Bir "kâbus komedisi": Beau Is Afraid

Ari Aster'in anne sorunlarıyla yoğurduğu yeni filmi Beau Is Afraid, izleyebileceğin en tuhaf yol hikâyelerinden biri.
Bir "kâbus komedisi": Beau Is Afraid

9 Haziran - İBB Kültür AŞ - Duende
İBB Kültür AŞ ile birlikte

Müze Gazhane ’de haziran bir başka güzel

Müze Gazhane'de haziran İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından İstanbullulara yeniden armağan edilen; şehrin cazibeli ve heyecan verici kültür sanat noktası Müze Gazhane , İBB Kültür AŞ ’nin haziran ayı boyunca hazırladığı etkinlik…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Beau Is Afraid

Yönetmen: Ari Aster

Süre: 179 dakika

Yapım yılı: 2023

Son yılların bende en çok iz bırakan korku filmlerinden Hereditary ve Midsommar'ı ardışık yıllarda izleyiciyle buluşturan, A24 çağının ve çağdaş korku sinemasının ışık saçan yönetmenlerinden Ari Aster'ın yeni filmiyle ilgili ilk bilgileri 2021 yazında almıştık. Başrolünde Joaquin Phoenix'in yer alacağını öğrendiğimiz filmin o zamanki adı Disappointment Blvd. olarak duyurulmuştu. Filmin yeni adını da duyuran, geçtiğimiz yıl içinde izlediğimiz fragman tek kelimeyle "tuhaf" bir film izleyeceğimizin sinyallerini veriyordu. Beau Is Afraid'i en iyi özetleyen sözcük, izledikten sonra da görüyorum ki hâlen bu: Tuhaf. 

Ari Aster filmin yapım süreci boyunca filmini oldukça kafa karıştırıcı ve daima komik cümlelerle tasvir etmiş: "Yüzüklerin Efendisi'nin Yahudi bir uyarlaması ama Frodo annesinin evine gitmeye çalışıyor" ve "10 yaşında bir çocuğa antidepresan pompalayıp market alışverişine yollamışsınız gibi" bunlardan sadece ikisi. Tüm tuhaflıklarından arındırıldığında filmin basit bir konusu var aslında: Annesine yabancılaşmış orta yaşlı Beau, annesini ziyaret etmek için bir yolculuğa çıkıyor. Evet, bu bir yol hikâyesi. Beau güçlü bir kahraman, örneğin bir Odysseus olmasa da korkunç canavarlarla, sanrılarla ve hatta mitolojik yaratıklarla dolu epik bir yol hikâyesinde olduğu söylenebilir.

Beau yolculuğuna 1-0 yenik başlıyor: Kafası kaygı krizleri ve korku ataklarıyla karışmış ve annesiyle süregelen hastalıklı ilişkisi psikolojisini altüst etmiş durumda. Yolculuğun öncesinde, sırasında ve hatta hedefine ulaştığında Beau; iç dünyasının gizemiyle, çocukluk yaralarıyla, kolektif travmalarla ve pek tabii ki anne sorunlarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Terapisti henüz filmin ilk sahnesinde "suçlu" yazıyor not defterine. Suçluluk duygusu ve suçluluk ithamı filmin başından sonuna dek Beau'nun içsel ve fiziksel yolculuğunun temelinde kanayan bir yara olarak karşımıza çıkıyor. Beau yolculuğu boyunca, hatta kendisi için mutlu bir hayat düşlemeye başladığı fantezisinde dahi haksız yere suçlanıyor. Üstelik Beau'nun doğduğu andan itibaren annesi tarafından suçlandığını öğreniyoruz. Anne sorunları filmin tümünü ele geçiriyor ve anne figürü filmin üçüncü kısmında ete kemiğe bürünüyor. (Filmin bu kısmına Broadway efsanesi Patti LuPone'un performansı damga vuruyor.) Korkutucu, yargılayıcı ve hükmedici anne; filmin güçlü finalinde Beau'nun kaderini belirliyor. Üç saatlik epik yolculuğu geride bıraktığımda aklıma tekrar o ilk sahnedeki not defterine yazılan "suçlu" sözcüğü geliyor. Düşünüyorum: Bu bir gözlem mi, yoksa henüz ilk sahneden Beau'nun kaderini belirleyen bir yargı mı?

Ari Aster'ın "bir kâbus komedisi" olarak tanımladığı film; yolculuğa hazırlık, yolculuk ve yüzleşme olarak üç bölüme ayrılabiliyor. Hazırlık kısmı, yönetmenin 2011 yapımı kısa filmi Beau'nun bir uyarlaması. Joaquin Phoenix'in de etkisiyle Joker (2019, Todd Phillips) ve Gotham City'yi anımsatan bir atmosfer var. İnsanlık kaosa sürüklenmiş, sokaklar karışmış, içerideysen güvenlisin. Uyanamadığın bir kâbus gibi. Yolculuğun kendisi mitolojik yaratıkları aratmayan düşmanların, yardımsever görünse de tedirgin edici dostların, fantezi ve düşlerin olduğu masalsı bir yapıya sahip. Ari Aster bu bölümdeki animasyon sekans için The Wolf House (2018, Joaquín Cociña & Cristóbal León) filminin yaratıcılarıyla çalışmayı özellikle istemiş. Yüzleşme kısmı ise Hereditary'den The Truman Show'a, Bergman'dan Lynch'e yüzlerce referans ve çağrışımıyla karanlık bir zihnin kapılarından içeri davet ediyor. (Tavan arası sahnesindeki şoka gerek var mıydı? Sanmıyorum.) Artık komediden arındırılmış, saf kâbusla baş başayız.

İzlediğim filmler hakkında okumadan önce biraz sindirmeyi, kendi fikrimi şekillendirmeyi beklerim. Oysa bazı filmler henüz jenerik akarken adını internette aratma gereğini ve isteğini beraberinde getiriyor. İlk izlemede ve tek izlemede anlaması güç bir film Beau Is Afraid. Eminim fark edeceğim yeni detaylar, alametler ve referanslarla ikinci izlemesi çok daha keyif verecek bir film. Üzerine mesai harcanması, sahne sahne hatta kare kare incelenmesi gereken bir çılgınlık. Filmden çıkar çıkmaz adını arattığımda karşıma çıkan iki eleştirinin başlığı beni hem gülümsetiyor hem de bu kadar aptal hissettirildikten sonra en azından bir şeyleri anladığımı doğrulayarak içimi rahatlatıyor: "Beau Is Afraid Is the Mother of All Mommy-Issues Movies"* (Richard Lawson, Vanity Fair) ve "Beau Is Afraid Is the Citizen Kane of Mommy-Issues Movies"** (David Fear, Rolling Stone)

Nereden izleyebilirsin? Beau Is Afraid, bugün gösterime girdi.

Benzer işler:

  • Blue Velvet (1986, David Lynch)
  • I'm Thinking of Ending Things (2020, Charlie Kaufman)

*Beau Is Afraid, tüm anne-sorunları filmlerinin anası
*Beau Is Afraid, anne-sorunları filmlerinin Yurttaş Kane'i

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🪞Geçmişiyle hesaplaşan Baxter Dury, Ari Aster'in kâbus komedisi

Geçmişiyle hesaplaşan Baxter Dury, Ari Aster'in bir kâbus komedisi son filmi Beau Is Afraid, Foo Fighters'ın yeni soluğu But Here We Are.

09 Haz 2023

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Fotoğraf: Timothy Cochrane

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar