Gelecek program: 2025’te neler izleyeceğiz?

2025 sinemasında yok yok: Parasite’ın yönetmeni Bong Joon-ho bir bilimkurgu filmle, Safdie Kardeşler’den Josh bir solo projeyle geri geliyor. MCU Fantastik Dörtlü’yü, DCU Süpermen’i sil baştan servis ediyor. DreamWorks ilk canlı aksiyon uyarlamasına, Yorgos Lanthimos bir Güney Kore uyarlamasına imza atıyor. Pharell Williams’ın çocukluğu bir müzikale, Brad Pitt bir Formula 1 duayenine dönüşüyor. Tom Cruise imkansız görevlere, Daniel Craig Benoit Blanc rolüne geri dönüyor. Steven Soderbergh ve A24 yılın en üretkenleri olarak dikkat çekiyor. İşte 2025 sinemasında nelerle karşılaşacağımızın bir ön izlemesi... (Planlanan Türkiye gösterim tarihlerini parantez içlerinde görebilirsin.)

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Blockbuster filmlerden ünlü yönetmenlerin yeni filmlerine 2025’te izleyeceklerimiz, Bir Film’in 11 filmlik seçkisi 11! hakkında bir röportaj.
03 Oca 2025

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
Yok Yok: Parasite
Bong Joon-ho
Safdie Kardeşler
Fantastik Dörtlü
Süpermen
DreamWorks
Yorgos Lanthimos
Pharell Williams
Brad Pitt
Formula
Tom Cruise
Daniel Craig
Steven Soderbergh
Türkiye
Rolling Stone
Los Angeles
New York
Timothée Chalamet
Bob Dylan
Je E Eisenberg
Kieran Culkin
A Real Pain
Nicole Kidman
Harris Dickinson
Babygirl
Ralph Fiennes
Conclave
Letonya
Angelina Jolie
Maria Callas
Sing Sing
Nightbitch
Disney
Nickel Boys
OKUMAYA DEVAM EDİN
Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Yıldız Tozu'nda bu haftaki konuğumuz tutkunun, hüznün, kırılganlığın cesur ve sıcak dili; İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar. Yeni bir Almodóvar filmine giderken sizi neyin beklediğini hiçbir zaman tam olarak bilemezsiniz. Büyük bir filmle de karşılaşabilirsiniz, küçük bir hayal kırıklığıyla da…

Cannes’da prömiyerini yapan "Fatherland" ile ikinci En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Paweł Pawlikowski'yle Thomas Mann’dan savaş sonrası Avrupa’ya, minimalizmden müziğe, entelektüellerin toplumdaki rolünden kendisinin bugünkü dünyada hissettiği yabancılığa uzanan bir sohbete daldık.




