Google: Ofise yeni yaklaşım


48 saatlik ödüllü Oyunlaştırma Maratonu Gamification Hackathon 18-19-20 Haziran’da gerçekleşiyor.
Gamification yani oyunlaştırma son dönemlerde oldukça popülerleşen, gerçek hayattaki motivasyonel problemleri oyunlaştırarak çözen iş modelini tanımlıyor. Hack ve marathon kelimelerinin birleşiminden oluşan hackathon'lar, katılımcıların…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Google CEO’su Sundar Pichai, 5 Mayıs’ta “Googleers” olarak tanımlanan çalışanlarına “A hybrid approach to work” konulu bir e-posta gönderdi. Başlıktan anlaşılacağı üzere konu, pandemi ve sonrasında şirketin nasıl bir çalışma düzeni kurgulayacağı üzerineydi. Çoğu büyük şirketin aksine Google, uzaktan çalışmaya alışan çalışanlarına şirketin pandemi sonrası sunacağı geleceği ayrıntılarıyla anlatmayı tercih etmişti. E-postayı açanlar, kimsenin itiraz edemeyeceği şu sözlerle karşılaştı:
“Çalışanlarımız 20 yıldan fazla bir süredir işle ilgili sorunları; ofis ortamında bir kafede, beyaz bir tahtanın başında, plaj voleybolu veya kriket oynarken çözüyor. Kampüslerimizin her zaman Google topluluğu için önemli bir yeri oldu ve çalışanlarımızın büyük bir kısmı hâlâ zamanlarının bir kısmını kampüste geçirmek istiyor. Yine de çoğumuz, haftanın birkaç günü evden çalışmanın esnekliğinden de hoşlanıyoruz.”
Bu mesajın ardından Pichai, Google’ın “gayrimenkul ve iş yeri hizmetleri” (REWS) ekibinin son bir senedir üzerine çalıştığı “hibrit iş yeri” modelini anlatmaya koyuldu. Sunulan model, belki günümüz şartlarında şaşırtıcı değildi; ancak Google’ın 2003’te “Googleplex” kampüsünü kurarak yıktığı ve yeniden inşa ettiği tüm ofis standartlarını derinden sarsıyordu.
Nasıl yani? Yıl, 2003. Google, Silikon Vadisi’nde bir garajda başlayan hikâyesini açık ofisler ve eğlence odaklı ortak alanlarla bezeli bir kampüse taşıyarak yenilikçi bir iş yerinin nasıl görünmesi gerektiğine dair bir standart belirledi. Kısa bir süre sonra sektör fark etmeksizin birçok şirket, açık ofis sistemine geçerken ortak çalışma alanları, spor salonları ve havadar mekânlar yeni nesil ofislerin ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Bugün yaklaşık 20 sene sonra Google, bir kez daha işi ve ofisi yeniden tanımlamaya hazırlanıyor.
Google’ı ne harekete geçirdi?
Google, “işin geleceği” üzerine kafa yormaya aslında pandemiden önce başlamıştı. Sosyologların dâhil olduğu bir danışman grubuna “Z kuşağının iş yerlerinden beklentileri” üzerine bir çalışma yaptıran şirket, 2018’de ofislerdeki dönüşümün ilk adımlarını attı. Ofislerin yeniden tasarlanmasını yönetecek olan REWS ekibi, sayısız beyin fırtınasından sonra “işin ve ofisin geleceğine” dair üç trend belirledi:
- İş sadece ofiste değil her yerde gerçekleşebilir.
- Çalışanların işten beklentileri sürekli olarak değişir.
- İş yerleri, masalar ve toplantı odalarından daha fazlasıdır.
Bu trendler, “hibrit çalışma ortamının” gerekliliğini gözler önüne sererken uygulamaların gelecek 10 yıl içinde yapılması planlanıyordu. Covid-19 salgını ise Google’ın daha hızlı harekete geçmesine yol açtı.
"Hibrit çalışma ortamı" ne vaat ediyor?
Ekip bölmeleri: The New York Times’dan Daisuke Wakabayashi, Google’ın planladığı yeni ofis yapısını Ikea’nın Lego ile tanışması olarak tanımlıyor. Şirket, sıralı bilgisayarların yer aldığı upuzun masalar yerine her ekibin kendi isteğine göre düzenleyebilecekleri "Team pods" isimli bölmeler tasarlıyor. Her bölmede oturma alanları, yazı tahtaları, ekranlar ve saklama üniteleri mevcut.
Yeni toplantı odaları: Uzaktan ve ofisten çalışanlar arasında kopukluk olmasını istemeyen şirket, toplantılara video konferansla katılanların görmezden gelinmesinin imkânsız olduğu büyük ekranların yer aldığı daire şeklinde “Campfire” adı verilen toplantı odaları yaratıyor.

Dış mekânlar: Birçok ülkede, koronavirüsün kapalı alanlarda hızla yayılması nedeniyle endişe duyan çalışanlara özel açık hava çalışma alanları inşa ediliyor. Google, ilk olarak havanın her daim sıcak olduğu Silikon Vadisi’ndeki ana merkezinde yer alan açık otoparkı “Camp Charleston” adını verdiği bir çalışma alanına çevirdi. Yaklaşık dört tenis kortu büyüklüğünde olan alan; çim, ahşap sandalyeler ve çadırlarla bir kamp alanı izlenimi uyandırıyor. Londra, Los Angeles, Münih, New York ve Sydney’de de benzer alanlar kurmak için çalışmalar başlamış durumda.
Hareket eden duvarlar: Çalışanların açık ofislerde verimli çalışamadıklarına yönelik geri bildirimleri, şirketi mahremiyet konusunda adımlar atmaya yöneltti. Ofis tasarımlarındaki en “taşınmaz” unsurlardan olan duvarları Ikea kutularından çıkan parçalar gibi paketlenip taşınabilen hale çeviren şirket, ofislerdeki sıcaklık kavgasına son vermek için de her koltuğun kendi hava sistemine sahip olmasını planlıyor. Bir toplantının ekstra mahremiyet gerektirdiği durumlarda ise çevresini algılayan sensörlerle donatılmış bir robot, masaların etrafında yarı saydam balondan bir duvar şişiriyor.

“İşin ve ofisin geleceği” ne zaman gelecek?
CEO Pichai’nin verdiği verilere göre, kısıtlamaların hafifletildiği ülkelerde çalışanların %60’ı gönüllü olarak ofislere dönmüş durumda. Nitekim, Google’ın nihai planları arasında ofislerin eylül ayından itibaren daha aktif bir şekilde kullanılması var. Uzun bir aradan sonra ofise geri dönenler için belki ilk aşamada ofisler pek farklı görünmeyebilir; ancak önümüzdeki yıl Google’ın küresel çalışma alanlarının %10’unda yeni ofis tasarımları denenmeye başlanacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
17 Mayıs Pazartesi sabahından herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde şirketlerin ofise dönüş planları, Google'ın yeni ofisi ve geçen hafta siber saldırıya uğrayan petrol taşımacılığı şirketi Colonial Pipeline var.
17 May 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.




