Bitki bazlı et satışlarında düşüş yaşanıyor.

Araştırma ve danışmanlık şirketi Circana'nın yeni verilerine göre hayvansal ete alternatif olarak üretilen ürünlerin perakende satışlarında düşüş yaşanıyor. Açıklanan verilere göre bitki bazlı et ürünlerinin satın alımları %12,6 düşüşle 106,8 milyon dolara geriledi. Bu düşüş son bir yılda %19,8'e kadar yükseldi.
- Neden? Düşük üretim maliyetleri ve sermaye iyileştirme planlarıyla bitki bazlı et endüstrisi 2023 Mayıs'ta gelişme belirtileri gösteriyordu. Ancak uzmanların tahminlerine göre sermaye son yıllarda alışılagelenden daha sıkı olacak. Enflasyonist baskılar ve zorlayan yatırımcı piyasasının önümüzdeki aylarda endüstriyi zorlayacağı konuşuluyor.
- Neden önemli? Tüketici tarafında enflasyonun devam eden etkisine dair endişeler sürüyor. Bu dönemde bitki bazlı etlerin fiyat aralığı iyileşme gösterse de hâlâ arzulanan seviyede değil. Bitki bazlı et alternatiflerinin hacim satışları son iki yılda gördükleri büyümeyi sürdüremedi. Bu durum da satışlardaki düşüşü ve geleneksel etle rekabet gücünü koruma mücadelesinin artmasına sebep oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Kaliforniya'dan Galler'e ama öncesinde Türkiye'ye: Şarap ödüllerinden ihracat gelirlerine istilacı türlerden yeni üretilen avokado türüne topraktan sofraya haberler.
11 Ağu 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




