Dönüşenler

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Elif, “Nereye gitsem geri dönüyorum bu mahalleye,” diyerek başlıyor Suadiye’yle ilişkisini anlatmaya. “İstanbul'da hayal olan o sayfiye hayatı için mi yoksa yaşanmışlıklar için mi bilmiyorum ama rezidanslar bile beni yıldırmadı. Tam sevdik derken kapanan kokteyl barlar da. Her köşe başına açılan 'aynı kahveciler' de.
Ne açsalar tutmayan o dükkâna ne oldu merak ediyorum. Plaj Yolu Sokak'ta Hoş Seda Apartmanı'na gelmeden sebze meyve arabasına enginar ve böğürtlen gelmiş midir diye düşünüyorum. Göz koyduğum balkonlu daire boşalmış mıdır diye emlakçıya soruyorum. Çınarlı Sokak'ta yürümek istiyorum. Göğün görünmediği anlarda çınar beni sakinleştiriyor. Son kalan sahil sitelerine baka baka çıkmaz sokaklarından denize yürüyorum.”

Elif'le TGIF'e doğru, yolda
"Bozcaada’da yaşayan Haluk Şahin Hoca'nın bana söylediği bir söz var: 'Her ada bir mikrokozmostur.' Bozcaada da öyle. İnsanlık adına yerkürede ne varsa hepsi burada da var. Yansımasını görebilirsin. Bu nedenle ister adada ister karşıda ol, hiçbir zaman insanlıktan yalıtılmış değilsin." Kahvesinden son yudumu alırken ekliyor Gizem: "Adanın kapalı devre sistemi olan ve belirli bir kapasiteyi kaldırabilecek yapısına daha fazla yük bindirmeden önce düşünmeliyiz. Ama baksanıza, mistiğin içinde nefes alıp vermekteyiz."
Bozcaada'da, hep birlikte
Sarp, “Bizim gibi şehirden taşınan insanların buraya hem yararı hem zararı var. Bu evleri birileri almazsa bakımsızlıktan yıkılacak. O yüzden Ayvalık'ta pek çok evin renovasyonunu üstlenen Fırat (Aykaç) gibi insanların burada olması çok önemli — sadece bir evi değil, kültürü, geçmişi koruyorlar. Fakat sonradan taşınan insanların Ayvalık'ı cazibeli göstermesi de tehlikeli. Buranın yerlisi bir bakıma kazanırken bir anlamda da arz talep dengesinde kendini döndüremez hâle gelebiliyor,” sözleriyle anlatıyor Ayvalık’a taşınmanın realitesini.

Soldan sağa: Juno, Görkem, Astro, Sarp, Roko
Debora ve Cenk, Yalıkavak'ın yaz sakinleri. Yazın gelip buranın havasından suyundan beslenen ve üretenlerden. Yüksek sezon müdavimlerinden ya da marinaya demirleyenlerden değiller. Yalıkavak'ı ıssız koca bir koyken ve köyken bulanlardanlar. Ondandır biraz geçmişine hasretler ama öyle eskiyi romantize edenlerden de değiller. "Ah!"ları, "Vah!"ları yok. "Burada, bugün şimdi ne üretebiliriz? İyi müzik ve iyi yemeği nasıl yan yana getiririz? Hem kendi hayalimizi ve bizi yansıtacak hem de buradan beslenecek, beslerken besleyecek ne yaratabiliriz?" gibi soruları var.

Yalıkavak'ta akşamüstü renkleri
Mümkün olan o başka hayatı "erkenden" görmek, mevcut düzeni bırakıp göçme kararını almak. Çiğdem, onları Cunda'ya getirenin seçme hakkı, kararlılık ve cesaret olduğunu söylüyor. “Buralı insan yerine sahip çıkıyor, koruyor. Dokuz senedir gözlemlediğim dönüşüm, agresif bir değişime sebep olmadı. Yıllar içinde mekânlar, evler ve yaz-kış oturan nüfus arttığı için ihtiyaçlar tabii doğru orantılı olarak fazlalaşıyor. Belediyecilik tarafında gelişime ihtiyaç duyuluyor. Altyapı yetişmiyor. Misal doğalgaz yok burada. Bunun gibi büyüdükçe çözülmesi gereken problemler var. Özellikle yazdan sonbahara geçerken adadaki ihtiyaçlar daha net gözler önüne seriliyor fakat bu Cunda'ya has değil."
Cunda'nın vegan menülerinden bir seçki
"Hâlâ seviyorum Wickli olmayı," diyor Meriç. "Gece yürümekten, başka yerde kalmışsam eve yalnız dönmekten çekinirdim ilk geldiğim yıllarda. Şimdi canlı ve ışıklı sokaklar: galeri açılışlarına, jam session caz gecelerine denk gelebiliyorsun. Mahalleye yeni gelenleri de içine alıyor, birlikte yaşamayı öğreniyoruz diye düşünüyorum. Eskinin nostaljisi, yegâne bakkalın, bir pizzacının olduğu dönemler romantik gelebilir ama bir tekel gibiydi o zaman da. Fiyatlar artardı, mecburduk oradan almaya. Şimdi alternatiflerin açılmasıyla gelen rekabet bir tür adalet de getirdi diye düşünüyorum. Hiçbir değişim mutlak iyi ya da zaruri değil. Wick'i yaratan üretim, paylaşma ruhu burayı terk etmediği sürece, buradayız, çoğalarak."

Sanat sokakta Hackney Wick avlularında
Kerimcan, 33 senedir Beşiktaşlı. "Yaşayan biri olarak dönüşümü gözlemlememek mümkün değil," diyor. "Diğer yandan Beşiktaş habitatının kökleri, hâlâ burada oturan eski sakinlerinden dolayı çok derinde ve sağlam. Buradaki apartman içleri hâlâ kavrulmuş soğan kokar; terziler pantolonların bellerini daraltır; ayakkabıcılar botları kışa hazırlar ve kemerlere bir delik daha açar. Evde pompası olmayan bir çocuğun gidebileceği lastikçi de var, baharatçı ve kasap da. Lokmacı gelir, çiğ köfteci gider ama komşumuz 45 senedir aynı yerden yoğurt almaya devam eder Beşiktaş'ta."
Öyleyse yeni ve eski bir arada yaşamaya devam edebilir mi? Doğduğun büyüdüğün yere dair anılarını canlandıran mekânların hâlâ orada olması hâlâ mümkün mü?

Mahallelinin vitrini: Yorgancı
"Burada ben Cihangir-Taksim-Sultanahmet hattını görüyorum. Mesela Taksim, Sultanahmet olmaya başladı. Karaköy, Cihangir oldu ve hızla Sultanahmet olmaya doğru gidiyor. Yeldeğirmeni, Cihangir oldu — 2014-2016 yılları arasında hızla Taksim olmaya doğru gittiği görülünce kiralar arttı. Tam o noktada ekonomik krizle de değişim ve dönüşüm yavaşladı. Üzerine pandemi de etkiledi. Şu an tekrar 2016'ya geri sarıyor gibi görünüyor." sözleriyle özetliyor Bager, Yeldeğirmeni'ndeki dönüşümün hızını ve yönünü.

Yeldeğirmeni'nde bir ikinci el dükkânı
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
24 haftada Soli'de bazen çocukluktan bu yana ait olunan mahallelerde dolaştık ve sanatla onarılan duvarlara bakarak yürüdük. Mahalleleri tekrar ziyaret etmeye devam ediyoruz, takıl peşimize.
26 Ara 2021

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması Grönland’ın doğusundan başlayıp güneye doğru ilerleyecek ve ardından İzlanda’nın batı kıyıları ile İspanya’nın kuzeyinden geçecek. Yaklaşık iki dakika sürecek bu doğa mucizesine tanık olmak isteyenler için farklı zevklere göre öneriler hazırladık.

23-28 Haziran arasındaki Paris Erkek Moda Haftası bir kez daha gösterdi ki bugün moda yalnızca kıyafet üretmiyor; şehirlerin kültürel ritmini belirleyen, farklı disiplinleri aynı masada buluşturan ve en beklenmedik karşılaşmalar için alan açan canlı bir ekosistem olmaya devam ediyor.

Kuruçeşme'de, sadece randevuyla hizmet veren Salon Kantiem, Türkiye'nin ilk bağımsız saatçilik butiği olma iddiasında. Ama bir mağazadan çok bir buluşma noktası olarak tasarlanmış. Türkiye'de bağımsız saatçilikte yaşanan dönüşümün ortasında duran isimlerden biriyle, Turkish Watch Guy'ın kurucusu ve yeni açılan Salon Kantiem'in ortaklarından Doruk Ünlü'yle saatlerin anlattığı hikayelerden ve Türkiye'nin potansiyelinden sohbet ediyoruz.

Belki Canelé’sini belki Earl Grey’li kekini tattınız ama muhtemelen henüz onunla tanışmadınız. Mitte Brot'un pasta şefi Gökçe Durukan, şehrin kahve laboratuvarı Petra’nın kahve eşlikçileriden sorumlu. Sabahın erken saatlerinde müşterilerine sıcak ve taze ürünler servis etmek üzere geceden çalışmaya başlayanlardan yalnızca biri. Gecenin son, sabahın ilk durağının temsilcisi. Gökçe’yle pâtisserie yaklaşımlarına, pasta şefi olarak rutinlerine ve şehirde gece çalışmaya dair laflıyoruz.



