Yerinden mi edecek, yardım mı?

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
IBM CEO'su Arvind Krishna, yapay zekanın ilk olarak beyaz yakalı işleri etkileyeceğini; ancak çalışanları yerlerinden etmek yerine onlara yardımcı olabileceğini belirtti.
Ek bilgi: 2023 ikinci çeyrek boyunca, veri ve yapay zeka ürünleri IBM'in en büyük bölümü olan yazılım işinin, en hızlı büyüyen parçası oldu.
Açıklamalar: Krishna CNBC'de verdiği demeçte, üretken yapay zeka ve büyük dil modellerinin "kurumsal süreçleri daha üretken hale getirme" potansiyeline sahip olduğunu söyledi.
"Bu, aynı işi daha az insanla yapabileceğiniz anlamına geliyor. Üretkenliğin doğasında bu var. Aslında etkilenecek ilk rol grubunun - benim deyimimle - arka ofis, beyaz yakalı işler olduğuna inanıyorum."
- Krishna, çalışma çağındaki nüfusun azalmasına yol açan bir "demografik yapı dezenflasyonu" olduğunu da sözlerine ekledi.
"Dolayısıyla üretkenliği artırmanız gerekiyor, aksi takdirde yaşam kalitesi düşecek. Ve bence yapay zeka elimizdeki tek cevap."
Bir adım geriden: Geçtiğimiz Mayıs ayında IBM, müşterilerin makine öğrenimi modelleri oluşturmasına, eğitmesine ve dağıtmasına olanak tanıyan bir yapay zeka oluşturma aracı olan WatsonX'i duyurmuştu.
- Bu, IBM'in veri ve analiz birimi Watson Health'i yıllar süren kârsızlığın ardından satmasının yaklaşık 15 ay sonrasında gerçekleşti.
İstihdam: Krishna o dönemde, insan kaynakları gibi departmanlarda yapay zeka ve otomasyonla yapılabilecek yaklaşık 7 bin 800 iş olduğunu söylemişti. CNBC, IBM'in yaklaşık 3 bin 900 kişiyi işten çıkarmayı planladığını doğruladı. Firma 2022 yıllık raporunda, IBM ve tamamına sahip olduğu iştiraklerinin 175'ten fazla ülkede 288 bin 300 çalışan istihdam ettiğini belirtti.
- Şirket CEO'su güncel açıklamasında, "Dediğim gibi, önümüzdeki beş yıl boyunca bu beyaz yakalı rolleri doldurmayacağız. Ancak dijital işgücü ya da yapay zeka botları, bu işi yapan diğer insanlarla birlikte çalışıyor ve onları güçlendiriyor. Dolayısıyla 7 bin 800 sayısı buradan geliyor" ifadelerini kullandı.
"Bu kesinlikle yerinden etme değil - artırma. Ne kadar çok işgücüne sahip olursak, özellikle de insan temelli değilse, o kadar büyüme yaratırız. Bu konuda hepimiz kendimizi daha iyi hissetmeliyiz."
Hatırlatma dozu: Mayıs ayında verdiği bir röportajda Krishna, yapay zekanın yerini alacağından daha fazla iş yaratacağını söylemişti.
Bununla birlikte: Singapur Başbakan Yardımcısı Lawrence Wong da Haziran ayında benzer bir yorumda bulunarak, yapay zekanın işgücü piyasasını bozabileceğini; ancak işleri tamamen ortadan kaldırmayacağını belirtmişti. Wong, teknolojinin insanları daha üretken hale getirebileceğini ve daha fazla iş yaratabileceğini de sözlerine eklemişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.




