

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Merhaba Dünya Ahalisi! Bu satırları, döndüğüm rüya gibi bir diyardan, yazın son günlerinden ve İtalya’dan yazıyorum. Sizi de İtalyan Rivierası’na, Ligurya Denizi’nin kıyılarındaki beş küçük balıkçı kasabasından oluşan Cinque Terre bölgesine davet ediyorum. Ekranın içinden, göz açıp kapayıncaya dek orada olacaksınız. Ama bir farkla, 1950’lerdeyiz ve bu beş kasabadan yansımalar taşıyan kurgusal sahil kasabası Portorosso’da.
Peki neden mi oraya gidiyoruz bu hafta?
En büyüğü Riomaggiore, Manarola, Corniglia, Vernazza ve Monterosso al Mare köyleri, engebeli arazileri, bu köyleri çevreleyen tepeleri, denize bakan sert yamaçları, üzüm bağlarıyla yamalanmış dik taraçaları ile bir ulusal park olarak UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer alıyor. Dünyada büyüleyici doğaya, özgün kültüre sahip hangi diyar varsa, kamerasını oraya çeviren Disney-Pixar, 2021 yapımı Luka ile bizi o coğrafyaya götürüyor. Yaşayarak görmeye en yakın deneyim, bana soracak olursanız belgesellerden çok Disney-Pixar yapımlarına has bu duygu deneyimi. Moana, Coco ve Enkanto’da olduğu gibi.
Haydi, çocuklarla ekran başına, sonra bu diyarı korumak için İtalya’nın almaya çalıştığı önlemleri incelemeye…
Filmde karadayken insan formuna bürünme yeteneğine sahip genç bir deniz canavarı olan Luka, en iyi arkadaşları Alberto ve Giulia ile Portorosso’da insan olma deneyimini keşfediyor. Denizden çıktığında, insana dönüşebilen bir canavar olduğunu keşfediyor aslında. Sonrasında ise merak ediyor! İnsan çocuğuna dönüşmek için emek vermekten, dünyayı keşfetmekten, yeni şeyler öğrenip okula gitmekten daha çok zevk alıp, sudaki yaşamından vazgeçen modern bir denizkızı hikâyesi gibi Luka. Bu deniz çocuğu, bir önceki yazımda yer alan deniz canavarları gibi aslında öteki olmanın illa ki canavarlaşmak anlamına gelmediğini, gerçek canavarların da insanlar arasından çıkabileceğini anlatıyor. Bu filmde de Luka ve türdeşleri, insanları korkutan, köy halkının avlamak için yıllardır uğraştığı canlılar. Gerçek canavar karakter de kasabanın zorba gençleriyle gün yüzüne çıkıyor zaten.
Ama bu yazı, ailecek izlenecek bir animasyon önerisinin ötesinde, Cinque Terre bölgesindeki atık azaltma uygulamalarından ve aslında genel olarak İtalyan kültüründeki, yaşam düzenindeki atık sorunlarına da birazcık dönmeli yüzünü. Tüm İtalya seyahatimi, atık uygulamalarını incelemeye adadım. Her ildeki, her ilçenin belediyelerinin kendi uygulamalarını, insanların kurallara ve düzenlemelere uyma biçimini gözlemledim. Bunları görsellerle sizinle paylaşmak da isterim.

İtalya, Avrupa Birliği ülkeleri arasında en çok plastik su şişesi tüketen ülke.
Her yerde içilebilir diye belirtilen hiç durmadan akan çeşmelere sahip bir ülke için tuhaf bir sonuç. Ancak Avrupa Birliği’nde damacana sağlıksız olduğu için yasak. İtalya’daki marketlerde en büyüğü 1,5 litrelik plastik su şişeleri 6’lı olarak satılıyor ya da filtreli sürahiler tercih ediliyor.
Tek kullanımlık plastik tabak, bardak gibi plastik ürünlerin üretimi ve ithalatını yasaklayan yasa, Avrupa Birliği’nde 2021’in Temmuz ayında yürürlüğe girdi. Cinque Terre kasabalarından Vernazza’da ise yeni “Vernazza plastiksiz” yönetmeliği 1 Ocak 2019’dan itibaren yürürlüğe girmiş ve plastik malzemelerin kullanımını yasaklanmış. Torino’da, Milano’da hâlâ plastik pipete denk gelsem de Cinque Terre’deki tüm pipetler kâğıttandı. Vernazza, çevre kirliliği ile ilgili sorunlar karşısında dikkatli ve sorumlu olduğunu göstererek Cinque Terre'nin diğer dört belediyesine de öncülük ediyor. En güzeli ise, Vernazza tren garının altındaki filtreli su doldurma makinesiydi. Ne var ki, dondurmanın bu kadar çok tüketildiği bir ülkede, içi plastikle kaplı olan bildiğimiz kâğıt bardak türevi dondurma kapları çöp kutularınca yığılıydı her yerde. Tabii yanında geri dönüştürülemeyen kaşıklarıyla. Külahta yiyenler bile kaşık kullanabiliyordu üstelik.
Yazıyı yine filme dair bir detayla bitermek isterim. Luka’ya insan olmayı öğreten Alberto’nun denizden topladığı çöplerle, denize terk edilenlerle evini dört duvar dayayıp döşemiş olması ve Luka’nın iki ayaklıların dünyasını merak etmeye denizde bulduğu, deniz çöpüne dönen cisimleri inceledikten sonra başlaması. Maalesef, Vernazza’nın kasaba meydanındaki kumsaldan da neler çıktı neler…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR



