

Yatırım Finansman ’da hesabınızı açarak siz de yatırımınıza değer katmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Yıl genelinde en çok konuşulan konu şüphesiz ki enflasyondu. Kasım ayında yaşanan kur şokunu takip eden dönemde hayatımıza yeniden ve çok büyük bir hızla giren enflasyon kavramı önümüzdeki yılın da ana konularından biri olmayı sürdürecek.
2021 yılının kasım ayında %21,3 olan manşet enflasyon, aralık ayında gelen %13,6’lık aylık enflasyon verisinin ardından yılı %36,1’le kapattı ve sadece 6 ay içinde %80’e ulaştı. Yılın ikinci yarısında %80’ler seviyesindeki seyrini sürdüren manşet enflasyon, ekim ayında %85,5 ile zirve yaptıktan sonra kasım ayında %84,4 olarak ölçüldü. Yarın açıklanacak aralık ayı manşet enflasyon verisi ise baz etkisinin gücüyle hızlı bir kırılma yaşayacak ve %70’in altına gerileyecek. Diğer bir ifadeyle kasım ayı ÜFE verilerinde gördüğümüz etkiyi manşet enflasyonda da göreceğiz.
Enflasyon fenomeni öylesine güçlü bir etki alanına sahip ki, etkisi toplumun her alanında ve alınan hemen her ekonomik kararda kendini gösteriyor. Toplumsal hafızamızın en derinlerinde yer alan ve korkulu anıları canlandıran enflasyonist ortam, para politikası uygulamalarının alışıldık metodoloji ile kullanılmaması sebebiyle başka tartışmalara ve olumsuz risk fiyatlamalarına yol açtı. İthal girdi maliyetlerinin de tetiklediği zam dalgaları toplum genelinde önemli miktarda tedirginlik yarattı. Reel gelir kaybının gözle görülür olduğu bu yıl, “shrinkflation” gibi kavramlar hayatımıza girdi. Bunun yanında, zincir mağazalara açılan soruşturmalar ya da asgari ücret çalışmalarının bulduğu geniş izleyici kitlesi gibi yan etki ve göstergeler de konunun ne kadar önemli olduğunu teyit ediyor.
2023’te maliye politikası kanalıyla yönetilmeye gayret edilen enflasyonla mücadele sürecinin, seçim yılı olmasının da etkisiyle daha çetin bir rota izleyeceğini söylemek mümkün. Baz etkisinin köpüğünü alacağı enflasyonda %40’lar ve aşağısına giden yolda daha inatçı bir canavarla karşı karşıya kalacağız.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
2022'ye enflasyon, politika faizleri, kur dalgalanmaları ve ‘shrinkflation’ gibi terimler damga vurdu. İşte 8 madde ile ekonomi ve piyasalarda geride bıraktığımız yıl!
02 Oca 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta Türkiye ile Irak arasında imzalanan birkaç anlaşma bölgenin, son aylarda büyük dönüşüm geçiren enerji haritasını önemli ölçüde değiştirme potansiyeli taşıyor. İmzalanan anlaşmalara göre Türkiye, Irak'ta üstleneceği ulaştırma yatırımlarının bedelini petrol ve doğalgazla alacak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ise Kerkük'teki petrol sahalarına ortak olacak.

Türk turizmi 2026'ya art arda gelen rekorların gölgesinde sıra dışı bir kriz yılıyla girdi. Levni Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Karacabay, krizi hem şehrin en eski turizm bölgesinden hem de küresel bir markanın penceresinden izleyebilen isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Sezonun en zor günlerinin geride kalmaya başladığı bir dönemde Karacabay ile İstanbul turizminin 2026 krizini konuştuk.

Piyasalarda bir merkez bankası haftasında daha giriş yapıyoruz. Hafta boyunca Çarşamba günü Fed, Perşembe günü BoE, Cuma günü ise BoJ kararı takip ediliyor olacak.
27 Tem 2026

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizinde, faiz koridorunun alt ve üzerinde herhangi bir değişikliğe gitmedi. Karar metni incelendiğinde ise enflasyon görünümüne ilişkin iki önemli unsur dikkat çekiyor. Bu iki unsur, Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde karar alırken oldukça hassas bir denge gözetmek zorunda kalacağını gösteriyor.

Cumhuriyet'in 1930'lardaki sanayi atılımı bir milli güvenlik, kalkınma ve aydınlanma hareketiydi. 2030'ların Cumhuriyeti de aynı şiarlar ile elektro-devlet yolunda programlı biçimde ilerlemelidir.



