Aşırı sıcaklıkların etkisi, 2050 yılına kadar 5 kat artabilir


Daha uzun bir yaşam döngüsü: Samsung Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5
Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 aracılığıyla küçük eylemlerin gezegeniz üzerinde nasıl büyük ve olumlu bir etki yaratabileceğini yukarıdaki bilgi grafiğinden inceleyebilirsiniz. Yolculuğun merkezinde bizler ve gezegenimiz için daha fazla olanak…
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Lancet Countdown tarafından yayımlanan rapora göre, aşırı sıcaklıkların etkisiyle 2050 yılına kadar insanlardan kaynaklanan ölümler 5 kat artabilir.
- İstatistikler: 65 yaş ve üzeri bireylerde sıcaklığa bağlı ölümler, 2013-2022 arasında 1991-2000 dönemine kıyasla %85 oranında artış gösterdi. Eğer küresel ısınma önlenmezse sıcaklıkla ilişkili ölümlerin yıllık bazda %370 artacağı tahmin ediliyor. Bu da yaklaşık 4,7 katlık bir fark anlamına geliyor ve şu anki eğilimlerle sıcaklık artışı 2,7°C’ye ilerliyor.
- Çıktılar: Dr. Marina Belén Romanello, yaşanan bu tehlikeli sıcaklık artışlarının gelecek için uyarıcı bir işaret olabileceğini belirtiyor. Raporda, ölümcül sıcaklıkların, insan sağlığına yönelik tehditlerin yalnızca bir yüzü olduğu ve fosil yakıt kullanımındaki artışın etkilerinin çok yönlü olacağı vurgulanıyor. Kentlerin dörtte birinden fazlasında, iklim değişikliğiyle baş edebilme kapasitesinin aşıldığı görülüyor.
- Kuraklıkların artışı ve sivrisineklerin yayılması gibi etkilerin milyonları gıda güvensizliği ve bulaşıcı hastalık riskiyle karşı karşıya bırakabileceği ve sağlık sistemlerinin bu durumla başa çıkmakta zorlanabileceği ifade ediliyor.
- Olası gelecek tahayyülleri: Yüzyılın ortasına kadar yaklaşık 520 milyon insanın gıda güvensizliğiyle karşılaşacağı ve dang humması gibi sivrisinek kaynaklı hastalıkların yayılma olasılığının %36 artacağı öngörülüyor.
- Eleştiri: Rapor, enerjiyle ilgili karbon emisyonlarının geçen yıl rekor seviyelere çıkmasını ve fosil yakıt kullanımına yönelik devlet sübvansiyonları ile özel bankaların yatırımlarının hâlâ yüksek olmasını da eleştiriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim-kurgu (cli-fi), özellikle son 10 yıldır ekolojik krizlerin etrafında şekillenen hikayelerle dikkat çekiyor.
17 Kas 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...



