Amatör bağcılık: Nereden başlamalı?

Amatör bir bağcının not defterinden anekdotlar
Amatör bağcılık: Nereden başlamalı?

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Eylül ayıyla birlikte üzümler iyice şekerlenmiş hasadı beklerken bazılarımızın da tatil rotalarında bağ bozumu etkinlikleri yerlerini çoktan almıştır diye tahmin ediyorum. Belki de bazılarımız öyle bir coşkuya kapıldı ki uzaktan çalışmanın getirdiği sıkıntıyla “Benim de bağım olsun, şarabım olsun. Eş dost gelsin, keyifli zaman geçirelim.” hayalleri kurmaya başladı. 

Biz de ailece 2010’da bir maceraya atıldık. Urla’nın Barbaros Köyü’nde Ion Village adıyla minyatür bağımızı ve bağ evimizi kurarak “eş dost”u tatmin edecek miktar ve kalitede şarap üretmeye başladık. Bağcılıkla ilgili ciddi tartışmaları bir kenara bırakıp biraz da amatör bir hevesle bu projeden öğrendiklerimizi sizlerle paylaşmayı umuyorum.

Planlama: Bağ ekiminden sonra bağın gerçek anlamda şaraplık üzüm vermesi arasında yaklaşık yedi yıllık bir süre var. Bu açıdan uzun dönemli bir planlama gerektirdiği gerçek. Ancak o noktaya gelene kadar çıkan üzümü şarapçılıktaki hata hakkınızı kullanmak için bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz. 

Arazi: Topraktan beklentimiz çok sulak olmaması ki asma kökü suyu bulmak için mineral zengini derinlere insin. Bunun yanında, yazın yakıcı bir sıcak olmaması ve esmesi kritik. Kışın da dona yol açacak yağışın olmaması önemli. Bu açıdan Ege Bölgesi iyi bir alternatif.

Kalite ve hacim: Bağ kurmayı planlarken sizi ilk bekleyen kalite mi hacim mi sorusu. Asmanın kökü, suyu bulmak için ne kadar derine inerse kalite o kadar artarken bağı ne kadar sık sulayıp kökü tembelleştirirseniz hacmi de o kadar artırmış oluyorsunuz. Burada bakılan asma başına şarap şişesi hesabı. Biz bir asma fidanından alacağımız üzümle bir şişe şarap üretmeyi hedeflesek de sektörde bu oran dört-beş şişeye çıkabiliyor.

Araç gereç: Bağın kendisi için bilindik zirai aletler dışında ciddi bir ihtiyaç yok. Hasadın da kol gücüyle kolayca yapılması bir avantaj. Şarapçılıkta sap ayırma ve sıkım için biri elektrikli iki aletle aktarma ve saklama için iki tank gerekse de piyasada kolayca bulunan basit ve nispeten ucuz ürünlerle işin içinden rahatlıkla çıkabilirsiniz.

Kurulum ve bakım: Bu alanda bir fikir birliğinin olmaması ve her bağcının kendi yöntemini övmesi amatör bağcı için en stresli konu. Yerel deneyimin çok değerli ama dik başlı olabilmesinin yanında bilimsel çalışmaların yanılabilmesi sizi çıkmaza sürükleyebilir. Biz kendi bağımızda permakültür anlayışına uygun ama standart yönteme aykırı bir yol izleyip bazı profesyonel bağcı arkadaşlarımızı kızdırdık. Bağ kurulumu ve bakımı konusunda size önerim; çok gezin, çok dinleyin ve çok okuyun ama günün sonunda hangi yoldan gideceğinize siz karar verin. Malum, bağ bağcının.

Ne kadar meşakkatli olsa da bir yerlerde küçük bir bağın sorumlusu olmanın ve kendi şarabınızı içebilmenin ve üretkenliğin getirdiği mutluluk hayattaki ender keyiflerden biri. Bir gün sizin de bizim gibi “bağ çatlaklarından” olmanızı umarak o güne kadar bağ bozumlarında görüşmek dileğiyle.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🍇 Üzümün ikinci hayatı

Meşe fıçılardan bağ rotalarına

09 Eyl 2020

🍇 Üzümün ikinci hayatı

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

The Bear’e veda: Her şey yolunda

Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.

18 Tem 2026

The Bear’e veda: Her şey yolunda
apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra