Artısı eksisiyle "gig" ekonomisi

Pandemi etkisiyle öngörülerin ötesinde büyümesi muhtemel olan gig ekonomisi ölçeklenirken tüm paydaşları nasıl koruyabiliriz?
Artısı eksisiyle "gig" ekonomisi

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Aposto! Kurucu Ortağı
 

Gig ilk hâliyle caz müzisyenlerinin sahne performansları için 1915 dolaylarında kullanmaya başladıkları bir tabir, 2020’de ise milyarlarca dolarlık bir kısa süreli “performanslar” ekonomisi… Son on yılda daha sık duymaya başladığımız ve pek çok teknoloji devinin davalarıyla bilinirlik kazanan bu çalışma biçimi belirsiz süreli anlaşmalara ve kısa süreli kontratlara dayanıyor. Bir gig ekonomisi paydaşı olan Upwork’ün verilerine göre 2019’da 57 milyon ABD vatandaşı, tüm ABD iş gücünün yaklaşık üçte biri, ekonomiye bu şekilde katkı sağladı ve küresel ölçekte 248 milyar dolar hacme ulaşıldı; gig ekonomisinin penetre olduğu sektörler de düşünüldüğünde önümüzdeki birkaç yılda bu hacmin katlanması muhtemel görünüyor. Medyada da yansımaları hissedilen bu değişime artı ve eksileriyle odaklanmak ve tüm paydaşları koruyan modeller inşa etmek gerekirken önümüzdeki yıllarda bu alandaki mücadelelere tanıklık etmemiz de pek olası… 

  • Artıları: Çalışanlar açısından düşünüldüğünde esnek çalışma saatleri, yetkinliğe bağlı kazanç olanağı, ek gelir imkânı, pek çok iş seçeneği ve bağımsızlık; gig ekonomisine katılımı cazip kılarken pek çok dar ve orta gelir grubu mensubu bu şekilde anlamlı kazançlara erişebiliyor. Dünya genelinde tam zamanlı çalışma imkânı bulamayan kadınların ve öğrencilerin de ekonomiye katılımı için gig ekonomisi bir fırsat olarak görülüyor. İşverenler ise tam zamanlı çalışma modelinin gerektirdiği yasal giderlerden kurtulurken iş modellerini ölçeklendirebilmek için çok daha geniş bir iş gücüne erişim sağlıyor ve değişen talepleri karşısında zamandan bağımsız bir arz yaratabiliyor. Pazar ekonomisinin dinamikleriyle uyum içinde olan ve teknolojinin getirileriyle her gün ölçeklenen bu model, tahminlere göre 2023 yılında yarım trilyon dolarlık bir hacme ulaşacak. Fakat eksi yönleri de var…
     
  • Eksileri: Çalışanlar için zamanla daha stresli bir hâl alan gig ekonomisinde doğru arz-talep eşleşmesini yakalamak, modele katılan şirket ve çalışan sayısının artışıyla birlikte zorlaşıyor. Öte yandan sosyal güvenceleri olmayan çalışanlar tüm giderlerinden kendileri sorumlu olurken emeklilik ve tazminat hakkı kazanamıyor, çoğunlukla yaptıkları işin standartlarına bağlı olarak sigortalanmıyorlar. Bir ofis ortamında bulunmanın ya da bir şirketin çatısı altında çalışmanın sağladığı birtakım ek faydalara erişemeyen çalışanlar; sosyalleşme, kendilerini geliştirme ve birlik olma imkânlarını da yitiriyorlar. Dolayısıyla daha fazla hak talep eden gig ekonomisi çalışanları için bir sendikal faaliyet içinde olmak da en az iş arkadaşı edinmek kadar zor. Öte yandan gig ekonomisinin tam zamanlı çalışma biçimine oluşturduğu alternatifin, özellikle ev işlerindeki ve çocuk bakımındaki paylaşımın eşit yapılmadığı toplumlarda kadınların iş gücüne katılımını azaltma ihtimali üzerinde duruluyor. Kısa süreli kontratların çoğu zaman tek taraflı feshedilebilmesi de hem işveren hem de çalışan tarafında birçok risk barındırıyor. 
     
  • Neler geliştirilebilir? Gig ekonomisi için hem serbest çalışanları hem de işverenleri koruyacak dinamikler geliştirilmesi şart, daha önceki davalar da (örn. Uber BV v Aslam) bu konuda emsal oluşturabilir. Yasa yapıcıların da serbest zamanlı çalışanların sosyal güvenceleri, yan hakları, çalışan statüleri ve sendikal faaliyetleri konusunda birtakım proaktif adımlar atmaları gerekecek. Öte yandan aracı platformların komisyon oranlarının düzenlenmesi, ödeme yöntemlerinin geliştirilmesi, tüzel kişilik sahibi olmayan serbest çalışanlar için fatura, vergi ve tahsilat düzenlemelerinin yapılması gig ekonomisi ölçeklenirken paydaşlarının korunmasını da mümkün kılacaktır. Tahminimce pandemi etkisiyle 2023 öngörülerinin de ötesinde büyüyecek olan gig ekonomisi ancak bu adımlarla sürdürülebilir bir hâl alabilir.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🏭 Karanlık fabrikalar, fintek öngörüleri, "gig" ekonomisi

12 Ekim Pazartesi sabahından herkese merhaba. Pareto’nun yeni yazı dizisinde bu hafta fintek ekosistemindeki son gelişmeler, akıllı fabrikalar ve esnek ekonomiye dair değerlendirmeler var.

12 Eki 2020

🏭 Karanlık fabrikalar, fintek öngörüleri, "gig" ekonomisi

YAZARLAR

Umutcan Savcı

Co-Founder at Aposto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?
ParetoPareto

HİKAYE

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Doğa Yurduneri

·

14 Tem 2026

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?
ParetoPareto

HİKAYE

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Hüseyin Kaplan

·

14 Tem 2026

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak
ParetoPareto

HİKAYE

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?