Dış ticaret ve altın etkisi


Bir Kira Bir Yuva ile depremden etkilenenlere destek olabilirsiniz
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İhtiyaç Haritası iş birliğiyle Büyük Kahramanmaraş Depremi’nin ardından evini kaybetmiş olanlar ile kira desteği vermek ya da boş durumdaki evini kullanıma açmak isteyenleri buluşturmak için başlatılan bir…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yayımlanan geçici dış ticaret istatistiklerine göre ocak ayında dış ticaret açığı yıllık bazda %38,4 artışla 14,2 milyar USD seviyesine yükselerek rekor kırdı. Böylece son 12 ayda kaydedilen toplam dış ticaret açığı ocak ayı verisinin de eklenmesiyle birlikte 114,1 milyar USD’ye ulaşmış oldu.
İhracat - ithalat
Ocak ayında ihracat yıllık bazda %10,3 artışla 19,3 milyar USD seviyesine yükselirken, ithalat yıllık bazda %20,7 artışla 33,6 milyar USD oldu.

İhracatın ithalatı karşılama oranı ise ocak ayında %57,6’ya geriledi. 2022 yılının Aralık ayında %70,3 olan bu oran geçtiğimiz yılın ocak ayında %62 seviyesinde yer alıyordu.
Çekirdek göstergeler
Çekirdek göstergeler tarafında enerji ve altın hariç ihracat ocak ayında %8,4 artışla 18,1 milyar USD’ye yükselirken, ithalat ise %8,1 artışla 19,8 milyar USD’ye çıktı.
Böylece enerji ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda ocak ayı dış ticaret dengesinde 1,7 milyar USD açık verilmiş oldu. Yine aynı kalemler hariç tutulduğunda ihracatın ithalatı karşılama oranı %91 olarak gerçekleşti.

Ocak ayında enerji hariç ithalatta %30,5 artış görülürken, altın hariç ithalatta yaşanan artışın %5,3 ile sınırlı kalması ise altın ithalatında artışa işaret ederek dikkat çekti. Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası verilerine göre altın ithalatı ocak ayında 68,3 ton ile rekor kırmıştı.
Sanayi dağılımı
Ocak ayında yapılan toplam ihracatta aslan payını %93,6 ile imalat sanayi alırken, tarım ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %4,2, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı ise %1,6 seviyesinde yer aldı.
İthalat tarafındaysa en çok payı %80,3 ile ara malları (hammadde) aldı. Sermaye malı ve tüketim malı ithalatıysa ocak ayı toplam ithalatı içinde sırasıyla %11 ve %8,7 pay aldı.
Ülke dağılımı
Ocak ayında en çok ihracat yapılan ilk beş ülke sırasıyla Almanya, ABD, Rusya, Birleşik Krallık ve İtalya oldu. Bu beş ülkeye yapılan ihracat, 5,9 milyar USD ile ocak ayında yapılan toplam ihracatın %30,6'sını oluşturdu.
Aynı ayda en çok ithalat yapılan ülkeler ise Rusya, İsviçre, Çin, Almanya ve ABD olarak öne çıktı. Bu ülkelerden yapılan ithalat 15,9 milyar USD’ye ulaşarak ocak ayı toplam ithalatı içinden %47,4 pay aldı.
En çok ithalat yapılan ülkeler arasından İsviçre, ithalatı yapılan ürünler konusunda diğer ülkelerden ayrıştı. Bloomberg’in haberine göre ocak ayında Türkiye’nin İsviçre’den yaptığı altın ithalatı 58 ton ile 2012’den bu yana en yüksek seviyesini kaydetti. Bu miktar ocak ayında İsviçre’nin toplam altın ihracatının %42’sinin Türkiye’ye yapıldığı anlamına geliyor.
Sonuç
Türkiye’nin oldukça uzun süredir devam eden dış ticaret açığı serisi ocak ayında yeni bir rekorla devam etti. Her zamanki gibi net ithalatçısı olduğumuz enerji kaleminin dış ticaret istatistikleri üzerindeki baskısı sürerken, ocak ayında 68 bin 330 kilogram ile rekor kıran altın ithalatı dış ticaret açığını enerji kaleminden daha fazla derinleştirmiş durumda.
Ülkemizde halihazırda yaşanan enflasyonist ortam nedeniyle, altın ithalatında geçtiğimiz yıldan bu yana olağanüstü bir artış gözlemlendi. Altın talebinde yaşanan artışta, enflasyon ve döviz baskılarından korunma güdüsü önemli bir yer teşkil ediyor.
Yükselen altın talebi nedeniyle artan altın ithalatı hem doğrudan dış ticaret açığının hem de dolaylı yoldan cari açığın genişlemesine neden oluyor.
Ekonomi yönetimi ise bu konuyla ilgili aksiyon aldı ve Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından altın ithalatının cari denge üzerindeki etkilerini sınırlamak adına mal mukabili altın ithalatını geçici süreliğine durdurdu. Bu hamlenin şubat ayı dış ticaret dengesi ve cari dengeye olumlu yönde etki etmesi bekleniyor. Etkinin hangi boyutta olacağını ise bize zaman gösterecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜİK ocak ayı dış ticaret ve şubat ayı ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı. Ocak ayı dış ticaret verisinde yükselen altın ithalatı dikkat çekti.
28 Şub 2023

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.




