Bir Levanten semti: Galata'ya sevgilerle

Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Galata, günümüzde İstanbul'un en özel semtlerinden biri olarak şehrin Doğu ile Batı arasındaki o köprü olma iddiasının hem tarihî hem de bir nevi Batılı ayağı olma özelliği taşıyor. Birazdan bu tarihî semtte çıkacağımız yolculukta semtin havasından mıdır bilinmez Charles Aznavour şarkıları dinleme arzusu depreşiyor. O hâlde kendisine kulak verelim.
Bir zamanlar Galata: İstanbul'u Roma başkenti yapan Konstantin'in de özel önem verdiği ve şehir sınırları içine dâhil ettiği Galata, Doğu Roma'nın eski gücünü kaybetmesiyle birlikte bir Ceneviz kolonisi hâline geldi. Hatta öyle ki Cenova ve Venedik donanmaları burası için defalarca karşı karşıya geldi. Bu eski çağlardan geriye kalan en önemli miraslardan biri kuşkusuz artık İstanbul denince akla ilk gelen yerlerden biri olan Galata Kulesi. Sen Piyer Hanı, Ceneviz Sarayı, Galata Surları, Arap Camii de o dönemin izlerini taşıyan yapılar.

İstanbul'u konuşan fotoğraflar serisi
Fotoğraf: Barkın Özdemir
Çok kültürlülük: Osmanlı döneminde ağırlıklı olarak Rum, Ermeni, Yahudi ve Levantenlerin yaşadığı Galata, sadece İstanbul'un değil, bir imparatorluğun da dışarıya açılan kapısı konumundaydı. Haliç ve Boğaziçi kıyılarıyla birlikte bir üçgeni andıran Galata, özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yaşamaya başladığı dönüşümde pek çok tarihî yönünü ne yazık ki kaybetti. Örneğin bugün sadece sokak adları olarak kalan Büyük Hendek ve Küçük Hendek bir zamanlar Galata kolonisinin surlarının geçtiği yerlerdi. İstanbul limanına da ev sahipliği yapan Galata, San Antoino Kilisesi'nin bulunduğu arazi üzerine inşa edilen Kemankeş Mustafa Paşa Camii, Arap Camii, Galata Mevlevihanesi, Cenevizlilerden kalma St. Peter ve St. Paul Katolik Kilisesi, Neve Şalom, İtalyan ve Aşkenaz sinagoglarıyla bu denli dar bir alanda bu kadar farklı kültürleri bir arada barındırabilen dünya üzerindeki birkaç yerden biridir.
Bir Levanten Semti: İstanbul'da kalan son Levantenlerden biri olan Rinaldo Marmara, hem bu kültürün hem de Galata'nın diğer zenginliklerinin izini sürdüğü Osmanlı Başkentinde Bir Levanten Semti Galata-Pera ismini taşıyan çalışması son dönemde bölgeye dair yazılmış çok özel eserlerden biri.
Bugün büyük değişimlere uğramış olan bu tarihî semtin bundan 150 yıl önceki hâlini merak edenlerin eline bir rehber gibi alıp sokaklarda keşfe çıkabileceği kitap aslında Galata'daki değişimin boyutlarını da gözler önüne seriyor. Örneğin günümüzde Büyük Hendek Caddesi ve Asmalı Mescit olarak bilinen bölge içinde kalan arazi geçtiğimiz yüzyılın ortalarına kadar şehrin en önemli mezarlıklarından biriydi.
Paris'ten ilhamla: Sadece Galata değil, tepenin yukarısındaki Pera ve diğer semtlerin da dâhil edildiği Beyoğlu Belediyesi diğer adıyla 6. Daire'nin kurulduğu bölge her şeyiyle Paris'in ilham alındığı bir yerdi. Hatta bölgeye "6. Daire" denmesi bile Paris'teki arrondisement idari yapısının bir benzeridir. Dünyanın kimisine göre ilk kimisine göre ikinci metrosuna ev sahipliği yapan Galata, sokaklarda elektrik ve gaz kullanımın da İstanbul'da ilk olarak gerçekleştirildiği yerdi.
"Kim var imiş biz burada yoğ iken": Günümüzde vegan restoranlarından en lezzetli çikolataları tadabileceğiniz butik tatlıcılara, üçüncü dalga kahvecilerden koleksiyonları günden güne zenginleşen galerilere ve müzelere ev sahipliği yapan Galata'da tarihçi Cemal Kafadar'ın o güzel kitabınında da dediği gibi "kim var imiş biz burada yoğ iken" motivasyonuyla gezmek için Rinaldo Marmara'nın kitabı iyi bir yoldaş.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın! Bugün İstanbul 24 derece, bulutlu. Kahvenizin yanında eski İstanbulluların hikâyeleri, İstanbul'u olduğu gibi seven filmler, bir Levanten semti: Galata ve hayvan dostu mahalle girişimi SemtPati var.
25 Eki 2020

YAZARLAR

İhsan Dindar
Kitap yazarı @ Duende

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.




