Görev: Ay yolculuğu

52 yıl sonra NASA astronotlarını Ay’ın yüzeyine taşıyacak uzay aracını kim inşa edecek: SpaceX mi, Blue Origin mi?
Görev: Ay yolculuğu

31 Mayıs - eOfis - Pareto
eOfis ile birlikte

İşiniz için ihtiyacınız olan bir çalışma alanından fazlası: eOfis

Yakın zamana kadar övülen ve öykünülen plazalar ve geniş ofisler yerini daha özgürlükçü çalışma alanlarına bırakıyor. Girişimciler ve milenyum kuşağı dönüşümün voltranı olurken hibrit ofisler iş dünyasının kapısını çalıyor.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Geçen ay SpaceX, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Artemis Programı kapsamında NASA astronotlarını Ay’ın yüzeyine taşıyacak uzay aracının inşası için başlatılan ihalenin galibi oldu. SpaceX’in zaferi, NASA’nın içindekiler dışında kimsenin beklemediği bir sonuçtu. Zira şirketin rakiplerinden Blue Origin; Lockheed Martin, Northrop Grumman ve Draper'dan oluşan bir "milli takım" takım kurmuş, ihale sürecini önde götürüyordu. Kararın ardından Blue Origin ve Dynetics, ABD Hükümet Sorumluluk Ofisi’ne (GAO) 50 sayfalık bir itiraz başvurusunda bulundu. NASA, itirazlar sonucunda projeyi askıya alırken 2024’te Ay’a yolculuk planları ertelenme riskiyle karşı karşıya kaldı.

Artemis Programı

NASA, 2017 yılında başlatılan ve Yunan Ay tanrıçası “Artemis”in adı verilen keşif programı kapsamında üç aşamadan oluşan insanlı bir Ay yolculuğu planlıyor. Plan, dört astronotun Orion uzay aracı ile Ay'ın yörüngesine gönderilmesini, daha sonra astronotlardan ikisinin Ay’ın yörüngesinde inşa edilecek kalıcı bir istasyona geçmesini ve Orion'dan SpaceX tarafından geliştirilecek araca geçerek Ay'a iniş yapmasını kapsıyor.

2024’te ilk seferini gerçekleştirmesi ve 2028’e kadar sürmesi planlanan programın ana hedefi, Ay ve Mars’a uçuşlarda sürekli kullanılabilecek bir kalkış ve iniş sistemi oluşturmak. Yaklaşık bir hafta boyunca Ay yüzeyini keşfedecek iki astronottan birinin kadın veya siyahi olması hedefleniyor.

Geliştirme ve ihale süreci

NASA, Nisan 2020’nin sonunda 967 milyon dolar ödenek ayırdığı program için SpaceX, Blue Origin ve Dynetics ile 10 aylık bir sözleşme imzaladı. Yarışın başında SpaceX’e 135 milyon dolar; Dynetics’e 253 milyon dolar, Blue Origin’e ise 579 milyon dolar hibe desteği verildi.

Aslında plan, 10 aylık geliştirme sürecinin sonunda iniş sistemlerinin maliyetleri ve teknik özellikler dikkate alınarak üç ekipten ikisini seçmekti. İhalede SpaceX, 2,9 milyar dolar ile en düşük teklifi verirken Blue Origin; 5,9 milyar dolar, Dynetics ise resmî tutarı açıklamasa da en yüksek teklifi verdi. Üç şirket arasında Dynetics, teknik puanlandırmada “marjinal” notuyla en düşük sırayı alırken SpaceX ve Blue Origin “kabul edilebilir” olarak sınıflandırıldı. Yönetim notu sıralamasında SpaceX ve Blue Origin, “olağanüstü” notu alırken Dynetics, “çok iyi” seviyesinde kaldı.

Eğer NASA orijinal planına sadık kalarak iki şirket seçmiş olsaydı kazananlar yüksek ihtimalle SpaceX ve Blue Origin olurdu. Fakat NASA, bugüne kadar program için ihtiyacı olan 3 milyar dolar bütçenin sadece %25’ini alabildiği için en uygun maliyetli ve teknik olarak uygun seçeneği seçmek zorunda kaldı.

İtirazlar

Blue Origin ve Dynetics, ABD Hükümet Sorumluluk Ofisi’ne sundukları itiraz dilekçesinde NASA’yı SpaceX’e haksız avantaj sağlamakla suçluyor. Bu suçlamanın nedeni, NASA’nın ihalede en düşük teklifi veren SpaceX’ten ödeme planını NASA'nın bütçesine uygun olacak şekilde yenilemesini istemesi. Blue Origin ve Dynetics, aynı şansın kendilerine sunulması durumunda tekliflerini değiştirebileceklerini; ancak NASA’nın bu konuda ön yargılı bir tutum sergilediğini savunuyor.

Blue Origin, NASA’nın ilk aşamada planladığı gibi ikinci bir şirketle daha anlaşma imzalamasını talep ediyor. Şirkete destek çıkan Ticaret, Bilim ve Ulaşım Komitesi Başkanı Senatör Maria Cantwell, ABD Inovasyon ve Rekabet Kanunu’nu öne sürerek NASA’nın ikinci bir sözleşme imzalamasını ve Kongre’nin iki şirkete toplam 10 milyar dolar fon sağlaması önerisinde bulundu. Cantwell’in önerisi, Senato’da oylamaya açılacak.

Gecikmeye neden olacak mı?

“Ay’a geri dönme projesi” ve SpaceX’in 2,9 milyar dolarlık anlaşması itirazlar nedeniyle şimdilik askıya alındı. ABD Hükümet Sorumluluk Ofisi’nin 4 Ağustos’a kadar konu hakkında bir karara varması bekleniyor. SpaceX, karar verilene kadar projeye yönelik tüm çalışmalarını durduracak. Dolayısıyla Artemis Programı’nın 2024 hedefinde gecikme olması ihtimali yüksek görünüyor.

NASA'ya gelince; ajans rekabetin hâlâ devam ettiğini söylüyor. SpaceX'le yapılan sözleşme sadece iki görevi kapsıyor: test ve mürettebat görevi. NASA'ya göre, bu görevlerin ötesindeki her şey rekabete açık. Bu da Ay yarışlarının bitmesinin çok uzak olduğu anlamına geliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🛰️ Uzay yolu

31 Mayıs Pazartesi sabahından herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde SpaceX ve Blue Origin'in Ay yolculuğu yarışı, uzay turizmi ve iklim kriziyle mücadelede büyük enerji şirketlerinin sorumluluğuna dair tarihî bir karar var.

31 May 2021

eOfis ile birlikte
🛰️ Uzay yolu

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu

Business Editor

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomotivde son çeyrek: Sektör için baskı, tüketici için fırsat olabilir mi?

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Ahmet Çelik

·

07 Eki 2026

Otomotivde son çeyrek: Sektör için baskı, tüketici için fırsat olabilir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?