Asya kaplanlarından havadisler


Uluslararası otomotiv sektörü profesyonelleri buluşuyor: Automechanika Istanbul 2023 Automechanika Istanbul 8-11 Haziran’da Otomotiv sektörünün en önemli buluşma platformu Automechanika Istanbul 2023 için geri sayım başladı. Nedir? Otomotiv satış sonrası endüstrisinde dünyanın lider fuar markası Automechanika’nın bölgedeki en büyük uluslararası ticaret fuarı Automechanika Istanbul , sergilenen yeni ürün ve hizmetlere ek olarak otomotiv endüstrisi profesyonelleri için teknolojik gelişmeler ve trendlerin de karşılıklı olarak paylaşılacağı bir ortam sunmak üzere 8-11 Haziran’da İstanbul TÜYAP Fuar Merkezi’nde . Neler var? Fuarın önemli bir parçası olarak, alanında uzman konuşmacıların yer aldığı aydınlatıcı sunumlar, söyleşiler ve oturumlardan oluşan Automechanika Academy ; otomotiv üreticilerinin AR GE, tasarım ve üretim ekiplerinin, sektördeki son gelişmeler, trendler ve teknolojiler hakkında güncel bilgiler edinmelerini sağlıyor. Bu yıl tedarik zinciri, istihdam ve üretim politikalarında sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımları öne çıkarmayı planlayan fuarda; e-mobilitede çevre dostu çözümleri ve otomotiv endüstrisindeki hızlı değişimi gözler önüne seren Innovation 4 Mobility alanında ziyaretçiler; geleceğin mobilite ve lojistik teknolojilerinden en özel taşıt, araç, yazılım ve çözümlerini fiziksel olarak deneyimleme imkânı bulurken elektrikli araç için örnek bir servis istasyonuyla karşılaşacaklar. Messe Frankfurt Istanbul ve Hannover Fairs Turkey iş birliğiyle gerçekleşen Automechanika Istanbul 2023 ’e kayıt olmak için burayı ve fuarın katılımcılarını öğrenmek için şurayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Çin’de imalat sektörü aktivitesi nisan ayının ardından mayıs ayında da küçülme gösterdi ve Covid-19 kısıtlamaları sonrası ekonomik toparlanmadaki kırılganlığın sürdüğüne işaret etti. Çin Ulusal İstatistik Bürosu'nun verilerine göre, imalat PMI 0,4 puan azalarak 48,8'e, imalat dışı PMI ise 1,9 puan düşüşle 54,5'e geriledi.
17 Mayıs’ta Çin ekonomisine ilişkin bir değerlendirme yayımlayan Morgan Stanley analistleri imalatta zayıf gelen verilerin politika gevşemesinin bir habercisi olduğunu ifade etmişti.
👉 Öte yandan: Japonya hükümeti ülkede perakende satış hacminin nisan ayında beklentilerin oldukça altında kalarak %5 seviyesinde gerçekleştiğini duyurdu. Veriyle ilgili piyasa beklentisi %7 iken, mart ayında satış hacmi %7,2 seviyesinde gerçekleşmişti.
Avustralya enflasyon
Avustralya’da manşet enflasyon nisan ayında aylık bazda %0,2 artışla yıllık bazda %6,8 seviyesine geriledi fakat beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Nisan ayında enflasyona en yüksek katkı barınma, gıda ve ulaşım grubundaki artışlardan geldi. Enflasyon verisine ilişkin ankete katılan 19 ekonomistin beklentileri %5,9 ile %6,6 arasında değişmekteydi.
Tayland’da faiz artışı
Tayland Merkez Bankası mayıs ayı toplantısında oy birliği ile politika faizini 25 baz puan artırarak %2’ye yükseltti. Böylece ülkede politika faizi son 8 yılın zirvesine çıkmış oldu. Ülkede 2022 Ağustos’da %7,8 ile zirveyi kaydeden manşet enflasyon aylar içinde kademeli olarak geriledi ve Nisan 2023’te %2,7’ye düşerek bankanın hedefi olan %1,00-3,00 aralığında gerçekleşti. Fakat ülke merkez bankası tedbiri elden bırakmamak ve talep yönlü riskleri bertaraf etmek adına faiz artışlarını sürdürüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye İstatistik Kurumu, yılın ilk çeyreğine ilişkin büyüme verisini açıkladı. %4,0 ile beklentilerin üzerinde gelen veri, şubat ayında yaşanan deprem felaketine karşın ekonomik aktivitedeki canlı tremdin sürdüğünü teyit ediyor.
01 Haz 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.
24 Ağu 2026

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.

Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.



