ABD'de bilanço sezonu açıldı

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
ABD'de büyük bankaların ikinci çeyrek bilançoları açıklanmaya başladı. JPMorgan Chase, Citigroup ve Wells Fargo; çeyreklik finansalları paylaşan ilk bankalardan oldu.
📌 Editörün önerisi: ABD'li bankalardan son yıllarda kredi zararlarında yaşanan en büyük artış
Genel görünüm: UBS'in değerlendirmesine göre, ilk yarıda riskli varlıkların iyi performans gösterdiği ve küresel hisse senetlerinde %13 yükseliş takip edilmişti. ABD ekonomisinin güçlü olduğu ve enflasyonun kontrol altında olduğu görüldüğünde, yatırımcılar rahatlamıştı.
- Ancak: İkinci yarı daha belirsiz bir görünüme sahip; anketler ve veriler, daha yavaş bir büyüme öngörüyor. Yatırımcılar, yüksek faiz ortamında özel kredilerde cazip gelir fırsatları görüyor. Bankaların geri çekilmesiyle doğrudan kredi verenlerin pozisyonu güçleniyor ve daha yüksek getiri elde ediyorlar.
- Öte yandan: Borçlanma maliyetlerinin artması ve ekonomik endişelerin derinleşmesiyle birlikte kredi kalitesinde bozulma bekleniyor. Özel piyasaların getirdiği likidite, uzun vadeli kilitlenme süreleri, konsantrasyon riskleri ve sınırlı kontrol ve şeffaflık gibi risklerin bilincinde olunmalı.
JPMorgan
Bankanın yılın ikinci çeyreğindeki net kârı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık %67 artışla 14,5 milyar dolara çıktı.
- Bununla birlikte: Kurumun hisse başına kârı da bu yılın ikinci çeyreğinde 4,75 dolara yükseldi. JPMorgan Chase'in bu yılın ikinci çeyreğindeki geliri de geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %34 artarak 41,3 milyar dolara yükseldi.
- Açıklamalar: JPMorgan Chase CEO'su Jamie Dimon, sermaye ve banka likiditesinde olası yeni gereksinimleri karşılayacaklarına işaret ederek, "Ancak önemli düzenleyici değişikliklerin piyasalar ve son kullanıcılar için büyük olasılıkla sonuçları olacağı konusunda uyarıda bulunuyoruz" ifadesini kullandı. Dimon, yakın gelecekte gördüğü risklere değinerek, bu faktörlerin nasıl sonuçlanacağını kesin olarak tahmin edemeseler de bankayı müşteri ihtiyaçlarını güvenilir şekilde karşılayacak bir biçimde yönettiklerini kaydetti.
Citigroup
Bankanın bu yılın ikinci çeyreğindeki net kârı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %36 azalarak 2,9 milyar dolara geriledi.
- Detaylar: Hisse başına kâr, bu yılın ikinci çeyreğinde 1,33 dolar olarak kaydedildi. Bankanın bu yılın ikinci çeyreğindeki geliri ise geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %1 azalarak 19,4 milyar dolara indi.
- Açıklamalar: Citigroup CEO'su Jane Fraser, ABD'de borç limiti sona ererken müşterilerin beklemesi nedeniyle gelirlerin geçtiğimiz yılın güçlü ikinci çeyreğine kıyasla düştüğünü bildirdi. Yatırım bankacılığında beklenen toparlanmanın henüz gerçekleşmediğini ve hayal kırıklığı yaratan bir çeyrek yaşandığını aktaran Fraser, orta vadeli getiri hedeflerine ulaşma taahhütlerini sürdürdüklerini kaydetti.
Wells Fargo
Kurumun bu yılın ikinci çeyreğindeki net kârı geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %57 artarak 4,9 milyar dolara çıktı.
- Ek olarak: Kurumun hisse başına kârı, yılın ikinci çeyreğinde 1,25 dolara yükseldi. Wells Fargo'nun 2023'ün ikinci çeyreğindeki geliri ise geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %20 artarak 20,5 milyar dolara çıktı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TESK Başkanı Palandöken'den otomat açıklaması, ABD'de 14 Temmuz itibarıyla başlayan bilanço dönemi
17 Tem 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.



