Kırılgan tatlılar, buluşmalar ve bağımsız yayıncılık üzerine


Bu tasarım, bambaşka bir tasarım: Yeni Toyota C-HR Hybrid Yepyeni bir duruşla yollara çıkmaya hazır. Toyota C-HR Hybrid , ikinci nesliyle şimdi Türkiye’de. Nedir? Toyota ’nın SUV segmentine ve otomobil anlayışımıza farklı bir bakış açısı getiren, 1.8 litrelik tam hibrit motora sahip ikonik modeli Toyota C-HR Hybrid ; Bir tasarım ikonu . Tanıştığınız an kalbi hızlandıran keskin ve çarpıcı detayları, kalıpların dışında, adeta bir konsept araç tasarımına sahip. Spor tavrını coupe profilinde ileri taşıyan model, ilk defa arka sütunu kapsayan çift renk gövde tasarımla buluşuyor. Çekici bir birliktelik için göz dolduran farklı renklerde sunuluyor, tasarımda ayrıcalığa önem verenler için tüm seçenekleri ortadan kaldırıyor. Lüksle iç içe . Üç farklı premium donanım seçeneği sunuyor. Otonom sürüşün kapılarını açan Gelişmiş Otomatik Park Sistemi, Akıllı Şerit Değiştirme Asistanı, perdesiz termal yalıtımlı panoramik cam tavan, kullanıcı odaklı dijital kokpit, JBL ses sistemi, “shift by wire” elektronik vites ve günün her saatine uygun ambiyans aydınlatması sayabileceğimiz ayrıcalıklı özelliklerinden yalnızca birkaçı. Geleceği düşünüyor . Teknolojik özellikleriyle öne çıkarken ilk nesle göre iki kat artırılmış geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı ve vegan iç döşemesiyle daha çevreci bir model olarak adım atıyor. Sizi her gün, ilk günkü gibi etkilemeye hazır Yeni Toyota C-HR Hybrid ile bu bağlantıdan tanışabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Ümit, namıdiğer Huo Rf'in ismi geçince insanın aklında "bağımsız" ifadesi ve etrafından dallanıp budaklanan kelimeler canlanmaya başlıyor. Bağımsız bir sanatçı ve pek ilham aldığımız border_less'ın kurucularından Huo Rf'in işlerine daha yakından bakınca detaycılığı ve küçük şeylere, iyi ki, yüklediği büyük anlamlar tomurcuklanıyor dallarda. Şimdi, ayaküstü iki lafın belini kırmaktan öte birkaç kelam ediyoruz. Huo Rf'e, SERVICE buluşmalarının başlangıcından border_less’ın yolculuğuna kulak veriyoruz.
Geçenlerde SERVICE’ın üçüncü edisyonunu gerçekleştirdin. Bu buluşma serisinin çıkış noktasından bahsedebilir misin?
2019’un sonlarında, üzerinde çizimlerimin ve resimlerimin bulunduğu kırk küsür seramik tatlı tabağı ürettim. Bu tabaklarla sanatsal pratiğime katkıda bulunan, birlikte çalıştığım ve ürettiğim, beni besleyen ve destekleyen farklı profesyonelleri bir araya getirmek ve onlara hem acı hem tatlı, kırılgan bir tatlı “servis” etmek istedim. Bir masa etrafında toplanan bu kişilerin aynı zamanda kendi deneyimlerini birbirlerine aktarmaları kaçınılmazdı. Dolayısıyla bu buluşma serisi, tatlı ve deneyimlerin sunumu temasıyla SERVICE adını aldı.
İlkini Simbart'ta, kısmen küçük bir ekiple, ikincisini Türkan Özilhan'ın ev sahipliğinde, üçüncüsünü Soufiane Ababri'nin The Pill'deki sergisi vesilesiyle düzenledim. Her buluşmada Deniz Aşık, Berfin Erdoğan, Smelt&Co'dan Samet ve Sinan gibi farklı şeflerle yakından çalışma fırsatı buldum. İşbirliği her zaman üretim pratiğimin temel taşı oldu; düşündüğüm, hissettiğim ya da gördüğüm şeylerde yalnız olmadığımı bilerek üreten kişilerle paylaşmayı ve aynı noktada dayanışmayı önemsiyorum.

SERVICE buluşmalarından
Fotoğraf: Elif Kahveci
Gelelim Melek Gençer Vardar ile 2018’de kurduğunuz, görsel sanatlara odaklanarak farklı coğrafyaları birbirine bağlayan çevrimiçi platform border_less’a. Nasıl bir fikirle başlayıp bugün ulaştığı noktaya geldi?
border_less’ı kurmaya bir gecede karar verdik ve hızlıca altyapısı için çalışmaya başladık. Çevirimiçi olarak global anlamda görsel sanatlara yönelik İngilizce ve Türkçe, bazen sanatçının ya da serginin gerçekleştiği bölgenin ana veya resmî dilinde yayın yapacak bir platform olarak kurguladık. Amacımız, tamamen çevrimiçi ücretsiz bir arşiv oluşturmaktı. Akabinde 2019’da Türkiye’nin ilk geniş ölçekli sanatçı ve sanat kitapları etkinliğini organize etmeye başladık. 2021’den bu yana border_less EDITIONS başlığı altında sanatçılarla işbirliği içinde gerçekleştirdiğimiz edisyonlu ve varyasyonlu işler ürettiğimiz bir serimiz bulunuyor; her sene farklı galeriler ve kültür sanat mekanları ev sahipliğinde sergiler organize ediyoruz. Bu seriyi bir noktada farklı ülkelere taşımak istiyoruz.
Melek’le hem farklıyız hem de çok aynıyız. Genelde sanat zevkimiz aynı yönde; border_less’ın arkasında ciddi bir arkadaşlık ve dayanışma bağı var. Avukatımız Selim Bilen, her konuda desteğimiz Esra Arslan, border_less’ın sürdürebilirliğini sağlayan bütün destekçilerimiz, danışmanlarımız ve işbirliği yaptığımız tüm kurumlar, biyolojik ve seçilmiş ailelerimiz, arkadaşlarımız. Dayanışma, birlikte üretme bu toprakların geçmişi ve geleceği. border_less aynı şekilde hem bireysel çabamızla hem de kolektif dayanışmayla bulunduğu bu noktaya gelebildi.

border_less ARTBOOK DAYS 2022
Fotoğraf: Elif Kahveci
2019’da da Türkiye’nin en geniş ölçekli sanatçı ve sanat kitapları etkinliği border_less ARTBOOK DAYS’i organize etmeye başladınız. Türkiye’de bağımsız yayıncılığı ve sanatçıların görünürlüğü üzerindeki etkisini nasıl yorumluyorsun?
2019 öncesinde Türkiye’nin, özellikle sanatçı kitapları özelinde, önemli bir yayın pratiği ve geçmişi var. 2019 yılından bu yana, etkinliklere paralel olarak aynı zamanda bir kitap fonu organize ediyoruz: border_less KİTAP FONU. Bugüne dek altı yayının üretimine ve araştırma sürecine destek olduk ve border_less olarak bu sürecin organizasyonunda aktif rol aldık. Uluslararası jürisi, sözleşmeleri, açık çağrıları, iletişimi derken, oldukça emek gerektiren bir süreci yönetiyoruz. Yerel üretimler nezdinde katkımızın olduğunu düşünüyorum.
ARTBOOK DAYS tarafında, etkinliğin özellikle sanatçı kitapları ve bireysel yayınlar konusunda önemli bir alan sağladığını görüyoruz. Geçtiğimiz beş edisyonda katılımcılarla yakın ilişkiler kurduk, yeni işbirlikleri geliştirdik, yeni üretimler için fikirler ürettik ve bu yönde girişimlerde bulunmaya devam ediyoruz. Etkinliğin en büyük etkisi farklı sanatçıları, inisiyatifleri, dernekleri, vakıfları, galerileri, sanat kurumlarını bir araya getirmesi. Bu birlikteliğin en çarpıcı tarafı ve ortak paydası, çok zor şartlarda üretilen kitaplar.
Yayın üretmek, meşakkatli bir süreç ve zorlu bir ekonomik planlamayı gerektiriyor. Özellikle ekonomik koşullar göz önünde bulundurulduğunda bir kitabın ortaya çıkması oldukça çok zor. Basılı yayınları bir kenarda tutuyorum, çevrimiçi bir platformu sürdürebilir kılmak bile zorlayıcı. Ancak hâlâ bu süreci üstlenen kişiler var ve üretim bir şekilde devam edecek.
border_less ARTBOOK DAYS’in görünürlüğü 2019’dan bugüne farklı ev sahiplerimiz, tüm katılımcılarımız, destekçilerimiz ve ziyaretçilerimiz, ayrıca yurtdışında katıldığımız fuarlar sayesinde artıyor. Etkinliğin görünür olması, katılımcıların üretimleri açısından da aynı paralelliği sağlıyor.
Son olarak severek takip ettiğin kitap fuarlarını bizimle paylaşır mısın? Hemen ajandamıza not alalım.
Paris Ass Book Fair, Printed Matter New York, Athens Art Book Fair, Cairo Art Book Fair, Miss Read Art Book Fair ve FLAT. FLAT, son olarak 2019'da gerçekleşti ve sanırım artık düzenlenmeyecek. Ayrıca henüz ziyaret edemediğim ama listemde bulunan Tokyo Art Book Fair var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Huo Rf ve Ayşe Şişmanoğlu'nun yaratıcı dünyalarına adım atarken keşfettikleri-karşılaştıkları mekanlara, onların gözünden bakıyoruz.
14 Ara 2023

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması Grönland’ın doğusundan başlayıp güneye doğru ilerleyecek ve ardından İzlanda’nın batı kıyıları ile İspanya’nın kuzeyinden geçecek. Yaklaşık iki dakika sürecek bu doğa mucizesine tanık olmak isteyenler için farklı zevklere göre öneriler hazırladık.

23-28 Haziran arasındaki Paris Erkek Moda Haftası bir kez daha gösterdi ki bugün moda yalnızca kıyafet üretmiyor; şehirlerin kültürel ritmini belirleyen, farklı disiplinleri aynı masada buluşturan ve en beklenmedik karşılaşmalar için alan açan canlı bir ekosistem olmaya devam ediyor.

Kuruçeşme'de, sadece randevuyla hizmet veren Salon Kantiem, Türkiye'nin ilk bağımsız saatçilik butiği olma iddiasında. Ama bir mağazadan çok bir buluşma noktası olarak tasarlanmış. Türkiye'de bağımsız saatçilikte yaşanan dönüşümün ortasında duran isimlerden biriyle, Turkish Watch Guy'ın kurucusu ve yeni açılan Salon Kantiem'in ortaklarından Doruk Ünlü'yle saatlerin anlattığı hikayelerden ve Türkiye'nin potansiyelinden sohbet ediyoruz.

Belki Canelé’sini belki Earl Grey’li kekini tattınız ama muhtemelen henüz onunla tanışmadınız. Mitte Brot'un pasta şefi Gökçe Durukan, şehrin kahve laboratuvarı Petra’nın kahve eşlikçileriden sorumlu. Sabahın erken saatlerinde müşterilerine sıcak ve taze ürünler servis etmek üzere geceden çalışmaya başlayanlardan yalnızca biri. Gecenin son, sabahın ilk durağının temsilcisi. Gökçe’yle pâtisserie yaklaşımlarına, pasta şefi olarak rutinlerine ve şehirde gece çalışmaya dair laflıyoruz.



