Dış ticaret ve altın etkisi


Bir Kira Bir Yuva ile depremden etkilenenlere destek olabilirsiniz İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İhtiyaç Haritası iş birliğiyle Büyük Kahramanmaraş Depremi’nin ardından evini kaybetmiş olanlar ile kira desteği vermek ya da boş durumdaki evini kullanıma açmak isteyenleri buluşturmak için başlatılan bir dayanışma kampanyası olan Bir Kira Bir Yuva , 30 Ekim İzmir Depremi’nde edinilen tecrübe ve oluşturulan bilgisayar yazılımı üzerine inşa edildi. Bir Kira Bir Yuva nasıl çalışıyor? Kampanya için İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İhtiyaç Haritası tarafından hazırlanan www.birkirabiryuva.org adresinden ulaşılıyor. Kampanyanın sayfasında kullanıcılara yönelik “Eve İhtiyacım Var”, “Kira Desteği Vermek İstiyorum” ve “Evim Kullanılsın İstiyorum” başlıklı sekmeler yer alıyor. Kira desteği vermek isteyenler yapacağı destek miktarı ve kişisel bilgilerini buradaki formlara işliyor. Kullanıma uygun boş durumda evi olan ev sahipleri de evlerini depremdem etkilenenler ile paylaşma yönündeki beyanını ve istenen diğer bilgileri doldurarak kampanyadaki yerini alabiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkileri ise desteğin ihtiyaç sahiplerine doğrudan ulaştırabilmesi için katılımcılar arasındaki iletişimi sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi kampanyanın tüm ihtiyaç sahiplerine eksiksiz bir şekilde duyurulabilmesi için deprem bölgesindeki diğer belediyelerle eşgüdüm içerisinde çalışıyor. Teknik altyapısı İhtiyaç Haritası tarafından oluşturulan kampanya çerçevesinde ihtiyaç talepleri İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından toplanıyor. Dikkat: Bir Kira Bir Yuva kapsamında yapılan kira desteği, hiçbir üçüncü kişi veya kurum tarafından aktarılmadan, direkt olarak kampanya tarafından eşleştirilen bağışçılar ve ihtiyaç sahipleri arasında gerçekleştiriliyor.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yayımlanan geçici dış ticaret istatistiklerine göre ocak ayında dış ticaret açığı yıllık bazda %38,4 artışla 14,2 milyar USD seviyesine yükselerek rekor kırdı. Böylece son 12 ayda kaydedilen toplam dış ticaret açığı ocak ayı verisinin de eklenmesiyle birlikte 114,1 milyar USD’ye ulaşmış oldu.
İhracat - ithalat
Ocak ayında ihracat yıllık bazda %10,3 artışla 19,3 milyar USD seviyesine yükselirken, ithalat yıllık bazda %20,7 artışla 33,6 milyar USD oldu.

İhracatın ithalatı karşılama oranı ise ocak ayında %57,6’ya geriledi. 2022 yılının Aralık ayında %70,3 olan bu oran geçtiğimiz yılın ocak ayında %62 seviyesinde yer alıyordu.
Çekirdek göstergeler
Çekirdek göstergeler tarafında enerji ve altın hariç ihracat ocak ayında %8,4 artışla 18,1 milyar USD’ye yükselirken, ithalat ise %8,1 artışla 19,8 milyar USD’ye çıktı.
Böylece enerji ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda ocak ayı dış ticaret dengesinde 1,7 milyar USD açık verilmiş oldu. Yine aynı kalemler hariç tutulduğunda ihracatın ithalatı karşılama oranı %91 olarak gerçekleşti.

Ocak ayında enerji hariç ithalatta %30,5 artış görülürken, altın hariç ithalatta yaşanan artışın %5,3 ile sınırlı kalması ise altın ithalatında artışa işaret ederek dikkat çekti. Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası verilerine göre altın ithalatı ocak ayında 68,3 ton ile rekor kırmıştı.
Sanayi dağılımı
Ocak ayında yapılan toplam ihracatta aslan payını %93,6 ile imalat sanayi alırken, tarım ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %4,2, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı ise %1,6 seviyesinde yer aldı.
İthalat tarafındaysa en çok payı %80,3 ile ara malları (hammadde) aldı. Sermaye malı ve tüketim malı ithalatıysa ocak ayı toplam ithalatı içinde sırasıyla %11 ve %8,7 pay aldı.
Ülke dağılımı
Ocak ayında en çok ihracat yapılan ilk beş ülke sırasıyla Almanya, ABD, Rusya, Birleşik Krallık ve İtalya oldu. Bu beş ülkeye yapılan ihracat, 5,9 milyar USD ile ocak ayında yapılan toplam ihracatın %30,6'sını oluşturdu.
Aynı ayda en çok ithalat yapılan ülkeler ise Rusya, İsviçre, Çin, Almanya ve ABD olarak öne çıktı. Bu ülkelerden yapılan ithalat 15,9 milyar USD’ye ulaşarak ocak ayı toplam ithalatı içinden %47,4 pay aldı.
En çok ithalat yapılan ülkeler arasından İsviçre, ithalatı yapılan ürünler konusunda diğer ülkelerden ayrıştı. Bloomberg’in haberine göre ocak ayında Türkiye’nin İsviçre’den yaptığı altın ithalatı 58 ton ile 2012’den bu yana en yüksek seviyesini kaydetti. Bu miktar ocak ayında İsviçre’nin toplam altın ihracatının %42’sinin Türkiye’ye yapıldığı anlamına geliyor.
Sonuç
Türkiye’nin oldukça uzun süredir devam eden dış ticaret açığı serisi ocak ayında yeni bir rekorla devam etti. Her zamanki gibi net ithalatçısı olduğumuz enerji kaleminin dış ticaret istatistikleri üzerindeki baskısı sürerken, ocak ayında 68 bin 330 kilogram ile rekor kıran altın ithalatı dış ticaret açığını enerji kaleminden daha fazla derinleştirmiş durumda.
Ülkemizde halihazırda yaşanan enflasyonist ortam nedeniyle, altın ithalatında geçtiğimiz yıldan bu yana olağanüstü bir artış gözlemlendi. Altın talebinde yaşanan artışta, enflasyon ve döviz baskılarından korunma güdüsü önemli bir yer teşkil ediyor.
Yükselen altın talebi nedeniyle artan altın ithalatı hem doğrudan dış ticaret açığının hem de dolaylı yoldan cari açığın genişlemesine neden oluyor.
Ekonomi yönetimi ise bu konuyla ilgili aksiyon aldı ve Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından altın ithalatının cari denge üzerindeki etkilerini sınırlamak adına mal mukabili altın ithalatını geçici süreliğine durdurdu. Bu hamlenin şubat ayı dış ticaret dengesi ve cari dengeye olumlu yönde etki etmesi bekleniyor. Etkinin hangi boyutta olacağını ise bize zaman gösterecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜİK ocak ayı dış ticaret ve şubat ayı ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı. Ocak ayı dış ticaret verisinde yükselen altın ithalatı dikkat çekti.
28 Şub 2023

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.
14 Eyl 2026

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.




