

Araç bakımında indirim: Aksigorta x Autoking iş birliği Yeni nesil sigortacılık anlayışıyla geçtiğimiz aylarda mobil uygulamasını hayata geçiren Aksigorta , pazaryeri üzerinden müşterilerine sunduğu hizmet ağını Autoking iş birliğiyle genişletmeye devam ediyor. Nedir? Aksigorta müşterileri, Aksigorta mobil uygulaması üzerinden alacakları kampanya koduyla artık seramik kaplama, klima bakteri temizliği ve ozonla dezenfeksiyon gibi araç özel bakım hizmetlerini Autoking servislerinde 31 Aralık 2022 tarihine kadar indirimli olarak yaptırabilecek. Bir adım geriden: Araç bakım servisi Autoking’in yanı sıra, Züber, DogGo, Kidolog, Petopy, Pronet, etaşın ve lastik.com.tr ile iş birliği gerçekleştiren Aksigorta, Aksigorta Mobil üzerinden müşterilerinin olası risklerine karşı önleyici destekler; ihtiyaç ve beklentilerine farklı çözüm ve avantajlar sağlamaya başlamıştı. Kolay, yalın ve erişilebilir sigortacılık anlayışıyla müşterilerinin çözüm ortağı olmaya devam eden Aksigorta’nın mobil uygulamasını buradan indirebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Pareto için düzenlediğimiz ankete katılan 18-22 yaş arası okurlarımızın birçoğu öğrenci veya stajyer olduğunu belirtiyor. Ankette bu yaş grubundaki katılımcıların %67'si 0-5.500 lira arasında aylık gelir elde ettiğini bildirirken yine aynı şekilde neredeyse üçte ikisi hanesinde 1 ya da 2 kişinin maaşlı çalıştığını belirtiyor. Toplam hane geliri ise 5 bin 500 ila 20 bin lira arasında değişiyor. 15 bin lira üzerinde gelire sahip hanelerin neredeyse tamamı ise iki veya daha fazla maaşlı kişiden oluşuyor.
Verilere bakıldığında 18-22 yaş grubundaki katılımcıların üçte ikisinden fazlasının asgari ücret veya daha altında bir gelire sahip olması, zorunlu harcamalarının (kira, faturalar, yeme-içme, ulaşım) dışında farklı alanlarda harcamalar yapmalarının mümkün olmadığını, hatta herhangi bir birikim yapmalarının neredeyse imkânsız olduğunu gösteriyor.
Anketimize katılan bu yaş grubundaki katılımcılarımız arasında kirada oturanlar en çok 3 bin ila 5 bin lira arasında kira ödediklerini belirtiyor. Bu düzeyde kira ödemesi gerçekleştiren 18-22 yaş grubundaki katılımcıların hiçbiri, tek yaşamıyor. Aslında anketimiz bize, "genç" olarak adlandırdığımız kesimin, günümüzde çoğunlukla kazandığı ücretle tek başına yaşama olanağı olmadığını gösteriyor.
Ya sosyal hayat?
Kira ödemesinin yanında zorunlu harcamalarını da gerçekleştirdikleri takdirde bu yaş grubundaki kişilerin sosyal hayatının kısıtlandığını da verilerden okumak mümkün. İki kişi yaşayan ve 5 bin 500 liraya kadar bir ücret aldığını belirten öğrenci/stajyer/yeni mezun katılımcının %26'sı, kirasının üzerine faturaları ve yeme-içme masraflarını eklediğinde geriye kalan ücretiyle alışveriş yapması veya sosyal etkinliklere katılması, ayın geriye kalan günlerinde "kendini zora sokması" anlamına geliyor.
Geçtiğimiz yıl Spektrum yayınımızda yer verdiğimiz "Öğrenim Krizi" dosyamızın "sosyal hayat" başlıklı yazısında görüştüğümüz öğrenciler, sosyal hayatlarının ne derece kısıtlandığını şu cümlelerle anlatmıştı:
"Karnımı doyurup, barınabilmek için okul dışında yarı zamanlı çalışıyorum. Aldığım ücretle ancak "en temel" ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum. Kafede çalıştığım için aralarda patron kahve içmeme izin veriyor. Bazen arkadaşlarım da ziyarete geliyor, başka türlü ben nasıl kahveye 20 lira verip rahatça muhabbet edebilirim?"
"Artık kafede maç izlemek, ortaokulda babamla stadyumda maç izlemekle aynı fiyat. Spora da ilgi duymuyorum, müziğe de, tiyatroya da… Duymamaya çalışıyorum yani. Duysam ne olacak? 1 saat tiyatro izlemek için 70 lira veremem ki. Değmez demiyorum, o da emek ama biz bunu karşılayamıyoruz. Devlet desteğimiz yok."
- Öte yandan, yukarıda saydığımız aktivitelerin birçoğunun artık gençler için bir "lüks/zevk" olarak değerlendirilmesi de ekonomik krizin boyutunu gösterir nitelikte. Sosyalleşmenin en az barınma kadar temel bir ihtiyaç olduğu su götürmez bir gerçek olsa da krizin etkisiyle en temel yaşam unsurları dışındaki hiçbir aktiviteye maddi olanak ayırmak mümkün olmuyor.
- "Birikim" desek? Bu yaş grubunda, sosyal aktivitelerin en az seviyede gerçekleştiğini gördüğümüzde herhangi bir maddi birikim yapma olanağı da neredeyse imkânsız olarak görülüyor. Gençler kendileri için veya gelecekleri için herhangi bir birikim yapabilecek maddi olanağa sahip olmadıklarını düşünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
"Orta direk yıkılıyor mu?" serimizde, içinde bulunduğumuz makro ekonomik durumun hayatlarımızın farklı yönlerine etkilerini irdeliyoruz. Bugünkü bültende iş hayatına başlayacak, 18 ila 22 yaşındaki "öğrencilere" yer veriyoruz.
05 Ağu 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?



