Dijital yatırımcı olmak


Yapı Kredi Portföy 20 yaşında Siz de yatırımlarınızı sektörün yatırım fonları portföy büyüklüğü lideri* konumundaki Yapı Kredi Portföy fonlarında değerlendirerek geleceğinizi emin ellerle birlikte planlayabilirsiniz. Neden Yapı Kredi Portföy? Bu yıl 20’nci yılını kutlayan Yapı Kredi Portföy sürdürülebilirlikten geleceğin sektörlerine, global piyasalardan yeni nesil teknolojilere kadar birçok farklı alana yatırım imkânı sunuyor. Yapı Kredi Portföy ; Etkin iç kontrol sistemleri, Varlık alokasyonuyla etkin portföy yönetimi, Güçlü teknolojik altyapısı, Geniş ürün ve hizmet yelpazesi ile öncü ve güvenilir duruş, Alanında uzman ve tecrübeli müşteri hizmetleri, Yaygın yatırımcı tabanı, Ürün yönetimi tecrübesi ve geniş ürün yelpazesiyle yatırım yönetimi alanındaki gücünü ortaya koyarak müşterilerinin gelecek planlarında daima yanlarında oluyor. Dahası: Yönetimindeki varlık büyüklüğünün tamamını farklı piyasalarda uzmanlaşmış profesyonellerden oluşan bir takım çalışmasıyla yöneten Yapı Kredi Portföy , Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği tarafından yedinci kez düzenlenen TSPB Altın Boğa Ödülleri'nde 2021 yılının Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Lideri olarak Altın Boğa ödülüne layık görüldü . Yatırım yönetimi tecrübesi ve performansıyla müşterilerinin vazgeçilmez iş ortağı olmayı başaran Yapı Kredi Portföy’ü buradan inceleyerek siz de geleceğinize yatırım yapmaya başlayabilirsiniz. * 31.12.2021 itibarıyla yönetilen Menkul Kıymet Yatırım Fonları fon toplam değer büyüklüklerine göre TEFAS Fon Bilgilendirme Platformu verileriyle hesaplanmıştır.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
En baştan söyleyelim, "dijital yatırımcı" denilince aklınıza dijital varlıklara, kripto paralara yatırım yapan kişiler gelmesin. Dijital yatırımcı, kuruluş ya da büyüme aşamasında olan dijital girişimlere (start-up) sermaye ya da bilgisiyle, tecrübesiyle ortak olan, bu şirketlerin projelerini hayata geçirip büyümelerini sağlayan kişilere deniliyor. Son 10 yıldır dünya çapında yatırım işlemlerin çok önemli bir kısmını teknoloji şirketlerine yapılan yatırımlar oluştururken dijital yatırımcılar, girişimcilik ekosistemini finanse eden en önemli oyuncular haline geldi.
2021'de girişim ekosistemi, hem küresel bazda hem de Türkiye özelinde tarihinin en yüksek yatırım faaliyetlerine tanık oldu. Küresel çapta 643 milyar dolarlık start-up yatırımı gerçekleşirken 2020’deki 335 milyar dolarlık hacmin neredeyse iki katına ulaşıldı. Bu konuda detaylı verileri www.startups.watch tarafından yayımlanan raporlarda bulabilirsiniz.
İşte bu rakamların altında şirket ya da kişilerden oluşan dijital yatırımcıların imzası bulunuyor. Dünyada dijital yatırımcılarla sermayeye ihtiyaç duyan şirket ya da kişileri buluşturan çok sayıda oluşum, platform ya da dernek bulunuyor. Ülkemizde de bu sayının giderek arttığını görüyoruz. Vizyon sahibi iş dünyasının ikinci kuşağının gösterdiği ilgiyle başlayan bu sistem, artık çok daha geniş bir yelpazeye ulaşmış durumda.
Elbette teknoloji ilerledikçe yeni alanlar, yeni iş kolları açıldıkça dijital yatırımcılar da kendi aralarında çeşitli kategorilere bölünüyor. İsterseniz dijital yatırım ve yatırımcı türlerine de kısaca bir göz atalım.
Melek yatırımcı, genellikle gerçek kişileri tarif ediyor. Ülkemizde "bireysel katılım yatırımcısı" (BKY) olarak isimlendirilen bu grup, kişisel maddi varlıklarını ve tecrübelerini başlangıç aşamasındaki şirketlere aktaran gerçek kişileri ifade ediyor. Bu tip yatırımcılar, daha çok başlangıç aşamasındaki şirketin belli bir noktaya kadar ilerlemesini sağlamaya odaklanıyor. Bu kategoriye girenler de kendi aralarında şöyle sınıflandırılıyor:
- Tecrübeli melek: Son üç yıl içinde herhangi bir melek yatırımı yapmamış olmamasına rağmen bu alanda tecrübesi olan kişi.
- Refah artırıcı melek: Tecrübeli bir iş insanı olarak daha önce ve hâlihazırda bazı projeleri melek yatırımcı olarak desteklemiş ve desteklemeye devam eden kişi.
- Girişimci melek: Girişimci bir ruha sahip olan, maddi durumu iyi, birkaç farklı alanda / sektörde faaliyet gösteren ve borsada yatırımı olan kişi.
- Gelir arayan melek: Bir miktar sermayeyi bir işe koyarak kendisine gelir ya da iş yaratmak isteyen kişi.
Risk sermayesi: Dijital yatırımcılar arasında ciddi bir yer işgal ediyor. Risk sermayedarları emeklilik yatırımları, birey ve şirketler gibi farklı kaynaklardan oluşan fonları yöneterek yatırım yapıyor. Melek yatırımcılar, yatırımı direkt olarak kendi sermayelerinden karşılarken risk sermayesinde ise toplanan fonların yatırıma dönüştürülmesi süreci yaşanıyor. Risk sermayesi, yatırım yaptığı bir şirketin kısa sürede halka açılmasını istemez, ölçeğini büyüterek değerini artırıp kârını da maksimum seviyeye çıkarmayı hedefler. Ayrıca portföyündeki şirketleri izleyerek ve yardım ederek (networking, finansal disiplin, pazarlama, strateji…) aktif bir rol oynar.
Kitlesel fonlama: Kuruluş aşamasında kullanılabilecek bir başka finansman kaynağı da son yıllarda hız bir büyüme içinde olan kitle fonlaması. Bir proje veya girişimin internet üzerinden çok sayıda insan tarafından çok küçük tutarlarla finanse edilmesi olarak tanımlayabileceğimiz kitlesel fonlamada küçük yatırımlar bağış olarak yapılabileceği gibi yatırımcıya karşılığında henüz geliştirilme aşamasında olan ürün ya da hizmet olarak da destek olabiliyor. Bu alan, küçük birikimleri olan ancak hem yeni fikirlere destek olmak hem de tasarrufunu değerlendirmek isteyen kişiler için ideal bir seçenek.
GSYO: Tüm bu dijital yatırımcı türlerine ek olarak, son dönemde giderek daha fazla konuşulan ve düzenlemelerle desteklenen girişim sermayesi yatırım ortaklıklarını (GSYO) da buraya eklemekte fayda var. GSYO’lara son dönemde (güncellenen mevzuat sonrası) kâr eden şirketlerin vergi matrahında erteleme ve indirim sağladığından bir çok kurumsal firma da bu fonlara dahil olmak istiyor. Ayrıca bireyler de teknoloji fonlarına dahil olarak bu startuplara yapılan yatırımların bir parçası olabiliyor.
Teknolojinin getirdiği yeni iş modelleri ve tüketicilerin her zaman daha hızlıyı, daha kolayı ve daha ucuzu istemesi, yeni girişimleri dolayısıyla dijital yatırımcılığı cazip kılıyor. Fakat şunu da unutmamalıyız ki; dijital olmayan yatırımcılara da her zaman ihtiyacımız olacak. Hayatımızı devam ettirmek için fiziki üretim ve hizmet sektörü devam edecek. Bir geleneksel girişimci fark yaratan bir iş kuracak, dijital işler bu mal ve hizmetleri kitlelerle en etkin şekilde buluşturacak.
Sözün özü, herkes ilgisi, bilgisi ve tecrübesi doğrultusunda seçtiği yeni nesil girişimleri başarılı kılmak üzere dijital yatırımcı olabilir. Yeter ki bilmediğiniz alanlarda, riskli yolculuklara, yüksek getirilere odaklanarak macera peşinde koşmayın…
Yatırımlarınız bereketli olsun.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Fed, 28 yılın ardından 75 baz puanlık faiz artışına gitti. Türkiye'de konut fiyatları, nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre %127 arttı. Elon Musk, 44 milyar dolarlık satın alma öncesinde Twitter çalışanlarının sorularını yanıtladı.
20 Haz 2022

YAZARLAR

Soner Canko
İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Soner Canko, aynı üniversitenin İktisat Fakültesi’nden yüksek lisansını ve doktora derecelerini aldı. Kariyerine 1990 yılında başlayan Canko, bir çok yerli ve çok uluslu şirkette çalıştıktan sonra 2011-2020 yılları arasında Bankalararası Kart Merkezi’nin genel müdürlüğü yaptı. Bu göreviyle birlikte Türkiye kartlı ödemeler pazarına yeni teknoloji ve hizmetler sunmaya odaklanan Canko, Türkiye’de banka kartları, Chip&PIN ve temassız ödemelerin gelişimi çalışmalarına liderlik yaptı. Türkiye’nin mobil dijital cüzdanı BKM Express ve Türkiye’nin Ödeme Yöntemi TROY markalarının hayata geçmesini sağlayarak, ekonominin kayıt altına alınması ve nakitsiz topluma geçmesi amaçlı çalışmalarda bulundu. Nisan 2020'de BKM'deki görevinden ayrılan Soner Canko, kurucu olduğu SC Yönetim & Danışmanlık çatısı altında finans ve teknoloji şirketlerine danışmanlık hizmetleri vermektedir. Türkiye’de finansal teknoloji alanında yaptığı çalışmalarla da tanınan Dr. Canko, • FinTech İstanbul, • Blockchain Türkiye, • Siber Güvenlik Türkiye, • Girişimci Kurumlar Türkiye platformlarında kurucu olarak görev almıştır.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.




