Kırılgan tatlılar, buluşmalar ve bağımsız yayıncılık üzerine


Bu tasarım, bambaşka bir tasarım: Yeni Toyota C-HR Hybrid
Yepyeni bir duruşla yollara çıkmaya hazır. Toyota C-HR Hybrid , ikinci nesliyle şimdi Türkiye’de.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Ümit, namıdiğer Huo Rf'in ismi geçince insanın aklında "bağımsız" ifadesi ve etrafından dallanıp budaklanan kelimeler canlanmaya başlıyor. Bağımsız bir sanatçı ve pek ilham aldığımız border_less'ın kurucularından Huo Rf'in işlerine daha yakından bakınca detaycılığı ve küçük şeylere, iyi ki, yüklediği büyük anlamlar tomurcuklanıyor dallarda. Şimdi, ayaküstü iki lafın belini kırmaktan öte birkaç kelam ediyoruz. Huo Rf'e, SERVICE buluşmalarının başlangıcından border_less’ın yolculuğuna kulak veriyoruz.
Geçenlerde SERVICE’ın üçüncü edisyonunu gerçekleştirdin. Bu buluşma serisinin çıkış noktasından bahsedebilir misin?
2019’un sonlarında, üzerinde çizimlerimin ve resimlerimin bulunduğu kırk küsür seramik tatlı tabağı ürettim. Bu tabaklarla sanatsal pratiğime katkıda bulunan, birlikte çalıştığım ve ürettiğim, beni besleyen ve destekleyen farklı profesyonelleri bir araya getirmek ve onlara hem acı hem tatlı, kırılgan bir tatlı “servis” etmek istedim. Bir masa etrafında toplanan bu kişilerin aynı zamanda kendi deneyimlerini birbirlerine aktarmaları kaçınılmazdı. Dolayısıyla bu buluşma serisi, tatlı ve deneyimlerin sunumu temasıyla SERVICE adını aldı.
İlkini Simbart'ta, kısmen küçük bir ekiple, ikincisini Türkan Özilhan'ın ev sahipliğinde, üçüncüsünü Soufiane Ababri'nin The Pill'deki sergisi vesilesiyle düzenledim. Her buluşmada Deniz Aşık, Berfin Erdoğan, Smelt&Co'dan Samet ve Sinan gibi farklı şeflerle yakından çalışma fırsatı buldum. İşbirliği her zaman üretim pratiğimin temel taşı oldu; düşündüğüm, hissettiğim ya da gördüğüm şeylerde yalnız olmadığımı bilerek üreten kişilerle paylaşmayı ve aynı noktada dayanışmayı önemsiyorum.

SERVICE buluşmalarından
Fotoğraf: Elif Kahveci
Gelelim Melek Gençer Vardar ile 2018’de kurduğunuz, görsel sanatlara odaklanarak farklı coğrafyaları birbirine bağlayan çevrimiçi platform border_less’a. Nasıl bir fikirle başlayıp bugün ulaştığı noktaya geldi?
border_less’ı kurmaya bir gecede karar verdik ve hızlıca altyapısı için çalışmaya başladık. Çevirimiçi olarak global anlamda görsel sanatlara yönelik İngilizce ve Türkçe, bazen sanatçının ya da serginin gerçekleştiği bölgenin ana veya resmî dilinde yayın yapacak bir platform olarak kurguladık. Amacımız, tamamen çevrimiçi ücretsiz bir arşiv oluşturmaktı. Akabinde 2019’da Türkiye’nin ilk geniş ölçekli sanatçı ve sanat kitapları etkinliğini organize etmeye başladık. 2021’den bu yana border_less EDITIONS başlığı altında sanatçılarla işbirliği içinde gerçekleştirdiğimiz edisyonlu ve varyasyonlu işler ürettiğimiz bir serimiz bulunuyor; her sene farklı galeriler ve kültür sanat mekanları ev sahipliğinde sergiler organize ediyoruz. Bu seriyi bir noktada farklı ülkelere taşımak istiyoruz.
Melek’le hem farklıyız hem de çok aynıyız. Genelde sanat zevkimiz aynı yönde; border_less’ın arkasında ciddi bir arkadaşlık ve dayanışma bağı var. Avukatımız Selim Bilen, her konuda desteğimiz Esra Arslan, border_less’ın sürdürebilirliğini sağlayan bütün destekçilerimiz, danışmanlarımız ve işbirliği yaptığımız tüm kurumlar, biyolojik ve seçilmiş ailelerimiz, arkadaşlarımız. Dayanışma, birlikte üretme bu toprakların geçmişi ve geleceği. border_less aynı şekilde hem bireysel çabamızla hem de kolektif dayanışmayla bulunduğu bu noktaya gelebildi.

border_less ARTBOOK DAYS 2022
Fotoğraf: Elif Kahveci
2019’da da Türkiye’nin en geniş ölçekli sanatçı ve sanat kitapları etkinliği border_less ARTBOOK DAYS’i organize etmeye başladınız. Türkiye’de bağımsız yayıncılığı ve sanatçıların görünürlüğü üzerindeki etkisini nasıl yorumluyorsun?
2019 öncesinde Türkiye’nin, özellikle sanatçı kitapları özelinde, önemli bir yayın pratiği ve geçmişi var. 2019 yılından bu yana, etkinliklere paralel olarak aynı zamanda bir kitap fonu organize ediyoruz: border_less KİTAP FONU. Bugüne dek altı yayının üretimine ve araştırma sürecine destek olduk ve border_less olarak bu sürecin organizasyonunda aktif rol aldık. Uluslararası jürisi, sözleşmeleri, açık çağrıları, iletişimi derken, oldukça emek gerektiren bir süreci yönetiyoruz. Yerel üretimler nezdinde katkımızın olduğunu düşünüyorum.
ARTBOOK DAYS tarafında, etkinliğin özellikle sanatçı kitapları ve bireysel yayınlar konusunda önemli bir alan sağladığını görüyoruz. Geçtiğimiz beş edisyonda katılımcılarla yakın ilişkiler kurduk, yeni işbirlikleri geliştirdik, yeni üretimler için fikirler ürettik ve bu yönde girişimlerde bulunmaya devam ediyoruz. Etkinliğin en büyük etkisi farklı sanatçıları, inisiyatifleri, dernekleri, vakıfları, galerileri, sanat kurumlarını bir araya getirmesi. Bu birlikteliğin en çarpıcı tarafı ve ortak paydası, çok zor şartlarda üretilen kitaplar.
Yayın üretmek, meşakkatli bir süreç ve zorlu bir ekonomik planlamayı gerektiriyor. Özellikle ekonomik koşullar göz önünde bulundurulduğunda bir kitabın ortaya çıkması oldukça çok zor. Basılı yayınları bir kenarda tutuyorum, çevrimiçi bir platformu sürdürebilir kılmak bile zorlayıcı. Ancak hâlâ bu süreci üstlenen kişiler var ve üretim bir şekilde devam edecek.
border_less ARTBOOK DAYS’in görünürlüğü 2019’dan bugüne farklı ev sahiplerimiz, tüm katılımcılarımız, destekçilerimiz ve ziyaretçilerimiz, ayrıca yurtdışında katıldığımız fuarlar sayesinde artıyor. Etkinliğin görünür olması, katılımcıların üretimleri açısından da aynı paralelliği sağlıyor.
Son olarak severek takip ettiğin kitap fuarlarını bizimle paylaşır mısın? Hemen ajandamıza not alalım.
Paris Ass Book Fair, Printed Matter New York, Athens Art Book Fair, Cairo Art Book Fair, Miss Read Art Book Fair ve FLAT. FLAT, son olarak 2019'da gerçekleşti ve sanırım artık düzenlenmeyecek. Ayrıca henüz ziyaret edemediğim ama listemde bulunan Tokyo Art Book Fair var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Huo Rf ve Ayşe Şişmanoğlu'nun yaratıcı dünyalarına adım atarken keşfettikleri-karşılaştıkları mekanlara, onların gözünden bakıyoruz.
14 Ara 2023

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.



