Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na doğru


Hayalini kurduğun dünyanın peşinde: Samsung’dan Solve for Tomorrow
Samsung Electronics Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle düzenlenen Solve for Tomorrow yarışması , 8. sınıftan 12.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Dubai’de düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi, yaklaşık 200 ülkeden 70.000’in üzerinde katılımcıyı ağırlayacak ve iklim değişikliği eylemleri üzerine yoğun küresel müzakerelere sahne olacak. Yıllık zirvelerin bağlayıcı olmayan kararları ve hantal yapısı hâlâ sorgulanıyor.
Bu yılki zirve, Paris Anlaşması’nın üzerinden 8 yıl geçmişken, belirlenen iklim hedeflerinde ne kadar yol katedildiğine odaklanacak. Ayrıca geçen yılın taahhüdü—iklim değişikliğinden etkilenen gelişmekte olan ülkeler için bir fon oluşturma konusu—masaya yatırılacak.
Ülkeler neye odaklanıyor?
- Joe Biden yerine John Kerry’nin temsil edeceği ABD, kömür enerjisi izinlerinin sonlandırılması ve yenilenebilir enerjinin genişletilmesi gibi konuları gündeme getirecek.
- BAE, Ekim ayı sonunda düzenlenen COP öncesi zirvede ifade ettiği gibi 2015 Paris Anlaşması’nın imzalanmasından bu yana ilerleme ve gerilemelerin değerlendirilmesine "sağlam" bir yanıt verilmesine, emisyonların kesilmesi konusunda "güçlü" bir sonuç elde edilmesine ve finansman konusunda çözümlere odaklanacak.
- Küçük Ada Devletleri İttifakı, küresel emisyonların 2025 yılından önce zirveye ulaşmasını ve gelişmiş ülkelerin öncülük etmesini talep edecek.
- Blok, "verimsiz" fosil yakıt sübvansiyonlarının kademeli olarak kaldırılmasını, dolayısıyla da sürdürülebilir enerji kullanımı artıracak ve fosil yakıt kullanımını ortadan kaldıracak bir yol haritası çağrısında bulunuyor.
- G77 ve Çin, iklim krizinden etkilenen ülkelere yardım için yapılan “Kayıp ve Zarar” anlaşmasının sadece küçük adalar ve en az gelişmiş ülkeler için değil, tüm gelişmekte olan ülkeler için uygulanmasını talep ederek "sağlam ve birleşik" bir pozisyon sergileyecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Organik, uygun maliyetli ve dayanıklı bir gıda tedarik sistemi kurmak için ne gerekiyor? Kendine yeten şehirler kurmak mümkün mü?
24 Kas 2023

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.




