Lower East Side'da Müdavimiyim!

Mahalle: Lower East Side. Müdavim & Fotoğraflar: Yasmin Güleç.
Lower East Side'da Müdavimiyim!

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

☕️ Diner: herkesin mutfağı, çalışma masası, toplaşma bölgesi

Burada sabah şöyle güzel bir kahvaltı edeyim diyorsan Golden Diner ya da Landmark Coffee Shop & Pancake House’da başlar. Landmark, evime yakın ucuz ve klasik bir diner (Ucuz ABD mutfağı servis eden küçük restoran). Mahallenin yerlilerinin gazetelerini alıp güne başlamak için, turistlerin de "Aaa burası ne kadar lokal gözüküyor!" diyerek oturdukları bir yer. 

Camlarından Grand Street’te olan biteni izleyebiliyor, müzik çalmadıkları için de herkesin konuştuklarına kulak misafiri olabiliyorsun. Burada çalışan biraz nazlı biraz sarkastik, kimi zaman kaba kimi zaman aşırı bir garson hanım var. Kahvaltı boyunca tüm bu karakter özellikleri ile tanışma ihtimali buluyorsun. Kahvenin yeniden doldurulması için en az üç kere sorman gerekiyor. Teşekkür ettiğinde, "Teşekkür etmeyin, bahşiş bırakın," diyen birisinden bahsediyoruz. Ama beni seviyor. Ben de gelip yumurta, bacon, portakal suyu, kahve, patatesten oluşan kahvaltımı yiyor; sabırla kahvemi bekliyor ve güzel bir bahşiş bırakıyorum. 

Golden Diner da Chinatown’a yakın, Brooklyn Bridge ve Manhattan Bridge’in ayaklarının ortasında bulunan Two Bridges bölgesinde. Mahalleden ilhamla New York diner yemekleri hazırlayan bu yer, tüm gün kahvaltı servisi yapıyor. Hem de en sevdiğim barlardan biri Mr. Fongs’un tam yanında — belki akşam yemeğinden sonra oraya geçer, Lower Manhattan’ın havalı insanlarıyla bir içki paylaşırız.

Golden Diner'ın tabakları


🏙 Sadece burada yaşayan bilir

  • New Orleans’ı New York’un Lower East Side’ına getiren — dikkat etmezsen önünden şip şak geçebileceğin — kızarmış tavuk sandiviççisi Cheeky Sandwiches. Yanına tatlı olarak beignet ve hindibalı kahve almak şart. Sandviçler kağıtta önüne konuluyor, her tarafa bulaştırarak yeniyor. Flörtle ilk buluşma için uygun bir yer değil. Belki de en uygun yer.
  • Thai Diner, müthiş kokteyller ve onlara eşlik eden paylaşmalık tabaklarıyla favorim.
  • Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin ve itfaiyenin tam yanındaki Bánh Mì Saigon, Vietnam usülü Banh Mi (ince, gevrek kabuklu ve yumuşak, havadar dokulu kısa bir baget) sandviç yapan küçük bir yer. Ama lezzet büyük.
  • Elizabeth Street Garden, Nolita’da bir topluluk bahçesi. İçinde heykeller, çiçekler arasında oturabileceğin banklarla tüm gün geçirilebilir. Yaz aylarında şiir ve sanat günleri, arada da müzik etkinlikleri düzenleniyor.

Mahalleliler Elizabeth Street Garden'da


  • Seward Park’ın tam karşısındaki dumpling'ci (Çin mutfağı mantısı) Shu Jiao Fu Zhou!
  • Mei Lai Wah, yol üstünde içi et ve ananas dolu bir çörek almak için ideal. "Et ve ananas mı?" deme, biliyorum ki çoğunuz Papa John’s'un Hawaiian pizzasını zevk alarak yediniz! Bu da onun gibi. Tamam, pek değil. Ama lezzetli. 
  • Birkaç farklı lokasyonu olsa da Bayard Street’te ki Xi'an's Famous Foods, her gün yiyebileceğim baharatlı, sebzeli ve etli noodle çorbalarıyla kalbimi çalmış durumda. Tabii bunda büyük hayranı olduğum Anthony Bourdain'ın No Reservations adlı programında bu restorana gitmiş olmasının bir payı mevcut — özel bir bağımız var. 
  • The Original Buddha Bodai Kosher Vegetarian Restaurant’ın vejeteryan dim sum’ları (Çin mutfağının meze sofrası) harika. 16.00’ya kadar öğlen dim sum menüsü var. Daha ucuz. Durmadan bastırması için küçük seramik bardağınıza doldurduğun yeşil çay, masanın ortasında dönen platform ve yemekleri tükenmez kalemle seçtiğin kağıt menü özetliyor burayı. Sedirli pilavları da enfes.

Paylaşmalık dim sum tabağı


  • New York’un bagel'ları meşhurdur. En sevdiğim yerlerden birisi de Baz Bagels. Girişinde bir disko topuyla karşılanıyorsun.

"Bu kız amma yiyor!" dediğini duyar gibiyim — bil ki New York bir yürüme şehri. Her sokağında farklı bir macera ve detaylarla karşılaşıyorsun. Özellikle Chinatown ve Lower East Side (LES), seni her gün şaşırtabiliyor. LES, apartman bulamadığımda arkadaşımın evinde kalarak kısa süreli mahallem olmuştu. Her sabah mahalleden dolana dolana Washington Square Park çevresine gelir, orada da okuldaki işlerimi görürdüm. Yazın son demlerinde, güneş bir ayrı parlar Lower East Side’da. İçin ısınır. 

🎷 Dans, müzik, caz, dans!

New York sanatçı ve "havalı" bireylerinin arasına karışmayı cesaret ettiğimde bir galerinin yanındaki Reception Bar’a giderim. Burası çok tanımadığın ama görüşmek istediğin biri ile buluşmak için ideal. İçkiler biraz pahalı. 

Gece sonraki durak da Clandestino olmalı! Mahallelinin rahat, gecenin uzun, ortamın da güzel olduğu bir yer. Hele kışın dışarıya bakan camları buğulandığında sıcak bir ortama dönüşüyor. 

Pianos ya da Arlene’s Grocery New York’un yeni müzik gruplarını dinlemek, müzisyenlerle tanışmak için önereceğim iki yer. Burada bazı arkadaşlarım da sahne aldığı için müdavimiyim.

Dans etmek istiyorsan Kind Regard’s'a gidebilir, sonra da çevredeki farklı 99-cent pizzacılardan birinde damağını yaksa bile kendini yemekten alıkoyamadığın bir dilim pizza yiyebilirsin.

New York geceleri


Hadi diyelim "Chinatown’da kalalım!" dedin — Doyers’ın renk renk boyanmış asfalt yolunu takip edip soluğu Apotheke’de alabilirsin. Orada çok sıra varsa problem değil, yan kapıdaki Peaches’a inip tavanı çiçeklerle kaplı barla tanışma imkânı bu. 

La Compagnie des Vins Surnaturels, Centre Street’in küçük bir kısmında Little Paris adlandırılan bölgede bulunuyor. Mardi Gras kutlaması, caz geceleri gibi eğlenceli aktivitelerle beraber Akdeniz ve Fransız mutfağından mezeler sunan bir şarap barı. Hatta bazen sana verdikleri şarabın adını tahmin edebilirsen şişeyi hediye ediyorlar. 

Kimi geceler, hiçbir yer evin yerini tutmuyor. Böyle zamanlarda Wine Therapy’e uğrayıp sıralarca renkli şarap şişelerinden birini seçiyorum. 

🌳 Yeşil görmek, nefes almak, yürümek isteyince...

Seward Park, Min Xiao’nun, rice noodle’larından alıp doymazsan da yandaki Hawa Smoothies & Bubble Tea’den taze sıkılmış meyve suyu kapıp insanları izlemek için müthiş bir yer. Tenis oynayanlar, yaz aylarında fıskiyelerin etrafında koşuşturan çocuklar var burada.

Columbus Park, Mahjong (okeye yakın bir oyun diyebilirim) oynayarak para kazanan emekli mahallelileri ya da çimlik alanında futbol oynayan ve dövüş sanatı pratiği yapanları gözlemlemek için ideal. 

Eğer uzun yürümek istiyorsam Lower East Side’ı aşıp Williamsburg Köprüsü’ne gider, oradan da Williamsburg’a geçerim. Köprüden inince Domino Park’a inip suyun kenarındaki parka oturmadan belki Pies 'n Thighs’dan kızarmış tavuklu sandviç ve güzel bir dilim turta alırım. Burasıyla ilk sene yatakhanemdeki oda arkadaşım sayesinde tanışmıştım. O birkaç ay sonra üniversiteyi bırakıp küçük çaplı konserler vermeye başladı, bana da bu güzel restoranı hediye olarak bırakmış oldu.

🖼 Sanata doymak istiyorsan adresler

Metrograph, Ludlow sokağında bulunan bir bağımsız sinema. Nadir bulunan filmler, belgeseller, prömiyerler ve özel gösterimler izlemek için harika bir yer. 

Iconic Magazines adındaki dükkânın önünden geçerken vitrinini tamamen kaplayan dergilere bakmadan da duramam.

Iconic Magazines'in bakmadan geçilmeyecek vitrini


Museum of Chinese in America (MOCA), 1980’de kuruluşundan beri ABD'de yaşayan Çinlilerin 200 yıllık tarihini, mirasını ve deneyimlerini gözlemleyebileceğiniz müze.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🥟 Lower East Side'da Müdavimiyim!

Yasmin'in New York’unda müdavimi olduğu yerleri keşfediyoruz.

10 Şub 2022

Fotoğraf: Yasmin Güleç

YAZARLAR

Yasmin Güleç

Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli

HİKAYE

Seyahatin yeni değer önerisi: Yediğin içtiğin senin olsun, bana öğrendiğini anlat

Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

Elif Bayram

·

12 Tem 2026

Seyahatin yeni değer önerisi: Yediğin içtiğin senin olsun, bana öğrendiğini anlat
SoliSoli

HİKAYE

12 Ağustos tam güneş tutulması rehberi: Nereye gitmeli, ne yapmalı?

12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması Grönland’ın doğusundan başlayıp güneye doğru ilerleyecek ve ardından İzlanda’nın batı kıyıları ile İspanya’nın kuzeyinden geçecek. Yaklaşık iki dakika sürecek bu doğa mucizesine tanık olmak isteyenler için farklı zevklere göre öneriler hazırladık.

Deniz Aytekin

·

12 Tem 2026

12 Ağustos tam güneş tutulması rehberi: Nereye gitmeli, ne yapmalı?
SoliSoli

HİKAYE

Paris'in en şık kaosu: Paris Erkek Moda Haftası'ndan notlar

23-28 Haziran arasındaki Paris Erkek Moda Haftası bir kez daha gösterdi ki bugün moda yalnızca kıyafet üretmiyor; şehirlerin kültürel ritmini belirleyen, farklı disiplinleri aynı masada buluşturan ve en beklenmedik karşılaşmalar için alan açan canlı bir ekosistem olmaya devam ediyor.

Doruk Başkır

·

11 Tem 2026

Paris'in en şık kaosu: Paris Erkek Moda Haftası'ndan notlar
SoliSoli

HİKAYE

Gölgeden çıkan zanaat: Türkiye'de bağımsız saatçiliğin sessiz yükselişi

Kuruçeşme'de, sadece randevuyla hizmet veren Salon Kantiem, Türkiye'nin ilk bağımsız saatçilik butiği olma iddiasında. Ama bir mağazadan çok bir buluşma noktası olarak tasarlanmış. Türkiye'de bağımsız saatçilikte yaşanan dönüşümün ortasında duran isimlerden biriyle, Turkish Watch Guy'ın kurucusu ve yeni açılan Salon Kantiem'in ortaklarından Doruk Ünlü'yle saatlerin anlattığı hikayelerden ve Türkiye'nin potansiyelinden sohbet ediyoruz.

Orhun Canca

·

10 Tem 2026

Gölgeden çıkan zanaat: Türkiye'de bağımsız saatçiliğin sessiz yükselişi
SoliSoli

HİKAYE

6'dan 6'ya İstanbul | Mitte Brot'ta gecenin son, sabahın ilk durağı

Belki Canelé’sini belki Earl Grey’li kekini tattınız ama muhtemelen henüz onunla tanışmadınız. Mitte Brot'un pasta şefi Gökçe Durukan, şehrin kahve laboratuvarı Petra’nın kahve eşlikçileriden sorumlu. Sabahın erken saatlerinde müşterilerine sıcak ve taze ürünler servis etmek üzere geceden çalışmaya başlayanlardan yalnızca biri. Gecenin son, sabahın ilk durağının temsilcisi. Gökçe’yle pâtisserie yaklaşımlarına, pasta şefi olarak rutinlerine ve şehirde gece çalışmaya dair laflıyoruz.

Elif Bayram

·

08 Tem 2026

6'dan 6'ya İstanbul | Mitte Brot'ta gecenin son, sabahın ilk durağı