Gelişen piyasa tahvillerinde çifte yönlü oyun

Gelişen piyasa borçlanma araçları, 2025’in son çeyreğinde küresel yatırımcıların en çok tartıştığı başlıklardan biri haline geldi. EM devlet tahvilleri son yılların en dar spread’lerinde işlem görüyor; bu da yeni girişler için yukarı yönlü alanı sınırlıyor.
Gelişen piyasa tahvillerinde çifte yönlü oyun

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Gelişen piyasa borçlanma araçları, 2025’in son çeyreğinde küresel yatırımcıların en çok tartıştığı başlıklardan biri haline geldi. Uzun süredir devam eden faiz artışlarının ardından, gelişmiş ülkelerde faizlerin zirveye ulaştığına dair beklentiler yatırımcıyı yeniden riskli varlıklara yönlendirse de, gelişen piyasaların borç yükü ve kırılganlıkları endişeleri beraberinde getiriyor. EM devlet tahvilleri son yılların en dar spread’lerinde işlem görüyor; bu da yeni girişler için yukarı yönlü alanı sınırlıyor. Yatırımcı açısından bu tablo, artık geniş bir fırsat evreninden ziyade daha seçici bir alanın kaldığını gösteriyor. Özellikle fon yöneticileri için bu dönem, getiri potansiyelinin düşük olduğu ülkeleri dışlayarak yüksek reel faiz ve yönetilebilir borç profiline sahip ekonomilere odaklanma zamanı olarak görülüyor.

Doların seyri, gelişen piyasa borçlarının yönünü belirleyen en kritik unsur olmayı sürdürüyor. 2025’in ilk yarısında zayıflayan dolar, EM varlıklarına sermaye girişini hızlandırdı ve yerel para cinsi tahvilleri daha cazip hale getirdi. Ancak Fed’in politika patikasında olası bir değişim bu dengeyi kısa sürede bozabilir. Bugün itibarıyla gelişen piyasaların toplam borç stoku 19,5 trilyon dolara ulaşmış durumda. Bu rekor seviye, doların güçlenmesi halinde ciddi bir baskı yaratabilir. Dış borcun büyük kısmı dolar cinsinden olduğu için, kur hareketleri hem faiz ödemelerinin hem de borç servisinin maliyetini doğrudan etkiliyor. Yine de mevcut ortamda doların görece zayıf kalması, borcun çevrilmesini daha yönetilebilir hale getiriyor. Bu nedenle yatırımcı açısından asıl soru, doların zayıf seyrinin ne kadar süreyle devam edeceği ve Fed’in olası indirim temposunun hangi vadede gerçekleşeceği.

Olumlu tarafta öne çıkan unsur carry getirisi. Kupon gelirleri, gelişen piyasa borçlarının en büyük güvence kaynağı olmayı sürdürüyor. Brezilya, Meksika ve Güney Afrika gibi ülkelerde yüksek reel faizler, yatırımcıya piyasa dalgalanmalarına rağmen cazip ve istikrarlı bir gelir akışı sağlıyor. Araştırmalar, birçok ülkede toplam getirinin %70’inden fazlasının kuponlardan kaynaklandığını ortaya koyuyor. Bu durum, özellikle volatiliteyi tolere etmekte zorlanan pasif fonlar için önemli bir avantaj. Yatırımcı, sadece faiz gelirini koruyarak bile pozitif getiri elde edebiliyor. Bu tablo, uzun vadeli yatırımcıların kısa vadeli fiyat oynaklıklarını göz ardı ederek kupon gelirine odaklanmasını teşvik ediyor.

Öte yandan ABD Merkez Bankası’nın 2026’ya kadar kademeli faiz indirimine gideceği beklentisi, uzun vadeli tahvillerde ek fırsatlar yaratıyor. Faizlerin düşmesi, yüksek kupon gelirine ek olarak fiyat kazancı da sağlayarak yatırımcıya çift yönlü bir avantaj sunuyor. Bu nedenle fon yöneticileri “duration play” stratejisine yöneliyor; yani 10 yıl ve üzeri vadeli tahvillerde pozisyon alarak faiz düşüşünden yararlanmayı hedefliyor. Ayrıca Asya merkez bankalarının da, enflasyonun hedef aralıkların altına inmesiyle faiz indirimlerine devam edebileceği öngörülüyor. Endonezya ve Tayland gibi ekonomilerde gevşek para politikası, yerel para cinsi borçlanma araçlarını cazip hale getirebilir. Böylece hem faiz indiriminden doğan fiyat kazancı hem de carry getirisi aynı anda yatırımcının lehine çalışabilir.

Tarihsel perspektiften bakıldığında, gelişen piyasalar her zaman dalgalı bir seyre sahip olmuştu. 1997 Asya krizi, 2001 Türkiye krizi veya 2013 “Taper Tantrum” dönemlerinde yatırımcılar büyük kayıplar yaşamış, ancak her krizden sonra hızlı toparlanmalar da görülmüştü. Bugün tablo daha karmaşık ama aynı zamanda daha dayanıklı. Dış borç oranlarının görece azalması, rezerv birikimlerinin artması ve makro ihtiyati tedbirlerin güçlenmesi, EM ekonomilerini geçmişe kıyasla daha sağlam kılıyor.

Bu durum, gelişen piyasa borçlarının hâlâ riskli ama bir o kadar da cazip bir alan olduğunu ortaya koyuyor. Akıllı yatırımcı için en doğru strateji; seçici davranmak, yüksek carry sunan ülkelerde pozisyon almak ve uzun vadeli tahvillerde sınırlı risk üstlenmekten geçiyor. Çünkü gelişen piyasa borçları, aynı anda hem en büyük riskleri hem de en cazip getirileri barındıran bir yatırım evreni olmaya devam ediyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

YAZARLAR

Eren Kuru

Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD ara seçim sonuçları: Ekonomide ve siyasette yeni dengeler

ABD'de 2026 ara seçimleri, Trump'ın ikinci döneminin kalan son iki yılının çerçevesini belirlemiş durumda. Resmi olmayan sonuçlara göre demokratlar hem temsilciler meclisinde hem de senatoda çoğunluğu ele geçirdi. Temsilciler meclisini demokratların kazanması beklenen bir sonuçtu. Sürpriz, cumhuriyetçilerin yıllardır elinde tuttuğu eyaletlerde de koltuklarını yitirerek senato tarafını da kaybetmesi oldu. Bu sonuç Washington'da Trump'ın gücünün yeniden dengelenmesi sürecini başlatırken, önümüzdeki iki yılın maliye, ticaret ve dış politika gündemini doğrudan etkileyecek

Eralp Ersoy

·

05 Kas 2026

ABD ara seçim sonuçları: Ekonomide ve siyasette yeni dengeler
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?

İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) 13 yıldır devam eden Erdal Bahçıvan dönemi sona erdi. 4 Kasım'da yapılan seçimlerde Adnan Dalgakıran, Bahçıvan'ın desteklediği Ender Yılmaz'ı 67'ye karşı 86 oyla geride bırakarak İSO'nun 2026-2030 dönemi Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Peki yeni İSO Başkanının programında hangi başlıklar var?

Emircan Yaman

·

04 Kas 2026

İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

TÜYİD raporu: Yerli yatırımcının kaybı yabancının payını artırdı

BIST 100’ün Ağustos ayında 14 bin 600 puanın üzerine çıktığı, ancak Eylül ayında yatırım fonlarında yaşanan likidite krizinin etkisiyle sert biçimde gerilediği üçüncü çeyrekte, Borsa İstanbul’un yatırımcı kompozisyonunda da belirgin bir ayrışma yaşandı. TÜYİD-Yatırımcı İlişkileri Derneği tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Borsa Trendleri Raporu’nun 2026 üçüncü çeyrek sayısında, yerli yatırımcıların portföy değerindeki kayıpların yabancı yatırımcılara kıyasla çok daha yüksek olduğu, yabancıların ise özellikle sanayi ve ticaret şirketlerindeki ağırlıklarını artırdığı görüldü.

Emircan Yaman

·

04 Kas 2026

TÜYİD raporu: Yerli yatırımcının kaybı yabancının payını artırdı
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Haftalık takvim: Enflasyon ve ABD Kongre seçimleri haftası

Bu hafta yurt içinde Ekim ayı enflasyonu, imalat sanayisi PMI verileri ve öncü dış ticaret istatistikleri öne çıkarken, yurt dışında ABD'de Ekim ayı istihdam verileri, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı ve Avro Bölgesi öncü enflasyonu ön planda.

01 Kas 2026

Haftalık takvim: Enflasyon ve ABD Kongre seçimleri haftası
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Kripto tarihinin en büyük saldırısı: 6,3 milyar dolarlık varlık nasıl ele geçirildi?

Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance'e yönelik tarihin en büyük saldırılarından birinde 6,3 milyar dolarlık varlık etkilendi. Saldırganlar farklı blokzincir ağlarında varlıkları transfer edip ETH ve Bitcoin'e dönüştürmeye yönelirken, Tether, Circle ve diğer kripto kuruluşlarının müdahaleleriyle yaklaşık 2,7 milyar dolarlık varlık donduruldu. Saldırı, dijital finans sisteminin güvenliğini ve kripto piyasasında merkezî müdahale gücünü yeniden tartışmaya açtı.

Pelin Cengiz

·

30 Eki 2026

Kripto tarihinin en büyük saldırısı: 6,3 milyar dolarlık varlık nasıl ele geçirildi?