Albüm incelemesi: Vampire Weekend - Only God Was Above You


Dünya Vertigo Farkındalık Haftası’nda “Vertigoya Yön Ver” Uluslararası Vestibüler Derneği , Dünya Vertigo Farkındalık Haftası ’nda “Vertigoya Yön Ver” diyerek hastalığa dikkat çekiyor. Neden önemli? Denge sorunu ve baş dönmesi şikayetiyle ortaya çıkan vertigo, kişinin yaşam kalitesini %80 oranında düşürüyor. Uluslararası Vestibüler Derneği , “Vertigoya Yön Ver” diyerek baş dönmesi yapan hastalıkların önceliklerinin nasıl değiştiğine değiniyor. Her geçen gün hayata daha çok dahil olan yeni yaşam ve çalışma koşulları, yıkıcı hızıyla sağlığı da tehdit ediyor. Yoğun yaşam koşulları, vertigoyu tetikliyor. İlerleyen yaşta riskin yükseldiği vertigo, bu noktada çalışan verimini düşürüyor, hatta işlerinden ayrılmalarına sebep olabiliyor. Doğru tanı ile tedavi mümkün: Uluslararası Vestibüler Derneği yaşam kalitesini önemli şekilde düşüren vertigo bulgusunun doğru tanı ile tedavi edilebildiğinin altını çiziyor. Bu nedenle “Vertigoya Yön Ver” çağrısında bulunduğu farkındalık kampanyasıyla toplumu bilgilendirmeyi amaçlıyor. Uluslararası Vestibüler Derneği : Dernek, Türkiye’de baş dönmesi ve iç kulak yapılardaki anomali ve hastalıkları incelemenin yanı sıra bu hastalıkların medikal ve cerrahi tedavisi, rehabilitasyonu ve önlenmesiyle ilgili araştırmalar yapmak ve tıp pratiğini yönlendirmek amacıyla 2017’de kuruldu.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: Only God Was Above You
Süre: 47 dakika
Plak şirketi: Columbia
Yayın tarihi: 5 Nisan 2024
Vampire Weekend’in 2008’de çıkan ilk albümünde yer alan A-Punk, iPod’larımızın listelerinde ve gittiğimiz her indie partisinde en çok eğlendiğimiz şarkılardandı. Indie popun 2000’lerdeki altın döneminin temsilcilerinden olan grup, her albümünde müzikal anlamda başka bir kapıyı araladı. Şarkılarının içine her zaman biraz mutluluk, biraz ciddiyet, biraz da karanlık kattılar. Vokal Ezra Koening’in kolejli New Yorklu imajının arkasında Y kuşağının yaşadığı arada kalmışlık hissi çok net hissedildi.
Ve Vampire Weekend, 5 yıl aradan sonra 5. stüdyo albümü Only God Was Above You ile müthiş bir dönüş yaptı. Şimdiden söyleyelim 2025’teki Grammy’nin birçok listesinde onların adını göreceğiz. Bu beşinci albümde Ezra, hem düzenleme hem de melodi açısından daha karmaşık bir kayıt sunmanın yanı sıra müzikal anlamda çok yüksek bir noktada kendine yer edindiğini kanıtlamış.
Albümün basın bülteni şöyle diyor: “20. yüzyıl New York’undan ilham alan bir albüm. Manhattan’dan Los Angeles’a, Londra’dan Tokyo’ya birçok stüdyoda kaydedildi. Fakat albümde Big Apple atmosferi net bir şekilde hissediliyor.” Gerçekten de şu an Vampire Weekend kadar New York’u temsil eden bir grup yoktur. Ezra artık Los Angeles’ta yaşıyor olsa da...
Büyümenin acısını anlatan sözler
Only God Was Above You, “Fuck the world, you said it quiet” gibi kuvvetli bir cümle ile açılıyor. Ice Cream Piano, sakin ilerlerken aniden davul solosu ile birleşen kuvvetli bir orkestral düzenlemeyle enerjiyi yükseltiyor. Albümün başlangıcını yapmak için çok doğru bir eser seçmişler hem söz hem müzikal olarak… Ayrıca şarkı, diğer parçaya da hoş bir şekilde bağlanıyor.
Classical’da yaylıların yaydığı neşeye üflemeler ve piyanolar dahil oluyor. Bu sayede de çok sesli bir şarkı hâline geliyor. Bu parça, güneşli bir günde fon müziğiniz olursa her şey yolunda gidecek sanki! Ezra’nın vokalleri çok derinden. Nakaratındaki “I know that walls fall, shacks shake schack shack” kısmının canlı performanslardaki hâlini çok merak ediyorum. Nakaratı dinlerken gözlerinizi kapatın ve tüm dinleyicinin aynı anda alkışlayarak ritim tuttuğunu hayal edin...
Capricorn, tam bir büyüme şarkısı. Büyük şehirlerde yaşarken hayatın tüm kaygılarını üzerimizde hissetmeye dair. Grup, içsel bir sıkıntıdayken ferah zamanlarını arıyor. Ezra’nın kimi zaman mono olan vokallerine aksak bir davul ritmi ve yankılanan vokaller eşlik ediyor. Cam açıkken dışarıdan gelen kaosun sesi müzikle anlatılıyor sanki. Ayrıca çoğu forum sitesi bu şarkının adından dolayı 25 Aralık doğumlu Hz. İsa'ya gönderme olabileceğini de söylüyor. Kısacası şarkıda, yetişkinlerin de çocuklar kadar güçsüz hissettiklerini keşfetmenin acı veren, kaçınılmaz melankolisini neşeli bir melodi ile anlatıyorlar.
Çok sesli orkestral düzenlemeler
Connect, muhteşem bir piyano melodisiyle açılıyor. Şarkının ortalarında ise ritim, ortama giren davullarla yükseliyor. Ezra’nın çokça değişen sesini bu şarkıda da işitiyoruz. Synth'ler arada başrole geçiyor. Ama şarkıyı piyanonun domine ettiği kesin. Büyümeye dair bu parça, sizi içine çekip kendinizi müziğe kaptırmanızı sağlıyor.
Prep-School Gangsters, herhangi bir Vampire Weekend albümüne koysanız asla sırıtmayacak imza şarkılarından. Parçadaki yaylılar, dinleyiciye ham bir ses sunuyor.
The Surfer, uzun bir girişe ve rap sample’larına sahip. Ritim arada düşüyor, yükseliyor ve şarkı sakince son buluyor.
Gen-X Cops, kaygan bir gitar riff’iyle açılıyor ve neşeli bir Vampire Weekend şarkısına dönüşüyor. Grup, sözlerde nesillerin birbirlerini küçümsemesinin saçmalığını vurguluyor. İlerlemeyi engelleyen boomer’lara ya da büyümeyi reddeden Y kuşağına dair göndermelere sahip. Jenerasyon farklılığına dair en iyi cümlesiyse: “Each generation makes its own apology.” Şarkının klibi de New York metrosunda geçiyor. Milenyum öncesi New York’u gösteriyor.
Mary Boone’un geçmişine göndermeler
Albümün arka plan hikayesi en enteresan şarkısı Mary Boone. İlk nakaratından itibaren zamansız bir klasiğe dönüşüyor eser. Parça yine New York göndermeleriyle dolu. Arka planda çocuk korosunun sesini işitiyoruz ve aralarda trip hop’a dair elektronik altyapılar yer alıyor. Şarkı, vergi kaçakçılığı suçundan hapis yatan ünlü sanat simsarı Mary Boone’u konu alıyor.
Boone’un karıştığı skandala atıfta bulunurken, ismiyle kafiyeli sözlere de yer veriyor. 1977’de kendi adını taşıyan bir sanat galerisi açan ve SoHo’nun sanat sahnesinde öne çıkan bir isim olan Boone, 2019’da vergi kaçakçılığından mahkum edildi. Boone, Barbara Kruger’den Ai Weiwei’ye kadar birçok sanatçıyı öne çıkardı. Bu yüzden de bu şarkı New York’un şatafatlı geçmişine bir ağıt niteliğinde. Eserin sözlerinde Boone’un mali durumunu değiştiren skandala soyut bir atıf var.
'Belki gerçek olgunluğa ulaşmışızdır'
Pravda, Caribbean müziği etkisinde bir girişle başlıyor ve surf rock’a evriliyor. Şarkı, mültecilere dair ince göndermelere sahip. Başka bir yerde yaşamak, evini terk etmekle ilgili sözleri var. Rusya’nın başlattığı savaş öncesine dönüyorlar ve şunu diyorlar: “Your consciousness is not my problem/‘Cause when I come home, it won’t be home to you.”
Albüm Hope ile kapanıyor. Sözler oldukça karamsar olsa da müzik açısından “Bir umuttu yaşatan insanı” der gibiler. Şarkı, umudun dış dünyadaki bir talepten ziyade kişisel bir duygu olduğunu söylüyor.

Albümün kapağında ise grafitilerle kaplı bir New York metro vagonunun ters çevrilmiş görüntüsünü gösteren, 1988 tarihli bir Steven Siegel fotoğrafı var.
Ezra Koenig bir röportajda albümü şöyle anlatıyor: “Her albümde aynı anda iki yöne gitmemiz gerekiyor. Bazen bu daha çılgın ve tuhaf olmamız gerektiği anlamına geliyor. Belki bu albümle dünya görüşü ve tavır olarak gerçek olgunluğa ulaşmışızdır. Aynı zamanda da gençlikteki amatörlüğümüzü de kaybetmemişizdir.”
Bence kendinize bir iyilik yapın, kuşak değişimlerine çokça gönderme yapan ve iyi müziğin tüm kodlarına sahip bu albümü açıp dinleyin. Asla pişman olmayacağınız garanti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Arlo Parks ile İstanbul konseri öncesi sakin hayatını ve ilham kaynaklarını konuştuk. Vampire Weekend'in 5 yılın ardından yeni albümüyle dönüşünü kutladık.
15 Nis 2024

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026




