Anlaması zor bir nesil: Z kuşağı nasıl para harcıyor?


Lebib Yalkın’dan geleceğe teknoloji yatırımı: Yeni nesil mevzuat ve içtihat programı Mevbank Neo
Bugün gurur ve coşkuyla 70. yılını kutlayan Lebib Yalkın , mevzuat yayımcılığı dünyasında öncü kuruluş olmanın yanında köklü bir değişimle dönüşümün parçası olmaya devam ediyor.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Farklı kuşakların tasarruf eğilimlerini besleyen birçok faktör var ve çoğu zaman para biriktirmeye yönelik tutumlar, döneme hakim olan finansal atmosfer ile doğrudan ilişkili. Z Kuşağı da, 2008 Krizi ile büyüdükten sonra Covid-19 tarafından altüst edilen ekonominin sırtında yetişkinliğe adım atan bir nesil.
Bununla birlikte: Yüksek enflasyon, durmadan artan üniversite masrafları ve rekabetçi bir iş piyasasının olduğu bu dönemde her gün yeni finansal zorluklar ortaya çıkıyor. Ekonomik belirsizlikle ilgili bu derin deneyim, Z kuşağının Y kuşağından miras aldığı bazı harcama alışkanlıklarını pekiştirirken, elbette kendine has birtakım davranışları da teşvik ediyor. 1997 yılı ile başlayan neslin en yaşlı mezunları, artık birkaç yıldır işgücüne dahil durumda ve Z kuşağının harcama gücü önümüzdeki on yıl boyunca perakende sektörünü şekillendirecek.
Dijitalle büyüyen ilk nesil
Neyse ki Z kuşağı, kazançlarının büyük bir kısmını biriktirerek, ekonomik belirsizlikle şekillenen ve online fırsatları nasıl bulacaklarını erken öğrenen tutumlu tüketiciler olarak öne çıkıyor. Bu kuşak, yetişkinlik dönemlerinde de devam edecek harcama ve tasarruf alışkanlıklarını geliştirmeye çok erken yaşlarda başladı; buna ödeme teknolojileri, dijital öncelikli yaklaşım, dijital satış kanallarının hızlı ve güvenilir olması gibi beklentiler de dahil. Bu genç tüketiciler hızlı, güvenilir teknoloji araçları talep ediyor, kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler için para ödüyor. Z Kuşağı üyeleri sosyal medyanın ve çevrimiçi hizmetlerin güçlü kullanıcıları olmakla beraber, %97'sinin yedi büyük dijital platformdan en az birini kullandığını tahmin ediliyor. Morgan Stanley tarafından yapılan bir anket de, Z kuşağının %60'ının 14 yaşından önce akıllı telefon kullandığı bilgisiyle bu argümanı destekliyor.
Öyle ki: Bugün bu neslin en genç üyelerinin doğduğu yıl, iPhone çoktan beş yaşına basmıştı. Elbette bu deneyimler, bu kuşağın pazarlama, alışveriş ve tasarruf beklentilerini şekillendirmede güçlü bir etkiye sahip oldu.
Şunu da unutmamak gerek: Z kuşağı giyim ürünleri ya da araba gibi elle tutulur eşyalara diğer jenerasyonlara kıyasla çok daha az para harcarken, tercihlerini deneyimlerden yana kullanıyor.
Aynı zamanda: 2019 tarihli bir Zopa araştırması, bu kuşağın herhangi şekilde "bir borca sahip olma olasılığı" en düşük kuşak olduğunu belirtiyor.
- Morgan Stanley'nin "How a 'Youth Boom' Could Shake Up Spending Trends" araştırmasına göre, hem Y hem de Z kuşağı gelirlerinin büyük bir kısmını dışarıda yemek yeme, mobil cihazlar, ulaşım ve konuta harcıyor.
- Bankrate'in para ve ruh sağlığı anketine göre, Z kuşağının yarısından fazlası (%52) ruh sağlıklarını olumsuz etkileyen en büyük parasal endişenin enflasyon ve artan fiyatlar olduğunu söylerken; %54'ü günlük harcamalarının karşılanması olduğunu belirtiyor.
- Experian tarafından Haziran ayında yapılan bir başka araştırma, Z kuşağının çoğunluğunun (%61) ebeveynlerine mali açıdan kayda değer derecede bağımlı olduğunu gösteriyor. Bu istatistik de, birçoğunun yetişkinliğin finansal ortamında karşılaştığı zorlukların altını çiziyor.
- Bir Deloitte araştırması da, Z kuşağının 20'li yaşlardaki "baby boomers" kuşağına kıyasla %86 daha az alım gücüne sahip olduğunu, Y kuşağından daha fazla öğrenci borcu olduğunu ve yarısının yalnızca maaş çekiyle yaşadığını ortaya koyuyor.
- National Society of High School Scholars verileri, Z kuşağı üyelerinin %35'inin emeklilik için tasarruf yapmaya 20'li yaşlarında başlamayı planladığını gösteriyor. %10'luk kesim ise gençlik yıllarında tasarruf etmek istediğini paylaşıyor.
Bütün bunlar, iş dünyası için ne anlama geliyor?
Kişiselleştirilmiş, güçlü teknolojilerle büyüyen Z kuşağı tüketicileri, paralarını almak isteyen her işletmenin kapılarının ardında neler olup bittiğine dair iyi bir fikre sahip olmayı bekliyor. Onların harcama alışkanlıklarından faydalanmak ve kalıcı ilişkiler kurmak; şirketin temel değerlerine odaklanmak, bunları net bir şekilde iletmek ve alışveriş deneyimini sorunsuz hâle getiren teknolojilere yatırım yapmak anlamına geliyor.
- Uzmanlar, Z kuşağının kendilerine bir şey satmaya çalışan bir şirketin sosyal değerlerine daha fazla önem verdiğini ve bunun da işletmelerin finansal güçlerini dünyayı iyileştirmek için kullanmaları gerektiğine dair genel bir inancı yansıttığını söylüyor. McKinsey'nin "The influence of ‘woke’ consumers on fashion" araştırmasına göre, Z kuşağından tüketicilerin %90'ı şirketlerin çevresel ve sosyal sorunları ele alma sorumluluğu olduğunu düşünüyor.
Sonuç olarak: İşletmeler Z kuşağının veri güvenliği konusundaki kuşkularını gidermeli ve onların sadakatini kazanmak için, kâr etmenin ötesine geçen bir misyonla hareket etmeli.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İş dünyasının çalışanlardan ve çalışanların iş dünyasından beklentileri her yeni günde değişmeye devam ediyor. Toplumların harcama davranışları ve tüketim alışkanlıkları nesilden nesile farklılık gösteriyor.
30 Eki 2023

YAZARLAR

İdil Ertürk
İş Dünyası & Finans Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.




