakit geçiriyor hem de burada birbirine yakın pek çok sergi görme imkânı buluyor. Bizim de merkez ofisimizin ve video odaklı çağdaş sanat mekânımız Bilsart'ın yer aldığı, Art Nouveau mimarisine sahip Bilsar Binası, Meşrutiyet Caddesi üzerinde yer alıyor. 2018’de Bilsar Binası’nın garajını dönüştürerek kurduğumuz Bilsart'ı, yaklaşık iki yıldır Meşrutiyet Caddesi’ne bakan ön cepheye taşıdık; hem alanımız büyüdü hem de caddeye bakması dolayısıyla artık çok daha rahat bulunabilir ve gezilebilir bir konumda.
Dinamik bir programımız var, ortalama her 15 günde bir yeni bir sanatçının video sergisine mekân sağlıyoruz. Merkezinde video sanatı olan performans, heykel, resim, ses gibi bir çok mecrada işin eşlik ettiği kapsamlı sergilere de ev sahipliği yapıyoruz. İş birliğini önemsiyoruz — bir aylık küratöryal programlarımız; sanat kurumları veya sanat inisiyatifleriyle iş birliği yaptığımız daha kapsamlı ve birden çok mekâna yayılan sergiler de oluyor.
Aynı zamanda 2020'den beri her yıl düzenlediğimiz Açık Çağrı'yla video sanat üretimine destek oluyoruz. Bilsart’ın bu dinamik yapısının Pera’nın hareketli semt ruhuyla örtüştüğünü düşünüyorum.

Aheste
Pera’nın tadını nasıl anlatırsın, hangi baharatlar var içinde?
— Ömer Dicle, Kurucu Ortak, Aheste
Bugün bizi çocukluğumuza hatta nerdeyse tarihte çok daha eskiye götüren tanıdık notaları daha farklı ve yenilikçi formlarda deneyimliyoruz Pera’da. Hem hâlâ çocuğuz, tarih kokan sokaklarda dolanıyoruz hem de şimdi bu “an”dayız.
Benim burnuma muskat, defne yaprağı, karanfil ve bazen de biraz lavanta geliyor Pera’nın tadını, baharatlarını düşününce.

Pera'nın kedileri
Pera vitrinlerinde neler çıkar karşına?
— Selçuk Gerger, CEO, Nova Pera
Eğer gezdiğiniz sokaktaki vitrinler, 1900’lü yıllarda o semti inşa etmiş mimarların imzalarıyla süslüyse; ürünlerin en yenisiyle birlikte İstanbul’da bulabileceğiniz en eskiyi de doğal bir estetik anlayışla dizilmiş görüyorsanız; esnafın yağmurlu bir Pera gününde kıyamayıp içeri aldığı ve artık o vitrini kendine yuva edinmiş yavru kedinin dolaştığına şahit oluyorsanız... Evet, Pera’dasınız.
Aynı anda geçmişi anıp iç geçirdiğiniz ve semtin insanlarının zevkiyle keyiflenip geleceğe umutla baktığınız o vitrinler, aslında tüm Pera sokaklarının birer aynasına dönüşüyor.
Pera’da bir festival hayal edelim, headline’ında kimler var?
— Deniz Kuzuoğlu, Direktör, İKSV Salon
Pera’nın müziğin merkezi olmasını sağlayan Babylon ve Salon İKSV’de gerçekleşmiş ve hâlâ unutulamayan konserlerden isimlerle bir festival programı yapardım: Galata Kulesi önünde Patti Smith, Tünel Meydan’da Manu Chao, St. Antuan avlusunda Ólafur Arnalds, Tepebaşı otoparkında önce Selda Bağcan’ın konuk olduğu bir Khruangbin ve ardından Erkin Koray’ın konuk olduğu bir King Gizzard & The Lizard Wizard konserleriyle tüm gün müziğin susmadığı bir Pera’nın hayali bile güzel.

Selin, Pera'da Bir Suare etkinliğinde şarapları anlatıyor
Pera'yı konuştuğumuz bir sofra için hangi şarabı seçerdin? Nasıl bir şarap bu seçtiğin şarap? Neden onu seçtin?
— Selin Osmanoğlu, WSET3 Sertifikalı Şarap Uzmanı
Pera’yı konuştuğumuz bir sofra için Kalecik Karası üzümünden yapılmış bir şarabı tercih ederdim. Kendileri en iyi yıllanma potansiyeline sahip yerel üzümlerimizden. Bu sebeple yıllanmış yıllara övgü Pera’ya, yılları bugüne taşıyabilen Kalecik Karası eşlik etsin isterdim.
Kalecik Karası çilek ve ahududu gibi kırmızı meyvelerin ön planda olduğu; hafif gövdeli, orta asitli ve düşük tanenli bir şarap. Canlı ve kıpkırmızı meyve kokuları belki bizi tramvayla İstiklâl Caddesi’ne çıkarır; olgunlaşmadan ve yıllanmadan gelen kokuları Pera’nın sahaflarında dolaştırır. Bir şarap örneği de Kavaklıdere Prestige Kalecik Karası.
Beyoğlu’nun diğer semtlerinden (Çukurcuma’dan, Galata’dan ve Cihangir’den) farklı mı birçok mahalleyi içine alan Pera’da Peralı olmak? Ya da onları da kapsayan bir çember mi?
— Deniz Bulutsuz, Kurucu Ortak, Ondakka
Bence Pera aynı ailede büyüyen ama göz renkleri dışında hiçbir özellikleri aynı olmayan kardeşlerin en büyüğü! Hepsinden daha sakin ve vakur gözükse de içinde sadece en sevdiği arkadaşlarıyla ortaya çıkan muzip bir karakter de saklıyor. Pera'da Peralı olmak da bence bu büyük kardeşin en yakın arkadaşı olmak gibi — eğlence, sakinlik, sürprizler ya da rutinler her daim elinin altında ve her zaman çok tanıdık.

İdil ve Öykü, Pera'da Bir Suare etkinliğinde
Peralıları neler bir araya getirir? Bir mekân, bir konu, bir mesele? Gerçeklik bi kenarda dursun şimdi. Peki sen Peralılar neyin etrafında bir araya gelsin; mahallelilerin buluştuğu konular, mekânlar hayaller neler olsun isterdin?
— İdil Atay, Oi The Blog
Benim için eskiye duyulan özlemin en güçlü şekilde hissedildiği yer Pera. Bu sebepten olsa gerek Pera’da bulunduğum her an kafamın arka planında bir “Her şey ne güzeldi, umarım bir gün tekrar o günlere kavuşuruz,” düşüncesi var ve son zamanlarda çoğumuz için bu konu açılmadan Pera’da bulunmak imkânsız gibi geliyor.
O yüzden samimi bir şekilde tam olarak “Eskiden nasılsa öyle,” olsun isterdim gibi hissediyorum. Konserlerden, müzikten konuşalım; yeni açılan bir mekânı veya galeriyi, hatta kişisel dertlerimizi konuşmayı tercih ederim. Sıradanlığın da kendine özgü bir güzelliği var — ben bizim sıradanımız bu olsun isterdim; öyleydi, umuyorum ki bir gün tekrar öyle olsun.
Şimdi hayal et, Pera'da yürüyorsun. Gözün güzel binalarda. Bir apartmanın önüne denk geliyorsun. O apartman hangisi? Önünde durup kiminle neleri konuşuyorsunuz? Apartman önü muhabbetinin konusu ne?
— Öykü Doğan, Oi The Blog
Palazzo Corpi’nin tam önündeyim, daha önce önünden defalarca kez geçmiş olmama rağmen dayanamayıp duraksayarak telefonumda bulunan onlarca fotoğrafı arasına bir yenisini daha ekliyorum. Hayal bile olsa yanımda İdil’i düşünmemek imkânsız —çünkü hep o vardır— yüksek ihtimalle "Keşke bütün sokaklar bu güzellikte olsaydı," konuşmaları yapıyor ve İstanbul ile aramızdaki tuhaf aşk/nefret ilişkisini bir kez daha değerlendiriyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması Grönland’ın doğusundan başlayıp güneye doğru ilerleyecek ve ardından İzlanda’nın batı kıyıları ile İspanya’nın kuzeyinden geçecek. Yaklaşık iki dakika sürecek bu doğa mucizesine tanık olmak isteyenler için farklı zevklere göre öneriler hazırladık.

23-28 Haziran arasındaki Paris Erkek Moda Haftası bir kez daha gösterdi ki bugün moda yalnızca kıyafet üretmiyor; şehirlerin kültürel ritmini belirleyen, farklı disiplinleri aynı masada buluşturan ve en beklenmedik karşılaşmalar için alan açan canlı bir ekosistem olmaya devam ediyor.

Kuruçeşme'de, sadece randevuyla hizmet veren Salon Kantiem, Türkiye'nin ilk bağımsız saatçilik butiği olma iddiasında. Ama bir mağazadan çok bir buluşma noktası olarak tasarlanmış. Türkiye'de bağımsız saatçilikte yaşanan dönüşümün ortasında duran isimlerden biriyle, Turkish Watch Guy'ın kurucusu ve yeni açılan Salon Kantiem'in ortaklarından Doruk Ünlü'yle saatlerin anlattığı hikayelerden ve Türkiye'nin potansiyelinden sohbet ediyoruz.

Belki Canelé’sini belki Earl Grey’li kekini tattınız ama muhtemelen henüz onunla tanışmadınız. Mitte Brot'un pasta şefi Gökçe Durukan, şehrin kahve laboratuvarı Petra’nın kahve eşlikçileriden sorumlu. Sabahın erken saatlerinde müşterilerine sıcak ve taze ürünler servis etmek üzere geceden çalışmaya başlayanlardan yalnızca biri. Gecenin son, sabahın ilk durağının temsilcisi. Gökçe’yle pâtisserie yaklaşımlarına, pasta şefi olarak rutinlerine ve şehirde gece çalışmaya dair laflıyoruz.




