Ânın İçinde: 54. İstanbul Müzik Festivali programı açıklandı

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
50 yılı aşkın zamandır hem İstanbul’un ve İKSV’nin en köklü festivali olarak şehre renk katan, hem de klasik müziği geniş kitlelere yaymak ve İstanbul’un büyüleyici mekanlarını müzikle doldurmak için çalışan İstanbul Müzik Festivali, bu yılki programını duyurdu.
- 11-25 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek festival, Atatürk Kültür Merkezi ve Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’ndaki konserlerin yanı sıra Kapalıçarşı’dan Bahariye Mevlevihanesi’ne, Beyoğlu’nun kiliselerinden İstanbul’un iki yakasındaki parklara birçok mekana uğrayacak.
54. İstanbul Müzik Festivali’nin Onur Ödülü, “geleneksel ile çağdaşı özgün bir dille buluşturan, eserleriyle bu toprakların tınısını büyük bir incelikle evrensele taşıyan” besteci Turgay Erdener’e, Yaşam Boyu Başarı Ödülü ise Portekizli efsanevi piyanist Maria João Pires’e takdim edilecek.

İstanbul Müzik Festivali direktörü Efruz Çakırkaya | Fotoğraf: Fatih Yılmaz
Festivalin tema seçimi ise her geçen gün daha da hızlı tükettiğimiz bir çağda anı yaşamının önemini vurguluyor ve sahne sanatları alanında her performansın biricikliğini hatırlatıyor: “Ânın içinde”. Festival direktörü Efruz Çakırkaya, 54. İstanbul Müzik Festivali teması üstüne şunları söylüyor:
“Geçicilik hayatın temel hakikatidir. Her şey değişir, hiçbir şey sonsuza dek sürmez. Nesneler, ilişkiler, düşünceler ve duygular… hepsi bir akışın parçasıdır. Bu anlayış farklı felsefi ve spiritüel geleneklerin kalbinde yer alır, bize yaşamın sürekli bir dönüşüm halinde olduğunu, tutunmaya çalıştığımız her şeyin bir gün elimizden kayıp gideceğini hatırlatır.
Müzik bu gerçeğin en saf ifadesidir. Her performans yalnızca bir kez vardır, tekrarlandığında bile aynı duygusal izi bırakmaz. Tıpkı hayat gibi müzik de anın içinde doğar, büyür ve kaybolur. Bir konser bittiğinde o an geri getirilemez. İşte bu yüzden canlı bir performansa tanıklık etmek, tekrarı olmayan bir mucizeyi paylaşmaktır; yalnızca o mekandaki ruhların hafızasına mühürlenen eşsiz bir buluşmadır.”

Bruce Liu | Fotoğraf: Christoph Koestlin
Festival bu yıl kimleri ağırlıyor?
Festival, programındaki 20 konserde dünyanın dört bir yanından seçkin orkestraları ve yıldız solistleri ağırlıyor. Piyanistler Behzod Abduraimov, Lucas ve Arthur Jussen, Bruce Liu, çellist Kian Soltani, tenor Ian Bostridge ve soprano Sarah Aristidou festival sahnelerinde dinleme fırsatı bulacağımız sanatçılardan bazıları.
Ayrıca: Viyana Senfoni Orkestrası, Kammerakademie Potsdam, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Tekfen Filarmoni Orkestrası gibi topluluklar ile bale topluluğu Aterballetto da festivalde olacak.

Ian Bostridge | Fotoğraf: Marco Borggreve
Festival sahnesinin ilkleri
İstanbul Müzik Festivali, on yılı aşkın süredir, konukları ve mekanlarıyla olduğu kadar, verdiği eser siparişleri ve ev sahipliği yaptığı dünya prömiyerleriyle de dünya festivalleri arasında seçkin bir yer edindi. Bu yıl da, festivalin siparişi ya da ortak-siparişi olan üç eserin dünya prömiyeri Süreyya Operası’ndaki festival konserlerinde yapılacak:
- Güney Koreli besteci Donghoon Shin’in İstanbul Müzik Festivali’nin ortak siparişçilerinden olduğu yaylı sazlar dörtlüsü ve kontrtenor için yeni eserinin Berlin Filarmoni Orkestrası’nın dört üyesinden oluşan Berlin Solistleri ve kontrtenor Iestyn Davies tarafından seslendirileceği dünya prömiyeri (14 Haziran),
- Festivalin Kaan Bulak’a sipariş ettiği ve modern şehir yaşamında şekil değiştiren ritüelleri ve gelecek olasılıklarını odağına alan Maison Lâlê’nin dünya prömiyeri (25 Haziran),
- Ian Bostridge (tenor), Feride Büyükdentaş (mezzosoprano) ve Saskia Giorgini’nin (piyano) biraraya geleceği Festival Buluşması’nda yapılacak anonim eserin Türkçe seslendirilişinin dünya prömiyeri (22 Haziran).

Viyana Senfoni Orkestrası | Fotoğraf: Peter Rigaud
Programdan öne çıkanlar, öneriler
Programda ilk bakışta şu konserler göze çarpıyor:
- 125 yıldır klasik müzik dünyasını şekillendirip geliştiren, dünyanın en iyi orkestraları arasında anılan Viyana Senfoni Orkestrası, iki konserle İstanbul’a konuk oluyor. 23 Haziran’da, 2021’de Uluslararası Chopin Piyano Yarışması’nı kazandıktan sonra hızla parlayan piyanist Bruce Liu, 24 Haziran’da ise İran asıllı Avusturyalı çellist Kian Soltani orkestranın eşlik edeceği solistler olacak.
- Sinema ve klasik müziğe eşit derecede tutkun olan beni özellikle heyecanlandıran, ülkemizin en önemli orkestralarından Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın şef Dirk Brossé yönetiminde film müziği dünyasının efsanevi ismi Ennio Morricone’nin müziklerini 16 Haziran’da seslendirecek. Konser, Caddebostan sahilinde de canlı yayımlanarak daha geniş kitlelere ulaşacak.
- Constantinople topluluğunun, İtalyan Rönesansı ve erken Barok vokal müziği ile Osmanlı ve İran müzik geleneklerini doğaçlamayla örülen canlı diyaloglar hâline getirecek ve böylece festivalin temasını en çok hissetirecek konserlerden biri olacak "Ânın Güzellikleri", 21 Haziran’da Kapalıçarşı’nın Kürkçüler Kapısı’nda düzenlenecek.

Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası, "Rahat Konser" dahil birçok festival konserine ev sahipliği yapacak. | Fotoğraf: Poyraz Tütüncü
Erişilebilirlik odağı
Festival bu yıl erişilebilirlik alanındaki yenilik ve çalışmalarıyla da dikkat çekiyor: “Salon kurallarının esnetilebildiği, daha kapsayıcı ve erişilebilir dinleme ortamının sunulduğu [...], daha sakin ve öngörülebilir bir konser ortamından fayda görebilecek herkese açık olan” "Rahat Konser", 20 ve 21 Haziran’da özellikle otizm spektrumundaki veya duyusal hassasiyeti olan izleyicileri hedefliyor.
- Programda Vivaldi’den Mozart’a birçok bestecinin tanıdık melodileri yer alıyor. Festival ayrıca bu yıl AYDER (Alternatif Yaşam Derneği) danışmanlığında bir erişilebilirlik rehberi de hazırlamış.
Festivalin konser deneyimini zenginleştirmeyi hedefleyen "Konsere Doğru" konuşma serisi, ücretsiz kamusal alan konserleri "Hafta Sonu Klasikleri", elektronik müzik ve klasik müziği buluşturan "Disko Klasik" ve öğrencilere uygun fiyatlı (50 lira) bilet sağlayan Eczacıbaşı Genç Bilet ile konservatuvar öğrencilerine ücretsiz bilet uygulaması gibi gelenekleri de devam ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.




