Burada: Kesişimler üzerine

42. İstanbul Film Festivali'nin Heyula bölümünde yer alan filmlerden Here, yeni ve heyecan verici bir sinema vadediyor.
Burada: Kesişimler üzerine

9 Nisan - Meşher - İstanbul
Meşher ile birlikte

Meşher’de karanlıktan aydınlığa doğru: John Craxton: Işığın Peşinde

John Craxton: Işığın Peşinde Nedir? Sergi. 2009 yılında hayatını kaybeden Britanyalı ressam ve tasarımcı John Craxton ’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi John Craxton: Işığın Peşinde , sanatçının arkadaşı ve biyografi yazarı Ian Collins…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Here / Burada

Yönetmen: Bas Devos

Süre: 82 dakika

Yapım yılı: 2023

Festival bölümü: Heyula


Yönetmen Burak Çevik, 42. İstanbul Film Festivali için hazırladığı seçkiye "Heyula" başlığını uygun görmüş ve festival kitapçığında bölümün açıklaması olarak bu sözcüğün sözlük anlamına yer vermeyi yeterli bulmuş:

Heyula (isim): 1. Ürkütücü hayal, ürkütücü hayalî şey. 2. Ne olduğu anlaşılmayan, şekli belirsiz büyük şey.

Seçkinin amacı sinemada yeni anlatım olanaklarına yer açan ve sinematik dili genişleten filmleri seyirciyle buluşturmak. Yeni anlatım olanaklarını deneyen ve risk alan filmler bu seçkide, bir arada. Belçika'dan Bas Devos'un Berlin Film Festivali’nin Karşılaşmalar bölümünden FIPRESCI ödülüyle dönen filmi Here da bunlardan biri. 

Burak'la henüz o bir sinema öğrencisi, bense bir blogger'ken İstanbul Film Festivali sırasında bir dolmuş kuyruğunda tanıştığımızı hatırlıyorum. İlerleyen yıllarda sinema hakkında konuşmaya ve paylaşmaya devam ettikçe tam da Heyula'nın tanımladığı çerçeveye denk düşen filmlere olan ilgisini ve heyecanını fark etmiştim. Bense bu tanıma uyan filmlere uzunca bir süre mesafeli yaklaştım; "yeni anlatım olanakları" ve "riskler" beni korkuttu. Yüzüne de söylemişimdir. Burak'a festivalde en çok merak ettiği filmleri sorup o filmleri hiç sorgulamadan listemden çıkardığım bir dönem olmuştur. Bu önyargıdan kurtulmamı sağlayan filmlerden birinin Burak Çevik imzalı Aidiyet, bir diğerinin ise şimdi onun hazırladığı seçkide yer alan Here olmasıysa bence tesadüf değil.

Here | Kaynak: İKSV

Here sinemanın ne olduğunu, nelere vesile olabildiğini gösteren filmlerden. Belçika’da çalışan Romanya göçmeni bir işçi, bir süreliğine ya da temelli olarak ülkesine dönmeye hazırlanıyor. Buzdolabında kalan malzemelerle bir çorba yapıp çorbasını tanıdıklarına ya da sadece yolunun kesiştiği insanlara dağıtmaya başlıyor. Kesişmeler... Here için anahtar sözcük bu belki de. Hayatın olağan akışına bir mola verip de gözümüzü başka yönlere çevirdiğimizde karşımıza nelerin çıkabileceğini göstermeyi, bakıp da görmediklerimizin farkına varmayı ve kesişen yollarda kurulan tesadüfi bağların değerini anlatıyor.

Adının önemi yok ya, Stefan "Uyandım" diyerek başlıyor gününe. Bu uyanışın çalan alarma verilen bir yanıt mı yoksa çok daha derin bir uyanış mı olduğunu sorgulatmak oluyor Here'ın ilk büyüsü. Biraz sonra ekliyor: "Burası benim evim." Bu kez söz ettiği yerin apartman dairesinin duvarları arasından mı ibaret, yoksa çok daha derin bir aidiyet ifadesi mi olduğunu düşünüyoruz. Elinde ve evinde kalanlarla yaptığı çorbayı çoğu kendisi gibi göçmenlerden oluşan kişilere dağıtıyor Stefan. Hepsinden bir şeyler öğreniyoruz. "Acaba" diye düşünüyoruz, "burası onların de evi mi?"

Stefan'ın en kayda değer kesişimi bir Çin restoranında karşılaştığı biyolog kadınla oluyor. Yağan yağmurdan dolayı yemeğini paket yaptırmak yerine orada yemeye karar veren Stefan, bu tesadüf sayesinde telefonda "Yine evinde paket servis mi yiyorsun?" diyen annesine gururla "Aslında hayır, restoranda yedim" diyebiliyor. Restorandaki kadını yolunu uzatmaya karar vererek geçtiği ormanda görüyor sonra. Orada, yani ormanda, ağızlarından çıkan sözcüklerin çok ötesinde bir iletişim kuruyorlar. Çoğu zaman konuşmaya ihtiyaç duymadan, isimlerini dahi bilmeyi gerek görmeden, doğanın detaylarında kaybolarak bir bağ oluşturuyorlar. Tıpkı onlar gibi, Bas Devos da sözcüklerin ötesine geçerek ve fazlasını söylemeyi gerek görmeden izleyicisiyle kuruyor aynı iletişimi ve bağı. 

Kesişimlere, karşılaşmalara, tesadüflere inanmayı öğütlüyor Here. O anda olmanın, "burada" olmanın tadına varmayı, hedefe değil yola odaklanmayı... Ve tabii tüm bunları yavaş sinemanın dinginliğiyle, doğanın yeşilinin parladığı büyüleyici görüntülerle ve farklı dillerin geçişkenliğiyle yapıyor. 

Here festivalin en iyisi değil belki benim için ama en büyük, en kıymetli ve en güzel kazanımı olduğu kesin. Bundan sonra "yeni anlatım olanakları" ve "riskler" beni biraz daha az korkutacaksa, hedefe ulaşmaya çalışırken arada durup etrafa bakmanın gerekliliğine biraz daha inandıysam eğer; bu film sayesinde.

Nerede izleyebilirsin? Filmin festival sonrası için planlanmış başka bir gösterimi henüz bulunmuyor.

Benzer işler:

  • Uncle Boonmee Who Can Recall His Past Lives / Loong Boonmee raleuk chat (2010, Apichatpong Weerasethakul)
  • Aidiyet (2019, Burak Çevik)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🍿 42. İstanbul Film Festivali: Festival ödülleri, Annie Ernaux ziyareti, Bas Devos'tan Here

Festival yarışmalarında ödül kazananlar, Here incelemesi ve Nobel ödüllü yazar Annie Ernaux'nun İstanbul ziyaretine dair notlar.

19 Nis 2023

Meşher ile birlikte
Fotoğraf: Fatih Yılmaz

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü

DC’nin yeni filmi "Clayface", bir süper kötünün hikayesinden yola çıkarak beden, kimlik ve bilinç arasındaki sınırları sorguluyor. DC'nin daha karanlık sularda yüzdüğü "Joker" ve "The Batman" ile aynı damarda ilerleyen film, Matt Hagen isimli bir aktörün yüzü parçalandıktan sonra dönüştüğü "Kil Adam"ın izini sürüyor.

Aslı Ildır

·

27 Eki 2026

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Eda Solmaz

·

26 Eki 2026

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz