Musk vs. Zuckerberg

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Teknoloji sektörünün iki büyük milyarderi Elon Musk ve Mark Zuckerberg, bir kafes dövüşünde karşı karşıya gelmek üzere sosyal medya üzerinden anlaştı.
Detaylar: Elon Musk'ın Twitter'da Zuckerberg ile "kafes dövüşüne hazır olduğunu" belirten paylaşımının ardından Zuckerberg, Musk'ın tweet'inin ekran görüntüsünü "bana konum gönder" başlığıyla yayınladı.

Bunun üzerine Elon Musk, Ultimate Fighting Championship (UFC) müsabakaları için kullanılan ve Nevada'da bulunan dövüş alanını kast ederek "Vegas Octagon." karşılığını verdi. Ardından, Zuckerberg'e meydan okumasının tamamen ciddi olmayabileceği imasında bulunan tweet'ler paylaştı.
Arka plan: Meta geçtiğimiz haftalarda, "Twitter'a yanıt" olarak lanse ettiği projesini çalışanlarıyla paylaştı. Şirket üst düzey yöneticisi Chris Cox, Proje 92 –ya da bazı yinelemelerde Barselona– olarak adlandırılan ve rakibi Twitter'ı öldüreceğini umduğu prototip uygulamayı gösterdi.
- Şirket, proje açıklamasını yaparken, "Kamuya mal olmuş kişilerden akılcı şekilde yönetilen platforma sahip olmak istediklerini duyuyoruz" açıklamasında bulundu.
- Uygulamanın Threads olarak adlandırılması bekleniyor ve ekran görüntüleri, Beğen ve Retweet işlevlerine benzer butonlarla Twitter'a benzer sürekli bir metin kaydırma özelliğine sahip olacağı biliniyor.
- Teknoloji şirketi şimdiden uygulamayı test etmeleri ve kitleleri katılmaya teşvik etmeleri için yüksel profilli isimlerle görüşüyor. Oprah Winfrey ve Dalai Lama, hesap açmaları için görüşülen ünlüler arasında.
- Yeni uygulamanın lansmanının bu ay sonu ya da gelecek ayın başında yapılabileceği, bir süredir işe alımların sürdüğü iddia ediliyor.
Bilgi notu: Mark Zuckerberg'ın Twitter'da gözü olduğu uzun zamandır biliniyor. 2008 yılında platform henüz iki yaşındayken, Facebook Kurucusu Twitter'ı 500 milyon dolar karşılığında satın almaya çalışmıştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.




