

QNB Finansleasing ’ten yeşil ekonomi için yeni kaynak Sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda tüm paydaşları için finansal, çevresel ve sosyal alanlarda uzun vadeli değer yaratma hedefiyle hareket eden, QNB Finansbank iştiraki QNB Finansleasing , yeşil ekonomiye dönüşüm için yarattığı önemli kaynaklara bir yenisini daha ekledi. Nedir? QNB Finansleasing ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD-European Bank for Reconstruction and Development) , Yeşil Ekonomi Finansman Programı (GEFF) kapsamında Türkiye’deki sürdürülebilirlik yatırımlarını desteklemek amacıyla iki yıl vadeli 25 milyon avro tutarında yeni bir kredi sözleşmesi imzaladı. Neden önemli? Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik için yeni bir kaynak olacak kredi, yeşil ekonomiyi destekleyen teknoloji ve hizmetlerin yatırımı, KOBİ‘lerin enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarının desteklenmesiyle toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında kadın girişimciler tarafından hayata geçirilen yeşil dönüşüm temelli yatırımların finansmanı için kullanılacak. Finansal kiralama ( Leasing ) işlemleriniz için QNB Finansleasing ’i ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
ABD'de, manşet enflasyon yıllık %8,1'lik beklentilerin üzerinde gerçekleşerek %8,2 olarak açıklandı.
Detaylarda neler var?
Manşet enflasyonda aylık değişim beklentisi %0,2 seviyesindeyken gerçekleşme %0,4 oldu. Yine de manşet enflasyon yıllık bazda %8,3'ten %8,2'ye gerilemiş durumda. Beklentiler ise akaryakıt fiyatlarındaki yatay seyrin başını çektiği sebeplerden ötürü bu değerin altındaydı. Bu veriyle birlikte manşet enflasyon üst üste üçüncü ay düşüş kaydederek son yedi ayın en düşük seviyesine geriledi.
- 💾 Cep bilgisi: Enflasyon ölçümünde çok sayıda alt endeks izlenir; ancak TÜFE bu endekslerden kapsamı ve anlamı itibarıyla ayrılır. Manşet enflasyon terimi de bu sebeple Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) için kullanılan bir ifadedir.
Enflasyondaki direnç ve ivmeyi görmek için kullanılan çekirdek enflasyon göstergesi ise daha olumsuz bir manzara sunuyor. Beklentiler aylık bazda %0,4 ve yıllık bazda %%6,5 iken gerçekleşmeler sırasıyla %0,6 ve %6,6 olarak açıklandı. Kısaca enflasyonda manşet ne olursa olsun, trendde bir ivme kaybı söz konusu değil ve geçen ayki manzara geçerliliğini koruyor.
- 💾 Cep bilgisi: Çekirdek enflasyon, para politikasının etkinliğinin görece zayıf olduğu ve kısa vadeli şoklardan daha yüksek oranda etkilenen enerji ile gıda fiyatlarının hesaplama dışında tutulduğu enflasyonu ifade eder. Çekirdek enflasyon, kendi içinde de alt gruplara ayrılmakla birlikte (mevsimlik ürünler hariç, alkollü içecekler ve tütün hariç gibi) terim temelde enerji ve gıda hariç enflasyonu ifade eder.
Daha da derinlerde…
Enerji kaleminde yıllık enflasyon %19,8 seviyesinde. Enerji enflasyonu haziran ayındaki %41,6'lık zirveden sonra gevşemeye devam etse de endeksi hâlen yukarı taşıyor ve taşıyacak. Gıdada ise yıllık enflasyon %11,2 olarak gerçekleşti. Bu oran 17 ay önce %2,2 idi ve aylar sonra ilk kez gevşeme gösterdi. Hizmetler, kiralar, sağlık ve ulaşım gibi kalemler de manşet enflasyona yukarı yönlü baskı yapmaya devam ediyor.
Verinin ardından…
Verinin açıklanmasının ardından Twitter hesabından açıklamada bulunan ABD Başkanı Joe Biden, enflasyondaki düşüş eğilimine rağmen yapmaları gereken daha çok fazla iş olduğunu söyledi. ABD Hazine Bakanı ve Fed eski başkanı Janet Yellen da açıklamasında "yapılması gereken çok iş" ifadesini yineledi.
Ortalama mortgage faiz oranı %6,9 seviyesine yükselerek 20 yılın zirvesini gördü. Bu gösterge sadece bir yıl önce %3,1 seviyesindeydi.
Uzakdoğu'da, müdahalelere konu olan para birimlerinde USD lehine gelişmeler görüldü. USD/JPY paritesi yazılı olmayan müdahale eşiğini (145) aştı. Buna karşın borsalar ve diğer büyük para birimlerinin hareketleri karışık bir seyir içinde.
JP Morgan'ın başekonomisti Michael Feroli de veriyle ilgili olarak "Muhtemelen zirveye yakınız ancak daha düşük seviyelere hızlı bir geçiş yaşamayacağız." dedi.
Şimdi ne olacak?
Veri, inatçı enflasyon fenomenini destekliyor. Bu sebeple, dünkü yazımızda da belirttiğimiz gibi, kasım ayının ilk günlerinde "Fed'in 75 baz puanlık bir artış yapacağı kesinleşti" diyebiliriz. Öte yandan, aralık ayı toplantısı için fiyatlanan 50 baz puanlık artışın yerini (büyük bir acaba eşliğinde) 75 baz puanlık beklentilere bırakma olasılığı güçlenecek. Bu, şu anda ana senaryo değil; ancak veriler bu beklentinin güçleneceğini gösteriyor. An itibarıyla, ülkede politika faizinin mart ayında %4,75-%5,0 bandına gelmesi ve ardından izleme sürecine girilmesi ana senaryo olmayı sürdürüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD'de, manşet enflasyon beklentilerin üzerinde gerçekleşerek yıllık %8,2 olarak açıklandı. TCMB haftalık rezerv, döviz mevduat ve menkul kıymet istatistiklerini paylaştı.
14 Eki 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.



