Denize bakma durağı: Allie Crow Buckley

Baştan söyleyeyim burada Allie Crow Buckley’i daha yakından tanımak için toplandık. Onun Los Angeles’ta, okyanusa bakarak kaleme aldığı şarkı sözleri döne dolaşa bana ulaştı.
Denize bakma durağı: Allie Crow Buckley

Baht Duende 30 Nisan
Baht. ile birlikte

Yalınlığa, işlevselliğe ve tipografiye tutkulu bir tasarım stüdyosu: Baht. O an için hayatınızı değiştirecek bir fikri, hiç ummadığınız bir yerde bulduğunuz oldu mu? Hiç; gayet olağan, gündelik bir sohbette dikkatinizi çeken bir ifade, bir kelime size yeni yollar açtı mı? Aslında o an görmek istediğiniz şeyin, günlerce önünden geçip fark etmediğiniz bir görüntüde gizli olduğuna şahitlik ettiniz mi? İngilizcedeki serendipity kelimesi; tam olarak bu "mutlu kazaları", güzellikler getiren tesadüfleri tanımlıyor. Londra ve İstanbul’da faaliyet gösteren tasarım stüdyosu Baht., tasarımın mutlu kazalara inanmakla ilişkili olduğunu düşünüyor ve bu karşılaşmaları mümkün kılacak zihinsel açıklık ihtiyacını hatırlatsın diye, serendipity kavramını tüm projelerinde izlediği yalınlık, işlevsellik ve tipografi değerleri arasında konumlandırıyor. Baht.: Londra ve İstanbul merkezleriyle Baht., branding odaklı bir tasarım stüdyosu. Markalar için değer yaratan tasarımlar üretmeye, bu süreçte araştırma ve deneyimlemeyi tasarım süreçlerinin tümüne katmaya odaklanıyor. İşler: Görsel iletişim konusunda marka kimliği strateji ve tasarımından, web sitesi, arayüz ve yatırımcı sunumlarına kadar uçtan uca hizmet verebilen Baht.'ın referansları arasında Anadolu Efes, Arçelik, Digitopia, Freshminds, Sovos, Mükellef, Blankie gibi farklı ölçeklerde ve farklı sektörlerden çok sayıda marka yer alıyor. Projeler: Baht. tasarım kültürüne katkı sağlayan içerikler üretmeyi de önemsiyor. Gündelik kelimelerin tasarım bağlamında yeniden tanımlandığı ve özenli bir tipografiyle sunulduğu Any Type of Word ve İstanbul'un ilçeleri için alternatif logo ihtimalleri ve yanlış brief ’ler üzerine düşünen Kazara İstanbul gibi yaratıcı, özel projeleri de bulunuyor. Ayrıca yalın bir dille tasarıma dair yazılar yayınladıkları Baht’ınız Açık isimli bir Medium hesapları var. Baht.'ın Spotify hesabı da tasarımı ve müziği bir araya getiren mevsimlik çalma listeleriyle dikkat çekiyor. Baht.’ı Instagram’dan da takip edebilirsiniz. Baht’ınız açık olsun!

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Kaç yaşındayım tam hatırlamıyorum. Teknemize atladık ve limandan ayrıldık. Babamın gözü ufukta toplanmış teknelerde. Bir buluşma var ama benim pek umrumda değil. Ayakta durmama koşuluyla babamdan elimi denize sokma izni aldım. Önce bir parmağımı, sonra diğerini ve ardından tabii ki tüm elimi. Denizle buluşma. Merhaba deniz, ben Taner. Çocukluğuma dair hatırladıklarımın büyük bir bölümü o teknede saklı. İlk bulantım, ilk güneş çarpması, ilk korku, ilk sessizlik ve belki de ilk özgürlük. Dalgaların hep çok fazla şey söylemek ister gibi hareket ettiğini düşünürdüm. Hâlâ aynı fikirdeyim. 

Baştan söyleyeyim burada Allie Crow Buckley’i daha yakından tanımak için toplandık. Onun Los Angeles’ta, okyanusa bakarak kaleme aldığı şarkı sözleri döne dolaşa bana ulaştı. Hoş iletişimi denizden kurduğumuz sürece ben de onun için yazdıklarımı bir şişenin içine koyup Boğaz'a bırakarak bir gün ona ulaşma ihtimalini sevebilirim. Hatta sevdim bile. “Uyumaya gittiğimde bolca berrak rüya görüyorum.” sözünü bir arkadaşım söylese hemen dikkatimi çekerdi. Buckley için de durum farklı olmadı. 30 yılını iki şehirde geçirmiş biri olarak Buckley'in yerini yurdunu bilmeyen ve daima yollarda kalmayı seven ruhuyla karşılaşmak beni heyecanlandırdı. Onun müziğinin duyular üzerinde arındırıcı bir etkisi var. Güçlü vokaller ve özgün enstrümantasyon, deniz kenarında olmanın ve çıplak ayakları kuma gömmenin rahatlığıyla buluşunca kalp kırıklığı ve özlemden beslenen anlatılar içinde kaybolmamak mümkün değil. Haydi gelin kaybolalım.

Allie Crow Buckley, Hanging Tough

Allie Crow Buckley, Hanging Tough


Bir şehirden diğerine: San Francisco, Venedik, Mendocino County, New York, Malibu, Yeni Zelanda. Bunlar Allie Crow Buckley’in şimdiye kadar yaşadığı yerler. Kiminde doğdu kiminde ilk kez denize girdi kiminde liseye başladı kiminde balet olarak sahne aldı kiminde âşık oldu kiminde de şiirler yazdı. Her gün muhakkak Lucinda Williams dinleyen bir anne ve King Crimson’dan başlayıp progressive rock’ın her durağına uğramadan geçmeyen bir babanın yarattığı müzik dolu ortamlarda büyüyen Buckley’in tercih hakkı ise hep Black Sabbath’tan yana oldu. Klasik eğitim almış bir dansçı olarak büyüyen Buckley’in sahnede performans sergileme özgüveni hiçbir zaman müziğe dolanmadı. Şiir, mitoloji ve yaratıcı metinlere karşı daima ilgi duyan Buckley, 22 yaşının bir gününde, New York’ta uyandığı bir sabah, o ana kadar yazdıklarını sevdiği müzikle eşleştirerek şarkı sözlerine dönüştürmeye karar verdi. Her şeyin aynı, tek bir şeyin farklı olduğu sabahlar…

Denize bakma durağı: Daha önce hiç okyanusa bakmadım, kıyısında da kalmadım. Fakat Allie Crow Buckley’in okyanusa dair söylediği “Her yönden çok büyük ve çok iyi hissettiriyor. O kadar temizleyici ki müthiş bir doğa gücü. Çok minnettarım. Hayatımın deniz kenarında olmadığını hayal edemiyorum.” sözleri sanki bana ait. Turgut Uyar’ın Göğe Bakma Durağı şiiri aklıma geldi. İçimden denize bakma durağı diyerek gülümsedim. Bana sorarsanız herkesin biriktirdiği bir şeyler vardır. Kimisi hikâyeleri kimisi duyguları kimisi anıları kimisi kurumuş yaprakları kimisi bir daha aynısını bulamayacağı taşları biriktirir. Muhakkak biriktirir. Buckley de hep şiirler biriktirdi. Zihnindeki düğümü çözünce de hepsi birden konuşmaya başladı. 22’sinde New York’ta uyanan, 24’ünde kendini akıntıya bıraktı, bilinç akışında yaşamaya başladı. Niyetini belli edince de önce insanlar geldi, ardından müzik ortaya çıktı. 2019’da adı kondu: So Romantic. Altı şarkılık kısaçalarda Buckley’in mistik vurguları şarkı sözlerine taşıdığı hikâye anlatma yeteneğiyle karşılaşmak mümkün. Hoş geldin. 

Allie Crow Buckley, Moonlit and Devious

Allie Crow Buckley, Moonlit and Devious


Ataerkil öncesi bir medeniyet: Denize gitme planları yapılan günün öncesi. 2018 yılında birkaç arkadaşıyla birlikle Toskana’nın kuzeyinde araba yolculuğuna çıkan Allie Crow Buckley, mola verdikleri bir kasabada daha uzun süre kalma kararı verdi. Bazen gitmemek için birinin sözlerine ya da geçmişin izlerine gerek kalmaz. Bir ağacın güneşi arayan dalı bile yeterli olur kalmaya. Buckley için de öyle oldu. Bir gece, sonra bir gece daha. Bir selam, sonra bir selam daha. Bir cümle, sonra bir cümle daha… Yaşananlar üst üste eklendikçe Buckley, kaldıkları yerin milattan önce 6. yüzyıla dek varlığını sürdürmüş Etrüsklere ait olduğunu öğrendi. Burada haftalar geçiren Buckley, ataerkil öncesi bir medeniyetin izlerini sürdü. Yeryüzüne tapan bir toplumun açtığı patikalarda yürüdü, kayboldu. Orada yazılan sözler ve şiirler, üç yıl sonra tüm dünyanın topraklandığı bir dönemde Moonlit and Devious adıyla Buckley’in ilk albümüne dönüştü. Bağımsızlık duygusu uyandıran, benliğin kontrolünü ele geçirmeye çalışan 10 şarkı… 

Babam motoru durdurdu. Teknenin denizle ortaklaşa çıkardığı hüzünlü sesler, artık bileğine kadar ıslanmış elimin merakla beklenen final performansı bekleniyordu. Son kez parmaklarımı açtım, arasından sızan suyun gücüne bir kez şaşırarak kapanışı yaptım ve sözü Turgut Uyar’a bıraktım.

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım

Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum

Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi

Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim

Sayısız penceren vardı bir bir kapattım

Bana dönesin diye bir bir kapattım

Şimdi otobüs gelir biner gideriz

Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç

Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin

Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

Durma kendini hatırlat

Durma göğe bakalım

Turgut Uyar, Göğe Bakma Durağı


Bu zamana kadar Keşif Sahnesi’ne konuk olan sanatçıların tamamını Spotify çalma listemizden dinleyebilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Çok katmanlı varlığımızın haritaları

İçindekiler: Denize bakma duraklarıyla Allie Crow Buckley, çok boyutlu ve çok katmanlı varlığımızın sembolü Lateralus, Berlin’de yalnız kalplerin anlatıcısı Jan-Ole Gerster ve dahası.

30 Nis 2021

Baht. ile birlikte
Alex Grey

YAZARLAR

Taner Turna

grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?