ABD enflasyonu altın fiyatlarındaki muammayı çözebilecek mi?

Özellikle de son haftalarda altın için çok da iyi olmayan veriler geliyor olmasına rağmen altın fiyatlarındaki dur durak bilmeyen artış oldukça dikkat çekici. Jeopolitik risklerden faiz indirimi ihtimallerine, merkez bankalarının altın talebinden FOMO'ya, altının yükselişinin ardındaki nedenler ve önümüzdeki dönem için öngörüler.
ABD enflasyonu altın fiyatlarındaki muammayı çözebilecek mi?

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Son dönemlerde altın güçlü yükselişini sürdürerek her geçen gün yeni bir tarihî zirve test etmeye devam ediyor. Bu yükseliş ivmesiyle sene başından bu yana yatırımcısına %14’lik kazanç sağlayan ons altın 2.360 dolara kadar yükselirken, ons altının yanı sıra dolar/TL’den de destek alan gram altın ise yine yıl başından bu yana %24.5 oranında artış kaydetti.

Özellikle de son haftalarda altın için çok da iyi olmayan veriler geliyor olmasına rağmen altın fiyatlarındaki dur durak bilmeyen artış oldukça dikkat çekici. Bildiğimiz gibi altın fiyatlarındaki güçlü yükselişin asıl nedeni başta FED olmak üzere tüm dünyada merkez bankalarının bu yıl faiz indirecekleri beklentisi. Fakat son dönemde özellikle de ABD’den gelen veriler FED’in erken faiz indirimini öteler nitelikte görünüyor. Örneğin ABD’den gelen büyüme öncü göstergeleri ile işgücü piyasasına ait veriler, ekonominin ve işgücü piyasasının oldukça güçlü olduğunu teyit eder nitelikte. Bu da zaten son aylarda kalıcılığı ve inatçılığı teyit edilen enflasyon için iyi haber değil, bu nedenle her ne kadar swap tarafı ilk faiz indirimini şimdilik Haziran olarak fiyatlıyor olsa da, ilk faiz indirimi Temmuz veya Eylül’e de kayabilir

Yine Mart ayı FOMC toplantısı sonrası konuşan Powell ve hemen hemen tüm FED üyeleri “faiz indirimleri için daha fazla veriye ihtiyaç var” diyerek bekle ve gör stratejisini izleyecekleri ve faiz indirimleri konusunda acele etmeyeceklerinin sinyalini veriyorlar. Hatta öyle ki en güvercin üyelerden Kashkari “Olur da enflasyon istediğimiz gibi ilerlemezse bu yıl hiç faiz indirimi olmayabilir” bile dedi. ABD kanadından gelen bu veri ve gelişmelerle altın fiyatlarının en büyük baskılayıcıları olan dolar endeksi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde son ayların en yüksek seviyelerini görüyor olmamıza rağmen altın güçlü yükselişine devam ediyor. Hatta şöyle söyleyeyim son zamanlarda ABD 10 yıllık faizleri ile altın fiyatları arasındaki negatif korelasyon tamamen bozulmuş görünüyor. Bloomberg’de yayımlanan bir analiz bu duruma çoktan conundrum yani “muamma” adını vermiş bile. 

O hâlde altın için iyi olmayan veri ve gelişmelere rağmen altın fiyatlarının neden hâlâ güçlü yükselmeye devam ettiği sorusunun cevabı, bir diğer deyişle de muammanın nedenlerinin anlaşılması oldukça kıymetli. Bu konuda karşımıza çıkan en güçlü neden jeopolitik riskler. Özellikle son haftalarda İran’ın Şam’da İsrail tarafından vurulan konsolosluğun intikamını alacağını belirtmesi, İsrail-Filistin savaşına İran’ın da dahil olabileceği endişesini tırmandırarak güvenli liman altına talebi artırdı. Tabii Ortadoğu’daki gerginliğin yanı sıra Rusya-Ukrayna gerilimi de altını destekleyen bir diğer jeopolitik risk. Jeopolitik risk demişken bu yıl genelinde dünya çapında yapılacak seçimleri de unutmamak gerekir. Bu konuda özellikle de Trump’ın adaylığının kesinleşmesi ile Kasım 2024’te yapılacak ABD başkanlık seçimleri de altını destekleyen bir diğer önemli belirsizlik ve jeopolitik risk olacak diye düşünüyorum. 

Faiz indirim beklentileri dışında altını destekleyen bir diğer önemli unsur da dünyadaki merkez bankalarının güçlü altın talepleri. Örneğin 2023 yılında altın talebinin yaklaşık olarak %25’i merkez bankalarının talebinden kaynaklanıyor. Bu açıdan özellikle ABD dolarına bağımlılığını azaltma gayretindeki Çin Merkez Bankası başı çekiyor. Çin Merkez Bankası’nın bu kadar alıma rağmen altın rezervinin toplam rezervlerin sadece %4’ü olduğunu göz önüne aldığımızda, bundan sonra da güçlü altın talebine devam etmesi oldukça rasyonel. Öte yandan son günlerde Çinli yatırımcılar da emlak ve hisse senedi piyasalarındaki kötü gidişattan korunmak için güvenli liman altına taleplerini bir hayli artırmış görünüyorlar. 

Altın fiyatlarındaki yükselişte finans piyasalarında “getiriyi kaçırma korkusu” olarak bilinen FOMO (fear of missing out) davranışının da etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum. Merkez bankalarının faiz artırmayı bırakıp beklemeye geçtiğinin kesinleşmesi ile altın beklenenden çok daha hızlı yükselişe geçti. Bu süreçte gelen tüm olumsuz verilere rağmen altının düşmeyip aksine yükselmeye devam etmesinin yatırımcıları “2024 yılı altı yılı olacak, güçlü yükseliş başlamadan altın alayım” psikolojisine itmesiyle dünya çapında altın ETF’lerine çok güçlü para girişleri olduğunu görüyoruz. 

ABD enflasyonu sonrası senaryolar

Şimdi gelelim en kritik soruya: Peki bundan sonra altın fiyatları nasıl bir seyir izleyebilir? 

Peşinen şunu söylemeliyiz ki altın fiyatlarında yakın vadede çeşitli sebeplerden bir düşüş veya konsodilasyon görsek bile yine de yön yukarı olmaya devam edecektir. Altın her ne kadar faiz indirimlerini önden fiyatlamış olsa da merkez bankaları kanadında faiz indirim periyodu uzun olacağından bu yılın 3. ve hatta 4. çeyreğinde faiz indirimlerinin başlamasıyla birlikte hem ons altın hem de gram altın tarafında yükselişler daha da hızlanacaktır diye düşünüyorum.  

Fakat orta vadedeki yükseliş beklentime rağmen altında son günlerde yaşanan güçlü yükseliş sonrasında kısa vadeli teknik göstergelerin aşırı alım bölgesinde olmasından dolayı çok yakın vadede örneğin 10 Nisan’da (yani bugün) gelecek ABD enflasyonun olumsuz sürpriz yaparak beklenenden yüksek gelmesi durumunda, altında bir düzeltme yani kâr satışının da gündeme gelebileceğini düşünüyorum. 

Bu arada ABD Mart enflasyonunda yıllık çekirdek TÜFE’de düşüş beklenirken, yıllık manşet TÜFE’de ise yükseliş beklentisi var. Beklenti dahilinde bir veri, yine ve yeniden enflasyonun katı olduğunu teyit eder nitelikte olsa da piyasa çekirdek enflasyondaki düşüşe odaklanıp “enflasyon düşüyor” fiyatlaması yapabilir. 

Hatırlayalım Powell, Şubat TÜFE’si için “Manşet beklenti üstü gelse de çekirdek enflasyon düşüyor, ana resimde bir değişme yok” diyerek güvercin bir yorum yapmıştı. Bu nedenle beklenti dahilinde veya beklenti altı gelen enflasyon rakamı altına yükseliş yönünde güç verebilir. Ama beklenti üstü bir TÜFE altında baskı yaratarak uzun süredir beklenen düzeltme için bir bahane de olabilir. Yakın vadede ister enflasyon rakamı isterse başka bir veri ile kâr satışı ile bir düzeltme gelse bile altının belirli güçlü seviyelerden destek bulmasıyla çok güçlü düşüş göstermeyebileceğini de düşünüyorum. Ve hatta olur da kötü bir enflasyon veya başka kötü veriler gelse bile bir düzeltme hareketi olmadan da sadece belirli bir süre yatay konsodilasyonda giden bir altın da görülme ihtimali olabilir. Ezcümle yakın vadede altın düşüş gösterse bile çok güçlü düşüşün olmayacağı bir "en kötü senaryo" bizi bekliyor diye düşünüyorum. 

Gümüşte beklentiler

Altın fiyatları demişken gümüşe de bir parantez açmak isterim. Son günlerde altın/gümüş rasyosunun gümüş lehine düşüş göstermesiyle birlikte gümüş son bir haftada altına göre çok daha güçlü yükselerek sadece son bir haftada %11.2’lik yükselişe imza attı. 

Gümüşteki yükselişin yukarıda anlattığım nedenler dışında, başta Çin olmak üzere küresel düzeyde büyümelerdeki toparlanma ile gümüş ve bakır gibi endüstride kullanılan hammaddelere talepteki artış da oldukça etkili. Şu an 84,3 olan altın/gümüş rasyosunun küresel çaptaki olumlu büyüme tablosu ile daha gerilemesini beklediğimden, yakın vadede gümüşte altına göre çok daha güçlü yükselişlerin mümkün olabileceğini düşünüyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz

ALB Yatırım Başekonomisti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

TÜSİAD Şam’da: Suriye’nin ulaştırma projeleri üyelerle paylaşılacak

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Perihan İnci ve Fatih Kemal Ebiçlioğlu ile Ankara Temsilcisi Barış Urhan, 31 Ağustos–2 Eylül tarihlerinde Suriye'nin başkenti Şam’ı ziyaret ederek Suriye Ulaştırma Bakanlığı, Suriye Merkez Bankası, Suriye Varlık Fonu ve ticaret ve sanayi odaları ile görüştü. Yeniden yapılanma yatırımları, finansmana erişim, yatırım mevzuatı, bürokratik işlemler ve dış ticaret koşulları üç günlük programın ana başlıklarıydı.

Emircan Yaman

·

03 Eyl 2026

TÜSİAD Şam’da: Suriye’nin ulaştırma projeleri üyelerle paylaşılacak
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Türkiye ekonomisine ve imalat sanayine bir bakış

Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte büyümeye devam ederken, büyümenin bileşimi sanayideki zayıflığın sürdüğüne işaret ediyor. Tarımdaki güçlü baz etkisi, tüketimin desteği ve ithalattaki sert daralma manşet büyümeyi ayakta tutarken, imalat sanayisinde siparişler, istihdam ve üretim baskı altında kalmayı sürdürüyor.

Türkiye ekonomisine ve imalat sanayine bir bakış
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Katılaşan enflasyon ve yavaşlayan büyüme

Bu hafta makroekonominin en önemli iki göstergesi olan enflasyon ve büyümeye ilişkin veriler geldi. Enflasyonda yaz aylarında görülen görece olumlu tablo sona yaklaşırken, gıda, eğitim, enerji ve kura duyarlı kalemler önümüzdeki aylar için yukarı yönlü riskleri artırıyor.

Erhan Aslanoğlu

·

03 Eyl 2026

Katılaşan enflasyon ve yavaşlayan büyüme
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Kredi kartı mahkumları: Taksiye bir tomar banknotla binme zorunluluğu Türkiye’ye mi özgü?

İstanbul, 10 kilometrelik taksi ücretinin ülkedeki en büyük banknotun değerini aştığı, hatta bu banknotlardan en az üç adedini cebinizde taşımanızı gerektiren nadir şehirlerden... Türkiye’de 200 TL, 2009’dan bu yana tedavüldeki en büyük banknot olmaya devam ederken genel fiyat seviyesi yaklaşık 19 katına çıktı. Peki taksiye bir tomar nakitle binme zorunluluğu Türkiye’ye mi özgü ve vatandaşları kredi kartına mahkum bırakan süreç nasıl işliyor?

Hikmet Koyuncuoğlu

·

03 Eyl 2026

Kredi kartı mahkumları: Taksiye bir tomar banknotla binme zorunluluğu Türkiye’ye mi özgü?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Türkiye açmazı: Büyüme yavaşlıyor, enflasyon düşmüyor

TÜİK, yılın ikinci çeyreğine ait büyüme rakamını yıllık %2,3 olarak açıkladı. Temmuz enflasyonu ise %31,75. Bu iki rakam bir yıldır birbirine yaklaşmıyor. Ekonomi yavaşlıyor, fiyatlar yavaşlamıyor. Oysa beklenen bu değildi. Bir ekonomi bir yıldır yavaşlıyorsa, talep zayıfladığı için fiyat artışlarının da gevşemesi gerekirdi. Ancak Türkiye'de gevşemiyor. Sebebini anlamak için manşetteki rakamdan ziyade rakamın altında yatan kırılıma bakmak gerekiyor.

Yaman Alp Ungan

·

03 Eyl 2026

Türkiye açmazı: Büyüme yavaşlıyor, enflasyon düşmüyor