Akdeniz’de toplu pina ölümleri yaşanıyor


Hayalini kurduğun dünyanın peşinde: Samsung’dan Solve for Tomorrow Samsung Electronics Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle düzenlenen Solve for Tomorrow yarışması , 8. sınıftan 12. sınıfa kadar tüm öğrencileri toplumsal sorunları çözmeye yönlendirerek öğrenmeyi heyecan verici bir deneyime dönüştürüyor. Program için başvurular 26 Ocak 2024’e kadar buradan yapılabiliyor. Nedir? Toplumun en acil sorunlarına ürettikleri projelerle çözüm arayacak gençler, kurdukları en az 2, en fazla 4 kişilik gruplarla ‘‘Solve for Tomorrow’’ programına katılım sağlayabilecek. Üç aşamadan oluşan programda dereceye giren takımlardan birinci takıma 100.000 TL , ikinci takıma 80.000 TL , üçüncü takıma ise 50.000 TL değerinde Samsung ürünlerinde kullanabilecekleri hediye çekleri verilecek. Detaylar: Program bu sene ‘‘İnsanlık’ ’ ve ‘‘Gezegenimiz’’ olmak üzere iki temayı içeriyor. Böylelikle hem insanlık hem de gezegenimiz için daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etme hedefini içerisinde barındırıyor. Neden önemli? Samsung'un 2010 yılında başlattığı Solve for Tomorrow , gençlerin yaratıcılığını ve yenilikçiliğini teşvik ediyor. STEM eğitimine olan ilgiyi ve yeterliliği artırmak için tasarlanan program, gençlerin içinde yaşadıkları dünyayı daha iyi anlamalarına ve toplumda ihtiyaç duyulan becerileri geliştirmelerine yardımcı oluyor. Ayrıca gençlere, iş gücü ve toplumun geleceğini şekillendirebilecek yetenekler kazandırılması hedefleniyor. Gelecekte istediğin dünyayı bugünden tasarlamaya başlamak için Solve for Tomorrow yarışmasına buradan başvurabilir, detaylı bilgiyi yine orada bulabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Prof. Dr. Mustafa Sarı, Akdeniz’deki pinaların toplu ölümlerinin arkasında, deniz suyu sıcaklıklarındaki iklim değişikliği kaynaklı artış olduğunu açıkladı.
- Daha önce: Akdeniz’e özgü bir kabuklu midye türü olan ve deniz suyunu temizleyen doğal filtreler olarak kabul edilen pinalar için İspanya kıyılarında 2016’da başlayan toplu ölümler, 2019’a kadar Çanakkale Boğazı’na ulaştı. Akdeniz’deki pina popülasyonlarının büyük kısmı kaybedildi.
Fotoğraf: AA
- Neden: Pina ölümlerinin nedeni, iklim değişikliğine bağlı sıcaklık ve tuzluluk artışı olarak görülüyor. Bu durum parazitlerin yayılmasına ve pinaların bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açıyor.
- Deniz çayırlarının yok edilmesi ve kıyıların yanlış kullanımı, pina popülasyonunun azalmasına katkıda bulunuyor.
- Marmara Denizi'nde pina popülasyonunun yok olması durumunda, denizlerde daha çok kirlilikle karşılaşılacağına dikkat çekiliyor.
- Açıklamalar: Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı, deniz çayırlarının korunması, kıyıların doğru kullanımı ve yanlış avcılık tekniklerinden kaçınmanın önemini vurguluyor. Marmara Denizi etrafında yaşayan 25 milyon kişinin atıklarının yarısının arıtılmadan denize boşaltıldığını belirtiyor.
- Ne yapmalı: Sarı, pina popülasyonunun korunması için kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışması gerektiğini vurguluyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim zirvesi, iklim değişikliği konusunda uluslararası topluma bu alandaki zorluklarla başa çıkmak için ortak bir platform sunmayı başarabilecek mi?
16 Ara 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar hayatın akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen karşılaşmalar giderek programlanan, paketlenen ve satın alınan hizmetlere dönüşüyor. Kiminle, nerede ve nasıl karşılaşacağımızı belirleyen sosyal altyapılar artık teknoloji şirketleri, hospitality sektörü ve üyelik sistemleri tarafından şekillendiriliyor. Peki daha pürüzsüz bir sosyal yaşam uğruna farklı olanla karşılaşma ihtimalinden tümden vazgeçiyor olabilir miyiz?

Bir zamanlar birbirimizin sesini duymak için telefon açıyorduk; şimdi aramadan önce mesaj atıyor, sesli mesajlarımızı telefona dikte ettiriyor, mesajı anlamayınca yapay zekaya soruyor, cevabı da ona yazdırıyoruz. İletişim hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hâle gelirken birbirimizi dinlemek külfete dönüşüyor; arada da makineler bizi dinliyormuş gibi yapmayı öğreniyor.

Akıllı saatler ve uyku takip cihazları, dinlenmeyi puanlanması, optimize edilmesi ve başarılı olunması gereken bir projeye dönüştürdü. Oysa ki uyku, insanın kontrolü elinden bırakmadan yapamadığı az sayıdaki şeyden biri: Kovaladıkça kaçıyor, ölçtükçe bozuluyor, üzerine titredikçe nevroza dönüşüyor.

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?



