Direniş ve dönüşüm Wick'te birlikte

Mahalle: Hackney Wick. Mahalleli: Meriç Canatan. Fotoğraflar: Hazal Yılmaz.
Direniş ve dönüşüm Wick'te birlikte

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Duman! İtfaiye sesi, yangın paniği falan yok ama. Kanal kenarına park etmiş bot-evlerden birinin içindeki yaşam belirtisi sadece. Kestane kokusu mu burnuma dolan, güverteye istiflenmiş odunların çağrışımı mı bilemiyorum. Hemen yanında iskonto tezgâhı açılmış, yola çıkmadan artık kullanılmayan emaye kapları satıyorlar. Pazarlık yapınca £5'a iki kişilik masanın malzemeleri çıktı. Mahalleden sesler korosunda bugün ve pek çok gün kentsel dönüşüme girmiş binalarda devam eden matkap vızıltısı, vinç operatörleri, uzun zamandır Wick'te yaşayanların buna tepkileri, koliler içerisinde kırılmış camlar, komşu kapı önünde "bedava" post-it'iyle bulunan, cilalayınca cillop gibi olacak masayı eve taşıyanların tangırtıları var. Hemen her hafta değişen mural mimarlarının sprey boya fısfısları da karışıyor acapella'ya.

Ben gelmeyeli mahalleye pub, şarküteri, Sainsbury's açılmış diyerek başlayacağım konuya. Doh'un çörekleri, ikinci katta sadece davetlilerin gelebildiği açık kapı atölyeler, evlere kurulmuş sahnelerde Sofar Sound devam ama diyecek. "Kent dönüşürken birlikte yaşamanın yeni halini bulabilir miyiz?" Bu soru aklımda. Sanatçıların pek çoğu önce ucuz olduğu için taşınmışlar buraya, birlikte şekillenen kreatif komünotenin parçası oldukları için de kalmışlar. "Wick'e ilk gelmem 2011 sonu. Yaşayanından başka pek kimsenin uğramadığı bir bölgeydi burası. Artık kullanılmayan antrepolar dört beş hatta on kişinin yaşadığı evlere dönüştürülmüş. Sokakta gördüğün insanlar gündüz fabrikalarda çalışıp akşam otobüsün gelmesini bekleyenler ve o durakta inip hızlı adımlarla evine yürüyenler. İki bakkal, kendi bira üretimini yapan, yanında işten çıkanlara yemek sunmak için sadece pizza menüsü bulunan Crate, şimdiki ev arkadaşım Hon'un plakçı dükkânı Vinyl Pump, bisiklet tamircileri ve ıssızlık. İlk izlenimlerim." diyerek anlatmaya başlıyor Meriç. Tasarım okumuş. İlüstrasyon yapıyor. Londra'da yaşamak, kalmak istiyor. Erdem'de başlıyor çalışmaya, akşamları da kendi stüdyo/evinde çizdikleriyle duvarları kaplıyor, dergilerden kestikleriyle kolajlar yapıyor. Demir kapılar arkasında, kırmızı, turuncu, sarı ışıkların yanıp söndüğü pencerelerde sokaktan görülmeyen hayatın bir parçası o da.

Oslo House sakini: Meriç Canatan


"Gece kulübü, bar yoktu, cuma akşamı dışarı çıkalım demek birkaç sokak yanda veya yaşadığım Oslo House'un üçüncü katında ev partisine gitmek, orada sokakta karşılaşıp gülümsediğin yüzlerle tanışmak, duvarda tamamlanmamış bir tablo önünde kendini özel gösterimde hissetmek demekti. After'ı da kanal kenarında yakılmış kocaman bir ateşin etrafında yapılırdı. Köprünün öbür yakasındaki Fish Islandlılarla. "

Wick köyünden Olimpiyat kasabasına

2000'lerin ortalarında Wick, Avrupa'da sanatçı stüdyolarının en yaygın olduğu bölgelerden birisi. Ressamlar, müzisyenler, yazarlar buradaki antrepolarda yaşıyor, üretiyor, lokal sergiler açıyor. 2008'da yapılan Hackney Wicked Wick ve Fish Island'da içe dönük yapıyı ilk kez sokağa taşıyor. Londra'nın batısı ve güneyi Wick'in sanatçılarıyla bu festivalde tanışıyor. Koleksiyonerler, galericiler, gazeteciler de onları takiben. Sonraki yıllarda Hackney Wicked Londra'da yapılması gerekenler listelerinde, her yıl artan sanatçı, mekân, etkinlik sayılarıyla popülerleşiyor.

2012'de Londra Paralimpik Oyunları için Queen Elizabeth Olympic Park'ın Stratford'ı merkez üssü seçmesi Hackney Wick'in soylulaşmasındaki ikinci adım oluyor. "Oyunlarda da evler yapılmadan önce her şeyi planlarsın, marketin, alışveriş merkezininin, bankanın, okulun yerini belirlersin ya bu da onun gibi oldu biraz. Önce Olimpiyat kasabası kuruldu," diyerek betimliyor Meriç, Wick'in bitmeyen inşaat alanı oluşunu; artan kiralar, yatırım amaçlı alınan daireler, yeni bir lojman hayatına evriliş sürecini.

Oslo House ve hemen altındaki Pearl


Direniş dönüşüme engel mi?

Göçün herkesin ajandasında başka bir sebebi var. Kentsel dönüşümün parçası olmayı reddedenler, teklif edilen rakamlarla evlerini satıp, gidenler. Brexit'le birlikte ülkelerine dönenler. Londra'nın daha da kuzeyine, güneyine, doğusuna, dışına kaçanlar. Hackney Wick'in göç hikâyesi de Olimpiyat Parkı'nın yapımıyla başlıyor. Bu süreçte Oslo House direniyor. Birlikte tutulan avukatlarla, kiracı olarak edinilmiş haklarla, merkez üssü terk etmeme, birlikte kurulan hayatı vazgeçmeme dürtüsüyle. Pazar günü erken saatlerde başlayan inşaat gürültüsü, bir zamanlar anahtarla kilitleme ihtiyacı olmayan kapıların önünde çıkan kavgalar, avlulara yerleştirilen güvenlik kameraları da caydırmıyor merkez komiteyi. 

Wick dönüşüyor, Oslo House'ta boşalan odaları çevirmenler, sinemacılar, şairler doldurmaya, komşuya nohutlu ekmek kapları gitmeye, komşudan terasta yetiştirilmiş maydanozlarla yapılan kişler gelmeye, gündüzleri çalışanların köpekleri evde yalnız kalmasın diye doğu kanadı apartmanlarından batıdaki arkadaşlara emanet edilmeye devam ediyor.

Sanat sokakta Hackney Wick avlularında


Rekabet adalet getirir mi?

"Hâlâ seviyorum Wickli olmayı," diyor Meriç. "Gece yürümekten, başka yerde kalmışsam eve yalnız dönmekten çekinirdim ilk geldiğim yıllarda. Şimdi canlı ve ışıklı sokaklar. Pizzacıdan aldığın dilimi önündeki bankta yerken arkadaşlarınla laklak ediyorsun, galeri açılışlarına, jam session caz gecelerine denk gelebiliyorsun. Eskiden evlerde olanlar şimdi sokağa, vitrine taşmış durumda. Mahalleye yeni gelenleri de içine alıyor, birlikte yaşamayı öğreniyoruz diye düşünüyorum. Yazın Pearl'ün önünde kurulan devasa ekrandan maç izliyoruz mesela, sokaktan geçerken gören geliyor. Arkama bir bakıyorum yüz kişi, coşku, beraberlik dürtüsü var. Bir yıl, altı ay, üç yıl önce taşınmışlarla kaynaşıyoruz. Maçlar bitince ikinci kattan hoparlörü açıyorlar, hiç beklemediğin anda yeniden sokak partisine dönüşüyor Wick. Bir zamanlar olduğu gibi. Eskinin nostaljisi, yegâne bakkalın, bir pizzacının olduğu dönemler romantik gelebilir ama bir tekel gibiydi o zaman da. Fiyatlar artardı, mecburduk oradan almaya. Şimdi alternatiflerin açılmasıyla gelen rekabet bir tür adalet de getirdi diye düşünüyorum. Kim daha uygun fiyata satacak, hangi dükkân daha organik, daha lokal, karbon ayak izini azaltan seçenekler sunacak? Hiçbir değişim mutlak iyi ya da zaruri değil. Wick'i yaratan üretim, paylaşma ruhu burayı terk etmediği sürece, buradayız, çoğalarak."

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli
∙

BÜLTEN SAYISI

⚠️ Londra, Hackney Wick, Meriç Canatan

Wick antrepolarında, avlularında, pazar yerlerinde geziyoruz. Mahalle dönüşümünde yaşayanın sahip çıkmasının, gediklisinin ve yeni geleninin iletişiminin önemini, birlikte dönüşümün mümkünatını konuşuyoruz.

12 Ara 2021

Fotoğraf: Hazal Yılmaz

YAZARLAR

Hazal Yılmaz

Editor @ Aposto

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli
∙

HİKAYE

Dünyanın ayakta kalan en eski kütüphanesi Biblioteca Capitolare'den notlar: 'Dante gibi ortasındayım zamanın'

Verona’daki Biblioteca Capitolare, 1.500 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın hâlâ faaliyet gösteren en eski kütüphanesi kabul ediliyor. 517 tarihli elyazmalarından silinip yeniden ortaya çıkan metinlere uzanan koleksiyon, yalnızca yazının tarihine değil, kitapların yüzyıllar boyunca nasıl korunduğuna da ışık tutuyor.

Gülşen İşeri

·

25 Eki 2026

Dünyanın ayakta kalan en eski kütüphanesi Biblioteca Capitolare'den notlar: 'Dante gibi ortasındayım zamanın'
SoliSoli
∙

HİKAYE

Klişelerden uzak Reykjavík turu: Bir günde 10 yerel durak

Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Uraz Kaspar

·

20 Eki 2026

Klişelerden uzak Reykjavík turu: Bir günde 10 yerel durak
SoliSoli
∙

HİKAYE

'Coğrafi Rezonans Hattı'nda dijital göçebelik: Kaçtığımız şey gerçekten yaşadığımız yer mi?

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

'Coğrafi Rezonans Hattı'nda dijital göçebelik: Kaçtığımız şey gerçekten yaşadığımız yer mi?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

Elif Bayram

·

13 Eki 2026

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Deniz Aytekin

·

11 Eki 2026

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?