Bir üzüm hâli: Natürel şarap


Birbirimizi ışığımızla aydınlatmak için: Brothers
Beraber başarmak, Zirveyi paylaşmak, Birbirimizi ışığımızla aydınlatmak için. Bir, birimiz için .
Daha fazlasını öğren →
Şarabı bir kenara koyup "natürel" kelimesinden başlayalım. Türk Dil Kurumu’nun sözlüğü "natürel"in karşılığı olarak "doğal" diyor.
Doğal kelimesinin karşılığı ise "doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan; tabii." Kelimenin yaygın kullanımı hep olumlu bir çağrışım yapıyor. Zira anlamlarından biri de "sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan." Dolayısıyla hangi ismin yanına koyarsak koyalım kulağa "iyi" geliyor.
Doğal kelimesi günlük hayatta o kadar çok farklı gıda, obje ve hatta insanı tanımlamak için kullanılıyor ki kelimenin anlamına güven sarsılıyor. Kelimeyi pek çok yere iliştirilmiş görünce kafalar karışıyor; tabii olan sorgulanıyor, tabii. Mevzu şaraba gelince de doğal ya da natürel şarabın tanımı kafa karışıklıklarına ve yanlış anlaşılmalara sebep olabiliyor.
Natürel şarabın evrensel olarak kabul edilen bir tanımı ve yasal çerçevesi yok. Düşük müdahaleyi vurgulayan bir felsefi duruşu benimsiyor. Şarap, en basit tanımıyla fermente üzüm suyu, oradan başlayalım. Bağda bu üzümler temelde organik veya biyodinamik prensiplerle yetiştiriliyor. Şaraphanede ise doğal maya yani üzümün kabuğunda bulunan vahşi maya ile spontane fermantasyon gerçekleşiyor ve üretim sürecinde katkı maddeleri kullanılmıyor.
Bazı üreticiler pragmatist bir yaklaşım ile gerektiğinde minimal sülfür gibi düşük müdahalelerde bulunabiliyorlar. Daha radikal yaklaşanlar ise zero-zero olarak bilinen sıfır müdahale ile üretiyorlar. Tüm doğal şarap üreticileri maya eklemenin kabul edilemez olduğunu savunurken bazıları şişeleme aşamasında az miktarda sülfür eklemenin kabul edilebilir olduğunu düşünüyor. Bazıları filtreleme yapılmaması gerektiğine inanırken bazıları bunda sakınca görmüyor.
Natürel şarabın tanımı ve yasal çerçevesi olmaması üreticiler ve tüketiciler arasında kafa karışıklığına ve yanıltıcı etiketlemelere yol açabiliyor. Çünkü resmî bir akreditasyonu ve standart bir sertifikasyon süreci de yok. Yani bir şarabı "doğal" olarak tanımlamak hem kolay hem zor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Natürel şarap hareketinin izinde eskiye, çok eskiye gidiyoruz; 8.000 yıl öncesine... Hareketin kiminle, nerede ve nasıl başladığını sorguluyor; bağdan kadehe yolculukta hem tekniklerini hem de felsefesini kurcalıyoruz.
29 Haz 2024

YAZARLAR

Selin Osmanoğlu
Kimya mühendisi ve DipWSET adayı şarap uzmanı. Burnunu o kadehten bu kadehe sokan Osmanoğlu, koku hafızasını zorlayarak şarabı hikayeler ile sade ve eğlenceli bir dilde anlatıp, duygusal deneyimler tasarlıyor.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.





