ABD'de ÜFE beklentilerin altında


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre ABD’de üretici enflasyonu mart ayında aylık bazda %0,5 azalışla yıllık bazda %2,7 seviyesine gerileyerek beklentilerin oldukça altında gerçekleşti. Böylece üretici enflasyonunda, pandemi şartlarının geçerli olduğu Nisan 2020’den bu yana aylık bazda en yüksek düşüş kaydedilmiş oldu.
💉 Hatırlatma dozu: Verinin kapsadığı tarihten bir yıl önce, Fed’in faiz artırım serisine başladığı 2022 yılının mart ayında ABD’de üretici enflasyonu yıllık bazda %11,2 ile rekor seviyede gerçekleşmişti.
Gıda ve enerji hariç olarak hesaplanan çekirdek ÜFE ise aylık bazda %0,1 azalışla yıllık bazda %3,4 seviyesinde gerçekleşerek manşet ÜFE’nin üzerinde gerçekleşti. Bu durum, gerileyen enerji maliyetlerinin ülkedeki üretici fiyatları üzerindeki güçlü etkisine işaret ediyor.
Yayımlanan verilere göre mart ayında enerji kaleminin aylık bazda %6,4 ile açık ara en çok gerileyen kalem olduğu görülüyor. Dolayısıyla mart ayı üretici enflasyonundaki düşüşün %80’inin gerileyen enerji maliyetlerinden kaynaklandığını söylemek mümkün.
Bunun yanı sıra OPEC+ tarafından alınan petrol üretim kesintisi kararının, brent petrol varil fiyatını %6’dan fazla artışla 86 USD seviyesine çıkarması, gelecek ay açıklanacak olan nisan ayı ÜFE verisindeki gerilemenin daha sınırlı olmasına yol açabilir.
Tartışmalar
Ülkede Fed’in mayıs ayı toplantısına ilişkin tartışmalar, beklentilerin oldukça altında gelen ÜFE verisiyle birlikte daha da alevlendi. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan mart ayı FOMC tutanaklarında, Fed yetkililerinin mayıs ayında atılacak adım hakkında kararsız olduğu ve verileri beklemek istediği ifade edilmişti.
Yetkililerin açıklamaları ise tutanaklarda yer alan “kararsızlık” ifadelerini doğrular nitelikte. Örneğin, San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, “Önümüzdeki döneme bakıldığında, para politikasının enflasyonu düşürmek için daha fazla sıkılaşması gerekebileceğini düşünmek için nedenler var, ama ilave politika adımları atılmadan, ekonominin yavaşlamaya devam edebileceğini düşünmek için de nedenler var” ifadelerini kullanırken; Fed’in şahin üyelerinden biri olarak görülen Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin, enflasyonun tepe noktasının geride kaldığını fakat Fed’in daha fazla adım atması gerektiğini düşündüğünü söyledi.
Geçtiğimiz günlerde konuşan Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ise Fed’i faiz artışları konusunda daha sağduyulu ve sabırlı olmaya çağırmıştı.
Ekonomi çevrelerinde Fed’in mayıs ayında son bir kez 25 baz puanlık artış yapacağı ve gelecek toplantılarda “bekle ve gör” politikasına geçeceği konuşuluyor. CME FedWatch verilerine göre ise Fed’in mayıs toplantısında 25 baz puanlık artış kararı alma ihtimalı %70 ile fiyatlanıyor. Faizlerin sabit bırakılma ihtimaliyse %30 olarak görülüyor.
👉 Öte yandan: Ülkede istihdam piyasası da bir yandan soğuma emareleri göstermeye devam ediyor. ABD’de işsizlik maaşı başvuruları 8 Nisan ile sona eren haftada 239 bine ulaşarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Böylece başvurularda 15 Ocak haftasından bu yana en yüksek seviye kaydedilmiş oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD ve Avro Bölgesi’nde üretici fiyatları beklentilerin altında açıklandı. Kamuda zam görüşmeleri sürüyor. Süt ve tavuk üretiminde gerileme yaşandı.
14 Nis 2023

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?

Ekonomi yönetimi Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının limitini Temmuz ayında 750 milyar TL’ye yükseltti. Yakın zamanda açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda (OVP) ise katma değeri yüksek, daha küçük ölçekli imalat yatırımları için yeni bir uygulama hazırlanması kararlaştırıldı. Peki finansmanın koşulları neler?

Temel ekonomik hedeflerin yer aldığı 2027-2029 dönemine ait Orta Vadeli Program’da 2026 büyüme tahmini yüzde 3,8'den yüzde 3,3'e düşürülürken, enflasyon tahmini yüzde 16'dan yüzde 28,4'e yükseltildi. OVP, net şekilde seçim ekonomisine geçildiğini göstermese de, 2027’nin seçim açısından kritik bir hazırlık yılı olabileceğine dair bazı işaretler mevcut.




