Akdeniz’de toplu pina ölümleri yaşanıyor


Hayalini kurduğun dünyanın peşinde: Samsung’dan Solve for Tomorrow
Samsung Electronics Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle düzenlenen Solve for Tomorrow yarışması , 8. sınıftan 12.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Prof. Dr. Mustafa Sarı, Akdeniz’deki pinaların toplu ölümlerinin arkasında, deniz suyu sıcaklıklarındaki iklim değişikliği kaynaklı artış olduğunu açıkladı.
- Daha önce: Akdeniz’e özgü bir kabuklu midye türü olan ve deniz suyunu temizleyen doğal filtreler olarak kabul edilen pinalar için İspanya kıyılarında 2016’da başlayan toplu ölümler, 2019’a kadar Çanakkale Boğazı’na ulaştı. Akdeniz’deki pina popülasyonlarının büyük kısmı kaybedildi.
Fotoğraf: AA
- Neden: Pina ölümlerinin nedeni, iklim değişikliğine bağlı sıcaklık ve tuzluluk artışı olarak görülüyor. Bu durum parazitlerin yayılmasına ve pinaların bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açıyor.
- Deniz çayırlarının yok edilmesi ve kıyıların yanlış kullanımı, pina popülasyonunun azalmasına katkıda bulunuyor.
- Marmara Denizi'nde pina popülasyonunun yok olması durumunda, denizlerde daha çok kirlilikle karşılaşılacağına dikkat çekiliyor.
- Açıklamalar: Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı, deniz çayırlarının korunması, kıyıların doğru kullanımı ve yanlış avcılık tekniklerinden kaçınmanın önemini vurguluyor. Marmara Denizi etrafında yaşayan 25 milyon kişinin atıklarının yarısının arıtılmadan denize boşaltıldığını belirtiyor.
- Ne yapmalı: Sarı, pina popülasyonunun korunması için kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışması gerektiğini vurguluyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim zirvesi, iklim değişikliği konusunda uluslararası topluma bu alandaki zorluklarla başa çıkmak için ortak bir platform sunmayı başarabilecek mi?
16 Ara 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...



