“Mülkiyet hakkı ve Anayasa eşiği”

Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından Anayasa Mahkemesi'ne ilişkin verilen karar, ekonomi çevrelerinde "hukukun yabancı yatırımcıya etkisi" üzerinde tartışmalara neden oldu.
“Mülkiyet hakkı ve Anayasa eşiği”

13 Kasım - Alternatif Bank - Pareto
Alternatif Bank ile birlikte

Yepyeni dünyaları keşfetme zamanı: Alternatif Banklılara yıllık Boodio üyeliği 1 TL Hayatı kolaylaştıran yenilikçi çözümler ve sunduğu avantajlarla fark yaratan Alternatif Bank , müşterilerine kitapların keşfedilmeyi bekleyen diyarlarında istedikleri zaman istedikleri yerde yolculuğa çıkabilmeleri için Boodio ’yla çok özel bir fırsat sunuyor. Boodio nedir? Aylık abonelik sistemiyle hizmet veren Boodio; e-kitap, sesli kitap, tefrika, akademik içerik ve Boodio’ya özel içerikleri online olarak kullanıcılarının beğenisine sunan bir platform. Kampanya detayları: Alternatif Bank, Alternatif Bank Bonus Card veya VOV Kart sahiplerine Boodio yıllık üyeliğini 358 TL yerine sadece 1 TL ’ye sunuyor*. Kampanya hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilir, siz de kolayca Alternatif Bank müşterisi olarak avantajlarla dolu bir dünyaya yelken açabilirsiniz. *Boodio kampanyasından yararlanmak için yıllık üyelik harcamanızı Alternatif Bank Bonus Card veya VOV Kart ile yapmanız gerekiyor.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 8 Kasım 2022 tarihinde bir ilke imza atarak, Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay Milletvekili seçilen Gezi Parkı davası tutuklusu Can Atalay hakkında ihlal kararı veren Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Yargıtay, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hükmün uygulanmamasına hükmederken, Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi işlemlerinin başlaması için TBMM’ye yazı gönderilmesine de karar verdi. 

Ekonomi camiasından tepkiler

Yargıtay tarafından tarihinde bir ilk olarak verilen hüküm ekonomistler, yatırımcılar ve sermaye piyasası mensupları arasında tartışma konusu oldu. Bazı ekonomistler, özellikle Türkiye’nin dışarıdan kaynak girişlerine ihtiyaç duyduğu böylesine bir dönemde üst yargı mercîleri arasında çıkan bir ikilik durumunun yabancı yatırımcılar arasında bir paniğe sebep olacağını söylerken, bazı ekonomistler ise “Çin” örneği vererek yabancı sermayenin hukuktan ziyade kârlılığa önem verdiğini ifade etti.

Konuyla ilgili açıklama yapan InvestAZ CSO’su İris Cibre, "Bugün başka bir eşik aşıldı. Mülkiyet hakkı ve Anayasa eşiği. İşte yabancı yatırımcı buna bakar. (...) Vur kaça gelir yabancı. Siz vur kaç parası gelir diyorsanız haklısınız tabii. Tartmanız gereken biz vurkaç mı yoksa uzun vadeli yatırımcı mı istiyoruz. Hakkını hukukunu arayabileceğinden şüphe duyan bir yatırımcı, belirsiz bir ortamda ne fabrika kurar ne de 10 yıl vadeli tahvili HTM, 100 endeks hisseyi 10 yıl tutar" ifadelerini kullandı.

Yargıtay kararına ilişkin yorum yapan Ekonomist Uğur Gürses, "En basit alacak-verecek ya da kamu idaresiyle olan ihtilafında karar verecek yargı merciinin 'kitaba' göre mi yoksa yargı dışı bir merkeze bakarak mı karar vereceği hem yabancı sermaye için, hem de biz yurttaşlar için çok önemlidir. Düzenleyici hukuka uymayan yargı en ürkütücü olanıdır... Anayasayı tanımayan bir mahkemenin olduğu yerde mülkiyet haklarının güvencesi yoktur" dedi.

Konuyla ilgili “Yüksek yargı çatışıyorsa yabancı sermaye gelir mi?” başlıklı bir yazı kaleme alan Ekonomi Gazetesi yazarı Şeref Oğuz, yazısında, “Mehmet Şimşek ve Gaye Erkan ikilisi, yeniden para arama turlarına çıkıyorlar. ‘Ben para aramıyor, yatırım çekmek için dolaşıyorum’ diyen Mehmet Şimşek, gideceği Amerika’da yatırımcılara ne anlatacak? ‘Üst yargınız birbiriyle çatışırken, bize hukuki güvence vermeniz imkansız’ demezler mi?” ifadelerine yer verdi.

Katıldığı bir programda konuyla ilgili konuşan Prof. Dr. Burak Arzova ise, “Ben bir doğrudan yabancı yatırımcı olarak hiç tanımadığım bir ülkeye gitmek istediğimde beni orada koruyacak olan tek şey o ülkenin kanunlarıdır. Eğer o ülkenin kanunları değişiklik gösterirse, o ülkenin kanunları benim fabrikamı koruyabilirse, benim ettiğim kârı koruyabilirse, o zaman ben şunu bilirim ki benim mülkiyet hakkım anayasal çerçeve içerisinde güven altındadır” dedi. Verilen Çin örneğine de değinen Arzova, Çin’in özellikle yabancı yatırımcılar açısından kanunlarda değişiklik yapacak ya da güvenceyi ortadan kaldıracak çalışmalara girmediğini söyledi. 

“Yabancının Yargıtay kararıyla ilgilendiğini sanmıyorum”

Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan finans dünyasından bir kaynak, yabancı yatırımcının ülkenin hukuki işlerliğinden ziyade elde edeceği getiriyle ilgilendiğini söyleyerek, “Hiçbir yabancı portföy yatırımcısının Yargıtay kararı gibi herhangi bir şeyle ilgilendiğini sanmıyorum. Çünkü Türkiye’de ve dünyanın geri kalanında yatırımcılar yatırımın dönüşüyle ilgilenir. Bunun dışında hukukun işlemezliği onların gözünde değildir. İlgilendikleri şey TL’nin devalüe olmaması ve sağlayacakları getiridir” ifadelerini kullandı. 

Yabancı yatırımcının yatırım tercihleriyle alakalı da yorum yapan kaynak, yatırımcıların önümüzdeki dönemde borsadan ziyade DİBS ve TL mevduatla daha çok ilgilenebileceğini düşündüğünü söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

“2021-2022 yıl sonunda, dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden biri olan BlackRock’ın sahip olduğu fonlar içerisinde en yüksek reel getiriyi sağlayan fon Türkiye fonu oldu. Bunu sağlayan unsur, kurun baskılanması ve bununla birlikte enflasyondan yüksek getiri sağlayacak bir yatırım aracının olmaması sebebiyle borsanın yükselmesiydi.

Mevcutta böyle bir ortam yok. Mehmet Şimşek ve Gaye Erkan’ın söylemleri gayet TL mevduatın çekicileştirilmesi ve kurun serbest bırakılması tarafında. Bu da aslında hem yerleşik hem de yurt dışı yerleşik yatırımcılar için borsanın çekiciliğini genel olarak düşüren bir şey. Çünkü faiz arttığı zaman ve kur serbest bırakıldığı zaman borsada yapacağınız yatırım size negatif bir dönüş sağlayabilirken, TL mevduat pozitif reel faiz sağlamasa bile en azından paranızın değerinin negatife değil pozitife gitmesine sebebiyet verir.”

“Siyasi gelişmelerin pek etkili olduğu söylenemez”

Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan başka bir kaynak ise, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye bakışına ilişkin en önemli göstergelerden biri olan Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) son gelişmelerden olumsuz etkilenmediğini ifade etti. 

“Hem CDS hem de Eurobond fiyatlamasında yurt dışı piyasası siyasi gelişmeleri pek takmadı açıkçası.” diyen kaynak, “Bu siyasi gelişmelerin pek etkili olduğu söylenemez. Bunu geçtim; biz İsrail savaşında bile negatif etkilenmedik CDS tarafında” diye de ekledi. 

Yabancı para cinsinden tahvil (Eurobond) piyasasının tamamen yurt dışındaki gelişmelere bağlı olduğunu, fakat TL tahvil piyasasının bir miktar daha genişlemesi durumunda siyasi gelişmelerden etkilenebileceğini ifade eden kaynak, “Şunu söyleyebilirim; Eurobond ve CDS tarafında nötr, fakat TL tarafında Dolar/TL yukarı gitti, TL tahvil piyasası bir miktar daha genişledi. Orada artık yabancı bir miktar daha bu siyasi gelişmeleri takip edebilir diye düşünüyorum” dedi.

Sonuç olarak

Sonuç olarak “sıcak para” diye tabir edilen kısa vadeli portföy yatırımları, Yargıtay’ın aldığı karardan çok etkilenmemiş olabilir. Bu durumu kararın ardından Borsa İstanbul’da sert bir düşüş gerçekleşmemesi, yabancı takas oranında bir gerileme yaşanmaması ve kararın ardından Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin 370 puanlara kadar gerilemesinden çıkartabiliriz. Zaten bu tarz yatırımlarda yatırımcı, uzun soluklu kalmayı planlamadığı için ülkenin durumuna değil, alacağı getiriye odaklanır. 

Fakat, kısa vadeli portföy yatırımlarından ziyade daha yüksek düzeyde hukukî güvence gerektiren doğrudan sermaye yatırımları, etkileri kısa vadede hissedilmemiş olsa dahi karardan etkilenmiş olabilir. Özellikle henüz geçtiğimiz günlerde bir yerli-yabancı ortaklığı tarafından yapımı iptal edilen milyar dolarlık batarya fabrikası yatırımı, her ne kadar farklı nedenler öne sürülse de bu kararın yarattığı etkiden dolayı iptal edilmiş olabilir.

Burada bu iki yatırım türü arasından Türkiye’nin tercihi mutlak surette uzun vadeli doğrudan sermaye yatırımları olmalıdır. Çünkü tabiri caizse “sıcak para el yakar” ve kârını aldıktan sonra ardına bakmadan çekip gitme riski taşır. Fakat uzun vadeli, istikrarlı bir doğrudan yatırım ülkeye hem teknoloji transferi, hem istihdam hem de üretim alanlarında katkıda bulunacak ve bir gün yatırımdan vazgeçilse dahi ödenilen tazminat ve vergilerle bu ülkeye katkıda bulunmaya devam edecektir.  

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🕰️ Zaman yönetimi, yabancı güveni

Zamanlamayla ilgili belirsizlikler, iş dünyasında koordinasyon sorunlarına yol açabiliyor. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin AYM'ye ilişkin kararı, hukukun yabancı yatırımcıya etkisi üzerinde tartışmalara neden oldu.

13 Kas 2023

Alternatif Bank ile birlikte
🕰️ Zaman yönetimi, yabancı güveni

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Cem Arıdağ

·

17 Tem 2026

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?
ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?
ParetoPareto

HİKAYE

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Doğa Yurduneri

·

14 Tem 2026

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?
ParetoPareto

HİKAYE

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Hüseyin Kaplan

·

14 Tem 2026

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak